25 Mart 2016 Cuma 12:12
Gaz Tabancası-Eksik İnceleme

 Ceza Genel Kurulu         2013/786 E.  ,  2015/27 K.

 

6136 SAYILI KANUNA MUHALEFET

SİLAHIN NİTELİĞİNİN 6136 SAYILI YASA KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞININ ARAŞTIRILMAMASI

 

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 223

ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) Madde 12

ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) Madde 1

ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) Madde 13

ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) Madde 2

SES VE GAZ FİŞEĞİ ATABİLEN SİLAHLAR HAKKINDA KANUN (5729) Madde 1

SES VE GAZ FİŞEĞİ ATABİLEN SİLAHLAR HAKKINDA KANUN (5729) Madde 2

SES VE GAZ FİŞEĞİ ATABİLEN SİLAHLAR HAKKINDA KANUN (5729) Madde 4

SES VE GAZ FİŞEĞİ ATABİLEN SİLAHLAR HAKKINDA KANUN (5729) Madde 5

 

"İçtihat Metni"

6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık İ.. S..'ın 5271 sayılı CMK'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraatine ilişkin, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesince verilen 02.04.2010 gün ve 319-136 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 29.11.2012 gün ve 8016 - 36603 sayı ile;

“1- Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, suça sürüklenen çocuğun ifadesinin sonuca etkili olduğu, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda suça sürüklenen çocuğun sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, usulüne uygun biçimde savunması alınmadan delil değerlendirmesi yapılarak yazılı şekilde beraat karar verilmesi,

2- Kabul ve uygulamaya göre de;

Ekspertiz raporunda; davaya konu gaz tabancasının namlusu içerisinde mevcut bulunan dairesel yapıdaki gaz ayırıcı parçasının delikli bir yapıda olduğu, bu haliyle de özel şekil ve nitelikteki fişeklerin ucunda bulunan ve mermi çekirdeği özelliği taşıyan kurşun, küre veya saçma tanelerinin geçebileceği kadar bir boşluk sağladığının silahın orijinal haline göre değişiklik yapılıp yapılmadığının tespit olunamadığının belirtilmesi karşısında; davaya konu gaz tabancasının marka, model ve üretim yılı tespit olunup Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından marka, model ve üretim yılı itibariyle bu silahların mevcut haliyle üretilmesine izin verilip verilmediği sorulup, bu silahların üretim şeması getirtilip dosya kül halinde tekrar Adli Tıp kurumuna gönderilerek silahın üretim izni verilen orijinal haline göre bilye geçişine imkan verecek şekilde gaz ayırıcı parçasının tadil edilip edilmediğine dair alınacak bir rapor ile 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı hususu kesin olarak saptanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 08.03.2013 gün ve 53-202 sayı ile;

“...Davaya konu edilen silahın ses ve gaz fişeği istimal eden yarı otomatik tabancalardan olduğuna, ateşleme sisteminde görev alan mekanik aksamının sağlam ve işler durumda bulunduğuna, namlusu içerisinde ateşli silah fişeklerinin istimalini engelleyen parçasının bulunduğuna, mevcut hali ile ses ve gaz fişeklerini istimal edebildiğine, namlusu içerisinde gaz ayırıcı fonksiyonu yerine getirmek maksadı ile yerleştirilen ve ortasında boşluk bulunan gaz ayırıcı parçasının üzerindeki boşluktan her hangi bir çaptaki özel şekil ve nitelik kazandırılan fişeklerin geçebileceğine ,bu nedenle de 6136 sayılı Yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olarak mütalaa edilmesi gerektiğine ve aynı yasanın 12/4. maddesinde gösterilen vahim silahlardan olmadığına ilişkin İstanbul Kriminal Polis Laboratuarınca düzenlenen 09.03.2010 tarih ve 3663 sayılı ekspertiz raporunda, suça konu silahın teknik özelliklerinde her hangi bir değişiklik yapılmadığının açıklanması, yoruma dayalı olarak suça konu silahın 6136 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi suretiyle teknik görüş açıklamasının yanında hukuki değerlendirmede bulunulması ve suç ihdas eder mahiyette görüş açıklanması karşısında, bozma ilamında gösterilen delil araştırmasına ilişkin bozma nedenlerinin yerinde olmadığı, mevcut delillerin karar vermeye yeterli olduğu, ayrıca delil araştırmasına gerek bulunmadığı" şeklindeki gerekçeyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 27.11.2013 gün ve 145507 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

