07 Ekim 2013 Pazartesi 03:22
ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI SUÇU
 Daire:14 
Tarih:2012 
Esas No:2012/7295 
Karar No:2012/7311 

ÖZET: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıkların aşamalardaki mağdureyle hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girmedikleri ve onu alıkoymadıklarına dair savunmaları ile bu savunmaları doğrular nitelikteki tanıklar Ü. A., İ. K., O. O., C. A., H. K. ve M. K.'ın beyanları içeriği karşısında; mağdurenin tutarsız ve çelişkili beyanları dışında sanıkların savunmalarının aksine, atılı suçları işlediklerine dair kesin ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı gözetilmeyerek, tüm sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar A. K. ve H. B. G., çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık E. K., çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından sanık F. P., kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık A. S. ve ırza geçme, reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma ve fuhşa özendirme suçlarından sanık R. Ç.'nun yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar A., H. B., E., F. ve A.'in atılı suçlardan mahkumiyetlerine, sanık R.'ın fuhşa özendirme suçuyla lehine sonuç doğurduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK. nın hükümlerine göre çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.07.2009 gün ve 2007/5 Esas, 2009/315 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelendi;

Karar: Hükmolunan cezaların miktarlarına göre sanık E. müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 318 inci maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Mağdurenin 06.12.2006 tarihinde kollukta vekili ve sosyal hizmet uzmanı huzurunda alınan ifadesinde; 2005 yılı kış aylarında ilk olarak sanık R.'ın zorla ırzına geçtiğini ve kızlığını bozduğunu, bir süre başka erkeklerle para karşılığı cinsel ilişkiye girmeye zorladığını, daha sonra kendisini sanık F.'a teslim ettiğini, bu sanığın kendisini aldıktan sonra Karakurt ilçesine götürüp burada ikamet eden kimlik bilgilerini bilmediği Hançer lakaplı şahsın evinde kendisine zorla tecavüz ettiğini, burada Hançer lakaplı şahsın da kendisine tecavüz etmesinden sonra kendisini alarak sanık A.'in evine yerleştirdiğini ve sanık F.'un tanımadığı insanlarla para karşılığı ilişkiye girmeye zorladığını, bu sırada öldürmekle ve hırsızlıkla suçlamakla tehdit ettiğini, son olarak da 15 gün kadar önce ismini A. ya da H. olarak bildiği bir şahısla ilişkiye girdiğini belirttiği; 07.12.2006 tarihinde kollukta vekili huzurunda alınan ek ifadesinde ise; sanık R.'ın zorla ırzına geçip kızlığını bozduğunu, önceki ifadesinde söylemediği sanık F.'un yanında çalışan sanıklar A. ve E.'nin de F.'a para vererek kendisiyle birden fazla ve zorla cinsel ilişkiye girdiklerini; 11.12.2006 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde; sanık A. ile 5 ay kadar önce rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sanık R.'ın 2005 yılı Ocak - Şubat aylarında Karakurt kasabasında bir evde zorla ırzına geçip kızlığını bozduğunu ve 5 ay başka erkeklere para karşılığı sattığını, daha sonra sanık F.'a teslim ettiğini, ifade tarihinden bir ay kadar önce sanık H.'in Muratdere mahallesindeki evinde para karşılığında kendi isteğiyle bir kez cinsel ilişkiye girdiğini, sanık F.'un da kendisini birçok kişiye para karşılığı pazarladığını, sanık A.le hiçbir zaman ilişkiye girmediğini, A.'in kendisini rızasıyla bir ay kadar alıkoyduğunu, tüm sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini; 14.04.2007 ve 15.04.2007 tarihlerinde kollukta alınan ifadelerinde; 2005 yılından 2006 yılının sonuna kadar sanıklar F., A., E., A., H. ve R.la H. K. ve H. Z. isimli şahıslarla cinsel ilişkiye girdiğini, çocuğunun babasının bu şahıslardan biri olabileceğini; 08.05.2007 tarihinde duruşmada alınan beyanında; sanık A.'in rızasıyla iki kez ırzına geçtiğini, bir yıl kadar önce ilk olarak sanık R.'