20 Mart 2014 Perşembe 18:09
BİMER BAŞVURUSU YOLUYLA HAKARET, ELEŞTİRİ SINIRI
 Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın 02.06.2009 tarihinde BİMER’e yaptığı başvuruda kaymakam olan mağdur ... hakkında söylediği “Sayın Kaymakam, hırsızların ve yalancıların kaymakamı mı diye düşünmekten başka bir şey yapamadık” biçimindeki sözün, dilekçenin bütünü içerisindeki yeri ve bağlamı, şikayet ettiği şahıslar hakkında gerekli idari soruşturmanın yapılmadığı yönündeki sanığın kanaati dikkate alındığında, bu sözün hak arama özgürlüğü kapsamında sert eleştiri niteliğinde olduğu, mağduru doğrudan hedef almadığı gibi onu görevinden dolayı aşağılama, küçültme boyutuna ulaşmadığı anlaşıldığından, bu mağdur bakımından beraat kararı verilmesi gerekirken kanuni olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, 

2-Sanığın 31.05.2009 ve 02.06.2009 tarihlerinde BİMER’e yaptığı başvurularda ...müdür vekili olan katılan İ...’ı ve İlçe ...Müdürü olan mağdur A...’yı, hem ayrı ayrı hem de birlikte hedef alan küçük düşürücü isnat ve sözler söyleyerek hakaret suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, TCK’nın 43/1-2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hakaret suçundan iki kez mahkumiyet kararı verilmesi,

3-Sabıkasız olan, savunması talimat yoluyla alınan ve duruşmalara hiç katılmayan sanığın olumsuz tutum ve davranışlarının neler olduğu somut olarak gösterilmeden, “yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı” biçimindeki kanuni ibarenin tekrarından ibaret yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 

Kanuna aykırı, sanık Ş... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kararara.com
Son Güncelleme: 20.03.2014 18:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177