 

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yerel mahkemece duruşmaya çağrılan sanığa hakları hatırlatılarak, bozma kararı okunup esasa ilişkin savunması sorulmak suretiyle (1) numaralı bozma nedeninin konusunu oluşturan usule aykırılık giderilmiş olup, Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilen sanığın üzerinde yapılan kaba üst aramasında 1 adet GEOX marka, F631660 seri numaralı tabanca, tabancaya ait şarjör ve iki adet ses fişeği ele geçirildiği,

İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen expertiz raporunda; suça konu silahın ateşleme sisteminde yer alan mekanik aksamın sağlam ve işler durumda olduğu, deneme atışlarında çapına uygun ses ve gaz fişeklerini istimal edebildiği, ayrıca namlusu içerisindeki dairesel yapıda (ortasında boşluk bulunan) gaz ayırıcı parçası bulunduğu, bu parçanın ortasındaki boşluktan uygun çapta özel şekil ve nitelikte saçma, kurşun, metal küre vb. bir cisim geçebileceği müşaade edildiği, ses ve gaz fişeklerinden tadil özel şekil ve nitelikte fişekleri atabileceği görülen tabancanın, 6136 sayılı Kanuna göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olarak mütalaa edilmesi gerektiği, ele geçen fişeklerin 6136 sayılı Kanuna göre yasak nitelikte olmadığı bilgilerine yer verildiği,

Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği, suça konu silahı bulduğunu, yasak niteliğe haiz olduğunu bilmediğini savunduğu,

Anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın isabetli bir biçimde çözümlenebilmesi için öncelikle ateşli silahlar ile ses ve gaz fişeği atabilen silahlar hakkındaki mevzuat hükümlerinin gözden geçirilmesinde yarar bulunmaktadır.

6136 sayılı Kanunun 1. maddesinde; "Ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasının bu kanun hükümlerine tâbidir",

13. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur",

Aynı maddenin beşinci fıkrasında ise; "Kurusıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişinin birinci fıkra hükümlerine göre cezalandırılır",

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde;

"Bu yönetmelikte geçen;...

b) Silah: uzaktan veya yakından canlıları öldürebilen, yaralayan, etkisiz bırakan, canlı organizmaları hasta eden, cansızları parçalayan veya yok eden, ruhsata tabi araç ve aletlerin tümünü,...

e) Ateşli Silah: mermi çekirdeği veya saçma tabir edilen özel şekil ve nitelikteki maddeleri, barut gazı veya bu neviden patlayıcı ve itici güç ile uzak mesafelere kadar atabilen silahları,

f) Tabanca: tam otomatik olmamak şartıyla, namlu uzunluğu fişek yatağı hariç otuz santimetreyi ve tüm uzunluğu elli santimetreyi geçmeyen, dumanlı veya dumansız barut veya bu neviden bir patlayıcı ve itici güç ile gülle, mermi, saçma veya füze ile gaz ya da diğer nesneleri atabilen, belli bir çapta namluya uygun imal edilmiş ateşli silahları,... İfade eder",

12.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5729 sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanunun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, ses ve gaz fişeği atabilen silahların nitelikleri, imali, ithali, ihracı, satışı, edinilmesi, bulundurulması ve taşınması hakkındaki usul ve esaslar ile bunlarla ilgili izin, kayıt ve tescil işlemlerini düzenlemektir.

Bu kanunda geçen ses ve gaz fişeği atan silah; kurusıkı silah olarak da tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahları ifade eder",

2. maddesinin ikinci fıkrasında;

"Bu Kanun kapsamına giren silahların 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun hükümlerine tâbi silah vasfına dönüştürülemeyecek ve üzerinde 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silahlardan rengi ve şekli belirtilerek açıkça ayırt edilmesini sağlayan bir işaret taşıyacak şekilde üretilmelerinin zorunludur. Bu zorunluluk ithalatta da aranır...",

4. maddesinin birinci fıkrasında ise;

" (1) Bu Kanun kapsamındaki silahları yetkili mercilerden izin almadan veya 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silah vasfına dönüştürülecek şekilde imal edenler veya satanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır",

Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (c) bendinde;

"Bu yönetmelikte yer alan;...

c) Ses ve gaz fişeği atabilen silâh: Ses ve gaz fişeği atabilen, 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun hükümlerine tâbi silâh vasfında olmayan, kurusıkı silah olarak da tabir edilen silâhları...

İfade eder",

“Üretim esasları” başlıklı 5. maddesinde ise;

"(1) İmal edilecek ses ve gaz fişeği atabilen silâhların çalışma sistemleri, mekanik yapıları ve görünümleri aşağıdaki şekilde olmalıdır:

a) Sadece ses ve gaz fişeği atabilen silâhlarda kullanılmak üzere imal edilmiş nitelikteki fişekleri kullanabilecek yapıda olmalıdır.

b) Birden fazla fişeği seri olarak atamayacak nitelikte; yarı otomatik, tek tek veya toplu tabanca çalışma sisteminde imal edilmiş olmalıdır.

c) Gaz çıkışı;

1) Namlu ucundan olacak silahlarda namlu içerisinde; fişek yatağı hariç olmak üzere namlu uzunluğunun en az yarısı uzunlukta çelikten imal edilmiş "namlu emniyet sacı" ve bu sac ile namlu ucu arasında kalan kısımda olacak şekilde sacın geniş yüzeyine dik olarak konumlandırılmış çelikten imal edilmiş "namlu emniyet pimi" olmalıdır. Emniyet sacı fişek yatağı tarafında olmalıdır. Belirtilen sac ve pim, namlu içerisine kolayca çıkartılamayacak şekilde yerleştirilmelidir.

2) Fişek yatağı bitiminde olacak silahlarda namlu içerisine, namlu çapını tam kapatacak şekilde sertleştirilmiş çelikten imal edilmiş "namlu emniyet çelikleri" yerleştirilmelidir. Bu çeliklerin fişek yatağı ve namlu ucuna dönük kısımları delinmeyi engellemeye yönelik geometrik şekillere sahip olmalıdır ve aynı zamanda bu çelikler sökülmeye elverişsiz şekilde namlu içerisine yerleştirilmelidir. Namlu emniyet çelikleri fişek yatağı bitimine olabilecek en yakın konumda olmalıdır.

ç) Namlu ile gövde, sökülmek sureti ile birbirinden ayrılamayacak yapıda imal edilmelidir.

d) Namlu ağzının çevresi karşıdan bakıldığında görülecek şekilde ve kolayca çıkmayacak turuncu renkli fosforlu boya ile boyalı olmalıdır.

e) Namlu uzunluğu fişek yatağı hariç 300 milimetreyi ve tüm uzunluğu 500 milimetreyi geçmeyecek şekilde imal edilmiş olmalıdır.

f) Görünümü toplu veya yarı otomatik tabanca şeklinde olmalıdır. Güvenlik kuvvetlerince kullanılan tam otomatik silâh şeklinde veya görünümünde olmamalıdır.

g) İmal edilen silâhlar üzerine marka, model, çap, imal yılı ve seri numaraları silinmeyecek şekilde vurulmalı, üretimde seri numarası atlaması yapılmamalıdır.

ğ) Bu silâhların ambalaj ve kutularına Ek-1'de yer alan yasal uyarının ve silâhın kullanım kılavuzunun konulması zorunludur.

(2) Yalnızca film yapımı, tiyatro, şenlik, kutlama, tören gibi etkinliklerde kullanılmak üzere yapılacak imalatlarda; birinci fıkranın (b), (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen üretim esasları aranmaz. Bu amaçla yapılacak üretimde, üretici firma ile etkinliği gerçekleştirecek gerçek veya tüzel kişiler arasında üretime ilişkin düzenlenecek bir sözleşme ibraz edilmek sureti ile İçişleri Bakanlığından alınacak uygun görüş yazısı ve sözleşmenin bir suretinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığına sunulmasını takiben Üretim İzin Belgesi için gereken işlemler başlatılır. İmalatçı firma; üretimi tamamladıktan sonra sözleşmeyi yaptığı gerçek veya tüzel kişiye silahları teslim ettiğine dair bir belge ile birlikte bu silahlara ilişkin Üretim İzin Belgesini Sanayi ve Ticaret Bakanlığına teslim eder ",