ın Karakurt köyünde Hançer lakaplı şahsın evinde kendisine bıçak çekerek zorla ırzına geçtiğini ve kendisini para karşılığı başka şahıslarla ilişkiye girmeye zorladığını, daha sonra da pek çok kez ırzına geçmeye devam ettiğini, sanık F.la dükkanına gidip gelirken kendisinin tanıştığını, sanık F.'un sanık R.'ın eyleminden bir iki ay kadar sonra iki kez rızasıyla ırzına geçtiğini, bu olaydan iki hafta sonra da sanık A. ile iki kez rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sanık A. ile hiç cinsel ilişkiye girmediğini ve kendisini alıkoymadığını, sanık E.'nin A.'ten bir ay kadar sonra ırzına geçtiğini, H. B. G. diye birisini tanımadığını, bir kez rızasıyla ırzına geçen şahsın H. B. G.çe olduğunu, kendisine gösterilen H. B. G.'e ait nüfus cüzdanındaki fotoğrafın ırzına geçen şahsa ait olmadığını söylemiş, daha önce emniyette verilen ifadeler okunarak sorulduğunda bu ifadeleri kendisinin bu şekilde vermediğini ve yarısından çoğunun doğru olmadığını, sanık A.'in ırzına geçtiği hususunun doğru olmadığını, sanıklar A., F., R., H. B. G.çe ve E.'nin ise ırzına geçtiklerini; sanık E. hakkında görülmekte iken sonradan birleştirilen davanın 08.05.2007 tarihli celsesinde alınan ifadesinde; sanık E.'nin kendisini bir eve götürerek zorla saldırıp ırzına geçtiğini, sanık F.'un ırzına geçip geçmediği konusunda beyanda bulunmak istemediğini, okunan kolluk ifadelerinin yarısından çoğunun kendisinin söylemediği şeyler olduğunu, bu ifadelerdeki imzalar kendisine ait olmakla birlikte, sanıklardan şikayetçi olduğunu söylemediğini, sanıklarla ilişkiye girdiğini söylediğini, ancak cinsel ilişkiye girdiğini söylemediğini, buna karşın çocuğunun bunlardan birinin çocuğu olması gerektiğini; 03.08.2007 tarihli celsede; sanıklar F. ve A.'in kendisine hırsızlık suçunu isnat edecekleri düşüncesiyle iftira attığını, bu sanıklarla hiçbir zaman ilişkiye girmediğini, bu konuda önceki verdiği ifadelerin doğru olmadığını, sanık E. ile bir kez rızasıyla beraber olduğunu, sanık R. ile de kendi rızasıyla birkaç kez beraber olduğuna ilişkin önceki beyanlarının doğru olduğunu, sanık A.le hiçbir zaman cinsel ilişkiye girmediğini, H. B. G. isimli şahısla ise bir kez rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini söylediği, daha sonra sorulduğunda ise; sanık R.la rızasıyla ilişkiye girmediğini, sanığın kendisine zorla tecavüz ettiğini, ancak arkadaşları vasıtasıyla tehdit ettiği için o şekilde beyanda bulunduğunu, bu şahsın ayrıca kendisini zorla sattığını, E. ve H. B. G. ile ise rızasıyla birlikte olduğunu beyan ettiği; mağdurun 11.12.2006 ve 06.06.2007 tarihli hakim havaleli dilekçelerinde ise; sanıklardan şikayetçi olmadığını, para karşılığı rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sanık F.'un kendisini satmadığını, sanıklar F. ve A.'in kendisini hırsızlıkla suçlamaları nedeniyle iftira attığını beyan etmiş bulunması; 07.12.2006 tarihli tutanakla tespit edilen ve mağdurenin 05…..… numaralı cep telefonundan sanık F.'un kullandığı 05…….. numaralı telefona 01.12.2006 tarihinde gönderdiği anlaşılan "şikayetini bekliyorum F., şikayet edemezsen ben seni şikayet etcem, bana zorla tecavüz etti diye. Sen beni önce şikayet etmeye bak derim, yoksa o gençli" "iki gün cezaevinde geçecek yazık olur sana F. mesaj yaz telefona cevap vermem" şeklindeki mesaj içerikleri; Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının 25.06.2008 tarihli, cinsel istismar suçu sanıkları H. B. G., R., A., E. veya F.'un mağdurenin bebeğinin biyolojik babası olmadıklarına dair raporu, sanıkların aşamalardaki mağdureyle hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girmedikleri ve onu alıkoymadıklarına dair savunmaları ile bu savunmaları doğrular nitelikteki tanıklar Ü. A., İ. K., O. O., C. A., H. K. ve M. K.'ın beyanları içeriği karşısında; mağdurenin tutarsız ve çelişkili beyanları dışında sanıkların savunmalarının aksine, atılı suçları işlediklerine dair kesin ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı gözetilmeyerek, tüm sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,

Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
ÖZET: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıkların aşamalardaki mağdureyle hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girmedikleri ve onu alıkoymadıklarına dair savunmaları ile bu savunmaları doğrular nitelikteki tanıklar Ü. A., İ. K., O. O., C. A., H. K. ve M. K.'ın beyanları içeriği karşısında; mağdurenin tutarsız ve çelişkili beyanları dışında sanıkların savunmalarının aksine, atılı suçları işlediklerine dair kesin ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı gözetilmeyerek, tüm sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar A. K. ve H. B. G., çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık E. K., çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından sanık F. P., kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık A. S. ve ırza geçme, reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma ve fuhşa özendirme suçlarından sanık R. Ç.'nun yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar A., H. B., E., F. ve A.'in atılı suçlardan mahkumiyetlerine, sanık R.'ın fuhşa özendirme suçuyla lehine sonuç doğurduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK. nın hükümlerine göre çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.07.2009 gün ve 2007/5 Esas, 2009/315 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelendi; Karar: Hükmolunan cezaların miktarlarına göre sanık E. müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 318 inci maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Mağdurenin 06.12.2006 tarihinde kollukta vekili ve sosyal hizmet uzmanı huzurunda alınan ifadesinde; 2005 yılı kış aylarında ilk olarak sanık R.'ın zorla ırzına geçtiğini ve kızlığını bozduğunu, bir süre başka erkeklerle para karşılığı cinsel ilişkiye girmeye zorladığını, daha sonra kendisini sanık F.'a teslim ettiğini, bu sanığın kendisini aldıktan sonra Karakurt ilçesine götürüp burada ikamet eden kimlik bilgilerini bilmediği Hançer lakaplı şahsın evinde kendisine zorla tecavüz ettiğini, burada Hançer lakaplı şahsın da kendisine tecavüz etmesinden sonra kendisini alarak sanık A.'in evine yerleştirdiğini ve sanık F.'un tanımadığı insanlarla para karşılığı ilişkiye girmeye zorladığını, bu sırada öldürmekle ve hırsızlıkla suçlamakla tehdit ettiğini, son olarak da 15 gün kadar önce ismini A. ya da H. olarak bildiği bir şahısla ilişkiye girdiğini belirttiği; 07.12.2006 tarihinde kollukta vekili huzurunda alınan ek ifadesinde ise; sanık R.'ın zorla ırzına geçip kızlığını bozduğunu, önceki ifadesinde söylemediği sanık F.'un yanında çalışan sanıklar A. ve E.'nin de F.'a para vererek kendisiyle birden fazla ve zorla cinsel ilişkiye girdiklerini; 11.12.2006 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde; sanık A. ile 5 ay kadar önce rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sanık R.'ın 2005 yılı Ocak - Şubat aylarında Karakurt kasabasında bir evde zorla ırzına geçip kızlığını bozduğunu ve 5 ay başka erkeklere para karşılığı sattığını, daha sonra sanık F.'a teslim ettiğini, ifade tarihinden bir ay kadar önce sanık H.'in Muratdere mahallesindeki evinde para karşılığında kendi isteğiyle bir kez cinsel ilişkiye girdiğini, sanık F.'un da kendisini birçok kişiye para karşılığı pazarladığını, sanık A.le hiçbir zaman ilişkiye girmediğini, A.'in kendisini rızasıyla bir ay kadar alıkoyduğunu, tüm sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini; 14.04.2007 ve 15.04.2007 tarihlerinde kollukta alınan ifadelerinde; 2005 yılından 2006 yılının sonuna kadar sanıklar F., A., E., A., H. ve R.la H. K. ve H. Z. isimli şahıslarla cinsel ilişkiye girdiğini, çocuğunun babasının bu şahıslardan biri olabileceğini; 08.05.2007 tarihinde duruşmada alınan beyanında; sanık A.'in rızasıyla iki kez ırzına geçtiğini, bir yıl kadar önce ilk olarak sanık R.'ın Karakurt köyünde Hançer lakaplı şahsın evinde kendisine bıçak çekerek zorla ırzına geçtiğini ve kendisini para karşılığı başka şahıslarla ilişkiye girmeye zorladığını, daha sonra da pek çok kez ırzına geçmeye devam ettiğini, sanık F.la dükkanına gidip gelirken kendisinin tanıştığını, sanık F.'un sanık R.'