02 Ekim 2015 Cuma 19:22
Fazla Çalışma Ücreti ve İspatı

  

T.C

YARGITAY

7. HUKUK DAİRESİ

E: 2014/7781

K:2014/14862

T:30.06.2014

 

Fazla Çalışma Ücreti ve İspatı

Hakkaniyet İndirimi

 

Özet: Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla mükelleftir.

İşçinin imzasını taşıyan bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren başka bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden bahsedilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücretine talep hakkı doğar, aksi halde bu işçi ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz.

Fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda, fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirimi yapılamaz.

Hakkaniyet indirimi hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda yapılmamalıdır.

(4857 s. İş. K.m.41)

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yemek ücreti alacak talebinde olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi hatalı ise de, davacı kararı temyiz etmediğinden bu yanlışlığın bozma nedeni yapılamayacağının ancak davacının hakkında hüküm kurulmayan alacak ile ilgili her zaman dava açmasının mümkün olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine.

 

2- Davacı vekili; davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin işe iade davası açıldığını, 2. İş Mahkemesinde davacının işe iadesine karar verildiğini, verilen hükmün Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, Yargıtay onaması ile kesinleşen karar üzerine yasal 10 günlük süre içerisinde Konya 3. Noterliğinin 17.01.2012 tarih ve 1207 yevmiye nolu ihtarname ile başvurduğunu, ancak işe iade başvurusuna karşılık davalı işverenin işe başlatmadığını, işyerinde fazla mesai yaptığı ve alacağının bulunduğunu, davalı işverenin 50 günlük yıllık iznini de kullandırmadığını, işten çıkarıldığı tarihte uygulanan aylık 180,00TL yemek ücretinin de ödenmediğini, işe iade kararına göre ödenmesi gereken tazminatların ödenmediğini öne sürerek, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre, kıdem ve ihbar tazminatları ile, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ve 4 aylık yemek ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

 

Davalı vekili, davacının kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde işverene başvurup başvurmadığının incelenmesi gerektiğini, üst yönetici konumunda olan bir kişinin mesai saatlerini kondi belirlemesi dolayısıyla fazla çalışma ücretini talep edemeyeceğini savu U davanın reddine karar verilmesini istemiştir.       

Mahkemece, davacı tanık beyanlarıyla fazla çalışma yapıldığı ispatlandığı, davacının genel müdür olması, fazla çalışmanın tanık beyanlarına dayanması nedeniyle %60 hakkaniyet indirimi yapılmış olduğu gerekçesiyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. 0 halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.

Somut olayda, davacı davalı işyerinin Konya Bölge Müdürü olarak görev yapmış olup, davalı davacının üst düzey yönetici olduğunu ve mesaisini kendisinin belirlemesi nedeniyle fazla çalışma ücreti talep etmesinin mümkün olmadığını savunmaktadır. Davacı tanıkları dinlemiş, davalı tanık dinletmemiştir. Davacı tanıklarının davacının üst düzey yönetici olup olmadığına ve mesaisini kendisinin belirleyip belirlemediğinde yönelik beyanları alınmamış olduğundan mahkemece yapılan araştırma yetersizdir.

Mahkemece, davacı tanıkları yöntemince yeniden çağrılarak, tanıklardan davacının işyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan olup olmadığı, üst düzey yönetici ya da şirket ortağı bulunup bulunmadığı, şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından davacıya fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediği sorularak netleştirilmeli, sonucuna göre ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınarak bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 02.10.2015 19:26
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177