Hükümleri yer almaktadır

Görüldüğü üzere ses ve gaz fişeği atabilen silahların, 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silah vasfına dönüştürülemeyecek ve aynı kanun hükümlerine tâbi silahlardan açıkça ayırt edilmesini sağlayan rengi ve şekli belirtilen bir işaret taşıyacak şekilde üretilmeleri zorunludur. Bu tip silahları 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silah vasfına dönüştürülecek şekilde imal edenler veya satanlar 5729 sayılı Kanunun 4/1, ticaret kastı taşımadan teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştürenler ise 6136 sayılı Kanunun 13/5. maddesi delaletiyle 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılacaktır. Usulüne uygun imal edilmemesi ya da sonradan teknik özelliklerinde değişiklik yapılması nedeniyle yalnızca ses ve gaz fişeği değil, ayrıca mermi çekirdeği veya saçma tabir edilen özel şekil ve nitelikteki cisimleri de atabilen silahlar yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olup memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulması 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaktır.

Bu nedenle, ses ve gaz fişeği atabilen bir silahın teknik özelliklerinde bir değişiklik olmamasına karşın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah olduğu iddiasıyla bir kamu davası açılması durumunda öncelikle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından silahın üretim tarihi, marka ve modeline göre mevcut şekilde üretilmesine ve ithaline izin verilip verilmediği sorulup, doğrudan mevzuatta öngörülen usul ve esaslara aykırı olarak 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silah vasfında mı üretildiği, yoksa anılan kanun hükümlerine tâbi silah vasfına dönüştürülebilecek şekilde üretilip bilahare de bu imkandan yararlanılarak teknik özelliklerinde değişiklik yapılması sonucunda bu kanun hükümlerine tâbi silah vasfına mı dönüştürüldüğü tereddüte yer bırakmayacak biçimde tespit edilmeli, daha sonra da suça konu silahın üretim tarihi, bu tarih itibariyle üretim ve ithalinin tabi olduğu usul ve esaslar, mekanik yapısı, görünümü, silahla birlikte çapına uygun ateşli silah fişeği ele geçip geçmediği gibi hususlar üzerinde durularak, niteliğinin 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun bilinip bilmediği belirlenmeli, sonucuna göre de sanığın hukuki durumu takdir ve tayin edilmelidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen raporda; sanığın üzerinde ele geçen silahın namlusu içerisindeki gaz ayırıcı parçasının ortasındaki boşluktan uygun çapta özel şekil ve nitelikte saçma, kurşun, metal küre vb. cisimlerin geçebileceği belirtilmiş, ancak ele geçen silahın mevcut hali ile mi üretildiği, yoksa sonradan teknik özelliklerinde değişiklik yapılarak anılan kanun hükümlerine tâbi silah vasfına mı dönüştürüldüğü noktasında bir açıklama yapılmamıştır.

Şu halde öncelikle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından silahın üretim tarihi, marka ve modeline göre mevcut şekilde üretilmesine ve ithaline izin verilip verilmediği sorulup, doğrudan mevzuatta öngörülen usul ve esaslara aykırı olarak 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silah vasfında mı üretildiği, yoksa 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silah vasfına dönüştürülebilecek şekilde üretilmesi ve bilahare de bu imkandan yararlanılarak teknik özelliklerinde değişiklik yapılması sonucunda 6136 sayılı Kanun hükümlerine tâbi silah vasfına mı dönüştürüldüğü tespit edilmeli, silahın teknik özelliklerinde sonradan bir değişiklik yapılmışsa bu değişikliğin sanık tarafından mı yoksa bilgisi dahilinde mi yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, ayrıca silah mevcut hali ile üretilmiş ise üretim tarihi, bu tarih itibariyle üretim ve ithalinin tâbi olduğu usul ve esaslar, mekanik yapısı, görünümü, silahla birlikte çapına uygun ateşli silah fişeği ele geçip geçmediği gibi hususlar üzerinde durularak, niteliğinin 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun sanık tarafından bilinip bilmediği araştırılmalı ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu takdir ve tayin edilmelidir.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

1- Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 08.03.2013 gün ve 53-202 sayılı direnme hükmünün, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2015 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 25.03.2016 12:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177