ın eyleminden bir iki ay kadar sonra iki kez rızasıyla ırzına geçtiğini, bu olaydan iki hafta sonra da sanık A. ile iki kez rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sanık A. ile hiç cinsel ilişkiye girmediğini ve kendisini alıkoymadığını, sanık E.'nin A.'ten bir ay kadar sonra ırzına geçtiğini, H. B. G. diye birisini tanımadığını, bir kez rızasıyla ırzına geçen şahsın H. B. G.çe olduğunu, kendisine gösterilen H. B. G.'e ait nüfus cüzdanındaki fotoğrafın ırzına geçen şahsa ait olmadığını söylemiş, daha önce emniyette verilen ifadeler okunarak sorulduğunda bu ifadeleri kendisinin bu şekilde vermediğini ve yarısından çoğunun doğru olmadığını, sanık A.'in ırzına geçtiği hususunun doğru olmadığını, sanıklar A., F., R., H. B. G.çe ve E.'nin ise ırzına geçtiklerini; sanık E. hakkında görülmekte iken sonradan birleştirilen davanın 08.05.2007 tarihli celsesinde alınan ifadesinde; sanık E.'nin kendisini bir eve götürerek zorla saldırıp ırzına geçtiğini, sanık F.'un ırzına geçip geçmediği konusunda beyanda bulunmak istemediğini, okunan kolluk ifadelerinin yarısından çoğunun kendisinin söylemediği şeyler olduğunu, bu ifadelerdeki imzalar kendisine ait olmakla birlikte, sanıklardan şikayetçi olduğunu söylemediğini, sanıklarla ilişkiye girdiğini söylediğini, ancak cinsel ilişkiye girdiğini söylemediğini, buna karşın çocuğunun bunlardan birinin çocuğu olması gerektiğini; 03.08.2007 tarihli celsede; sanıklar F. ve A.'in kendisine hırsızlık suçunu isnat edecekleri düşüncesiyle iftira attığını, bu sanıklarla hiçbir zaman ilişkiye girmediğini, bu konuda önceki verdiği ifadelerin doğru olmadığını, sanık E. ile bir kez rızasıyla beraber olduğunu, sanık R. ile de kendi rızasıyla birkaç kez beraber olduğuna ilişkin önceki beyanlarının doğru olduğunu, sanık A.le hiçbir zaman cinsel ilişkiye girmediğini, H. B. G. isimli şahısla ise bir kez rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini söylediği, daha sonra sorulduğunda ise; sanık R.la rızasıyla ilişkiye girmediğini, sanığın kendisine zorla tecavüz ettiğini, ancak arkadaşları vasıtasıyla tehdit ettiği için o şekilde beyanda bulunduğunu, bu şahsın ayrıca kendisini zorla sattığını, E. ve H. B. G. ile ise rızasıyla birlikte olduğunu beyan ettiği; mağdurun 11.12.2006 ve 06.06.2007 tarihli hakim havaleli dilekçelerinde ise; sanıklardan şikayetçi olmadığını, para karşılığı rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sanık F.'un kendisini satmadığını, sanıklar F. ve A.'in kendisini hırsızlıkla suçlamaları nedeniyle iftira attığını beyan etmiş bulunması; 07.12.2006 tarihli tutanakla tespit edilen ve mağdurenin 05…..… numaralı cep telefonundan sanık F.'un kullandığı 05…….. numaralı telefona 01.12.2006 tarihinde gönderdiği anlaşılan "şikayetini bekliyorum F., şikayet edemezsen ben seni şikayet etcem, bana zorla tecavüz etti diye. Sen beni önce şikayet etmeye bak derim, yoksa o gençli" "iki gün cezaevinde geçecek yazık olur sana F. mesaj yaz telefona cevap vermem" şeklindeki mesaj içerikleri; Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının 25.06.2008 tarihli, cinsel istismar suçu sanıkları H. B. G., R., A., E. veya F.'un mağdurenin bebeğinin biyolojik babası olmadıklarına dair raporu, sanıkların aşamalardaki mağdureyle hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girmedikleri ve onu alıkoymadıklarına dair savunmaları ile bu savunmaları doğrular nitelikteki tanıklar Ü. A., İ. K., O. O., C. A., H. K. ve M. K.'ın beyanları içeriği karşısında; mağdurenin tutarsız ve çelişkili beyanları dışında sanıkların savunmalarının aksine, atılı suçları işlediklerine dair kesin ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı gözetilmeyerek, tüm sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi, Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 
Son Güncelleme: 07.10.2013 03:25
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177