16 Eylül 2015 Çarşamba 13:02
Bonoda ilk  cironun lehtara ait olması zorunludur
       YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası:2014/32833

Karar Numarası: 2015/4052

Karar Tarihi: 26.02.2015

İLK CİRODA LEHTARIN İSMİNİN ALTINDA İMZA OLMADIĞI CİRO SİLSİLESİNİN BOZUK OLDUĞU İDDİASIYLA TAKİBİN İPTALİ İSTEMİ

BONODA İLK CİRONUN LEHTARA AİT OLMASI ZORUNLUDUR CİROLARIN BİRBİRİNE BAĞLI OLMASI İLK CİRONUN LEHTAR TARAFINDAN YAPILMASIYLA MÜMKÜNDÜR

ÖZETİ: İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. El yazısı ile atılacak imzanın şekli konusunda yasada hüküm bulunmamaktadır. Kişi, kendisine özgü belli karakterleri içeren sembolleri belirterek imza atabileceği gibi, ad ve soyadını bizzat el yazısı ile yazmak suretiyle de imza atabilir. Ancak borçlu, ad ve soyadını yazarken imza atmayı amaç edinmelidir. O halde mahkemece, takibe dayanak bononun arka yüzünde ve ilk sırada yazılı olan "N. S." ibaresinin adı geçene ait bir imza olup olmadığı hususunun yöntemince araştırılmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Asye Parlak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte (lehtar ve ciranta) borçluların, ilk ciroda lehtarın isminin altında imza olmadığı, ciro silsilesinin bozuk olduğunu iddia ederek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,

Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 681. maddesi gereğince kambiyo senedi niteliğinde olan bonodaki hakkın devri ancak ciro ve teslim yolu ile mümkündür. Aynı Kanun'un 686. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerekir. Bonoda ilk cironun lehtara ait olması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı olması, her şeyden önce, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Ancak lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar.

818 sayılı BK'nun 14. (6098 s.k.m.15.) maddesine göre ise, imzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. El yazısı ile atılacak imzanın şekli konusunda yasada hüküm bulunmamaktadır. Kişi, kendisine özgü belli karakterleri içeren sembolleri belirterek imza atabileceği gibi, ad ve soyadını bizzat el yazısı ile yazmak suretiyle de imza atabilir. Ancak borçlu, ad ve soyadını yazarken imza atmayı amaç edinmelidir.

O halde mahkemece, takibe dayanak bononun arka yüzünde ve ilk sırada yazılı olan "N. S." ibaresinin adı geçene ait bir imza olup olmadığı hususunun yöntemince araştırılmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2015 gününde oybirliği ile, karar verildi.

Son Güncelleme: 16.09.2015 13:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177