25 Aralık 2014 Perşembe 15:44
EMEKLİLİK NEDENİYLE FESİHTE KIDEM TAZMİNATINA ESAS KIDEM SÜRESİ

 

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Tarih   : 01.04.2014

Esas No         : 2013/24793

Karar No : 2014/7183

1475 s. İş Kanunu Md. 14

5510 s. SSGSSK Md. 80

1- EMEKLİLİK NEDENİYLE FESİHTE KIDEM TAZMİNATINA ESAS KIDEM SÜRESİ
2- YILLIK İZİN ÜCRETİNİN SİGORTA PRİMİNE TABİ OLDUĞU

1- 01.10.2011 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanan ve sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam eden davacının, 30.06.2012 günü emekli olacağından bahisle verdiği dilekçeyle sözleşmeyi feshettiği kabul edilemez. Emeklilik tarihinden sonraki çalışmasının yeni bir iş ilişkisi niteliğinde olduğu gözetilerek, son dönem çalışması dışlanmak suretiyle kıdem tazminatının hesaplanması gerekir.

2- Yıllık izin ücreti alacağı, 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesindeki muafiyet ve istisnalar kapsamında kalmadığından prime esas kazançlar içerisinde olup, sadece gelir ve damga vergisi kesilerek alacağın net tutarının belirlenmesi isabetsizdir.

İstemin Özeti: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Karar: 1. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.

2. Davacı vekili, davacının 01.07.2009-30.06.2012 tarihleri arasında alt işverenler nezdinde temizlik işçisi olarak en son (...) Ltd. Şti. bünyesinde 02.04.2012 - 30.12.2012 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin (...) Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğünden emekli olarak işten ayrıldığını iddia ederek kıdem ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı hizmet alımı suretiyle çalışan davacının taşeron işçisi olduğunu, sorumlulukları bulunmadığını, işvereni olan taşeronların davaya dahil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı davalıya 30.06.2012 tarihi itibariyle emekli olarak ayrılacağına dair dilekçe vermiş ve sözleşmeyi kendisi feshetmiştir.

Dosya da bulunan sigorta kayıtlarından davacıya 01.10.2011 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam ettiği görülmüştür. Emeklilik nedeniyle fesih davacıya haklı fesih imkanı verir ise de, davacı 01.10.2011 tarihinde emekli olduğundan artık sözleşmenin 30.06.2012 tarihinde emeklilik nedeniyle feshedildiğinin kabulü mümkün değildir. Davacının emeklilik nedeniyle sözleşmesi 01.10.2011 tarihinde sona erdiğinden emeklilik tarihinden sonraki çalışması yeni bir iş ilişkisi niteliğindedir. Davacının emeklilik nedeniyle sözleşmesini feshetmesi istifa niteliğinde olup, son dönem çalışması dışlanarak kıdem tazminatının hesaplanması gerekirken tüm dönem üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup bozma nedenidir.

3. Yıllık izin ücreti alacağı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin hak kazandığı brüt yıllık izin ücreti alacağından, damga ve gelir vergisi kesintilerinin yapılmasıyla yetinilerek, alacağın net miktarı tespit edilmiştir.

Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 77. maddesi, gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesi uygulamasında (b) bendinde sayılan “Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.” ücretler sigorta priminden muaf olup, (c) bendine göre “c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanun’un uygulanmasında dikkate alınmaz.” düzenlemesi yer almakla yıllık izin istisna kapsamında kalmadığından prime esas kazançlar içerisinde olup sadece gelir ve damga vergisi kesilerek alacağın net tutarının belirlenmesi hatalıdır.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle bozulmasına, oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 25.12.2014 15:48
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol