Yeşim
Yeşim
11 Mart 2016 Cuma 11:46
Belediyeden alacaklı olanlar dikktat: AYM iptal kararanın 5393 S. Belediye Kanunun 15. madesindeki "borca yeter miktarda mal göstermesi istenir" hükmüne etkisi

Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 sayılı Kararı ile Birinci cümledeki “ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır.” ve son cümlesindeki “veya kamu hizmetini aksatacak” ifadeleri iptal etmişti.

Bu iptal sonrası belediyeden alacakların icra yoluyla tahsilinde dikkat edilmesi gereken ayrıntıyı Yargıtay 8. Hukuk Dairesi içtihadı ile ışık tuttu.

6552 sayılı Yasa'nın Yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılmış olması halinde; 5393 sayılı Kanun'un 15/son fıkrasına eklenen ve iptal edilmeyen “İcra Dairesi'nce haciz kararı alınmadan önce Belediye'den borca yeter miktarda mal göstermesi istenir” hükmü gereğince öncelikle İcra Dairesince bu işlemin yerine getirilmesi, 10 gün içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması halinde ise diğer mallar üzerinde haciz uygulanması talebinin bu işlemin gerçekleştirilmesinden sonra yerine getirilmesi gerekecektir. 



İcra takibinin 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce olması halinde ise 6552 sayılı Yasa ile 15/son maddesine eklenen yukarıdaki fıkra hükmü uygulanamayacaktır.


İçtihadın tam metni

Belediyeden alacaklarınızı takibe koyduğunuzda takibiniz 11.09.2014 tarihinden sonra ise öncelikle borca yeter miktarda mal göstermesi istenmeli


Özet: 

icra takibinin

6552 sayılı Yasa'nın Yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılmış olması halinde; 5393 sayılı Kanun'un 15/son fıkrasına eklenen ve iptal edilmeyen “İcra Dairesi'nce haciz kararı alınmadan önce Belediye'den borca yeter miktarda mal göstermesi istenir” hükmü gereğince öncelikle İcra Dairesince bu işlemin yerine getirilmesi, 10 gün içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması halinde ise diğer mallar üzerinde haciz uygulanması talebinin bu işlemin gerçekleştirilmesinden sonra yerine getirileceğinin,

 

icra takibinin 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce olması halinde ise 6552 sayılı Yasa ile 15/son maddesine eklenen yukarıdaki fıkra hükmünün uygulanamayacağının kabulü gerekir.

T.C.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Esas No:2015/15341
Karar No:2015/18741

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

                                                                    K A R A R 


Alacaklı vekili şikayetinde; kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin ilama dayanılarak Borçlu aleyhine yapılan icra takibinde, borçlu Belediye'nin Ziraat Bankası Yeni Hal Şubesi'ndeki hesaplarına haciz konulmasına ilişkin taleplerinin reddine ilişkin İcra Müdürlüğü kararının iptaline  karar verilmesini talep etmiştir.


İcra Mahkemesi'nce, 11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa gereğince öncelikle İcra Müdürlüğü'nce işlem yapılması gerektiğinden şikayet konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, ilgili yeni Yasa maddesi gereğince işlem yapılmasına karar verilmiş, Alacaklı vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.

11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552  sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı  Belediye Kanunu'nda 15. maddenin son fıkrasına  "İcra Dairesi'nce haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır. On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi alacak miktarını aşacak veya kamu hizmetini aksatacak şekilde yapılamaz" hükmü eklenmiş

ise de   Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 sayılı Kararı ile Birinci cümledeki “ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır.” ve son cümlesindeki “veya kamu hizmetini aksatacak” ifadeleri iptal edilmiştir.


Yine aynı Yasa'nın 123. maddesi ile  5393 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesindeki “15'inci maddenin son fıkrası hükümleri, devam eden her türlü icra takipleri hakkında da uygulanır. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılmış icra takipleri gereğince konulan tüm hacizler, söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” hükmü  ise  Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 sayılı Kararı ile iptal edilerek yürüklükten kaldırılmıştır.


Bu durumda Geçici 8. maddenin iptal edilmesi ile 6552 sayılı Yasa hükümlerinin sadece yasanın yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra açılan gelmiş icra takiplerinde uygulanabileceğinin kabulü gerekir.

O halde icra takibinin
6552 sayılı Yasa'nın Yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılmış olması halinde; 5393 sayılı Kanun'un 15/son fıkrasına eklenen ve iptal edilmeyen “İcra Dairesi'nce haciz kararı alınmadan önce Belediye'den borca yeter miktarda mal göstermesi istenir” hükmü gereğince öncelikle İcra Dairesince bu işlemin yerine getirilmesi, 10 gün içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması halinde ise diğer mallar üzerinde haciz uygulanması talebinin bu işlemin gerçekleştirilmesinden sonra yerine getirileceğinin,

icra takibinin 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce olması halinde ise 6552 sayılı Yasa ile 15/son maddesine eklenen yukarıdaki fıkra hükmünün uygulanamayacağının kabulü gerekir.

Somut olayda; takip tarihi 12/11/2012 olup  6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce başlatılmış olduğundan, İcra Müdürlüğü'nün  haciz kararından önce borçlu Belediye'ye mal beyanında bulunması için müzekkere yazma yükümlülüğü olmadığından, Mahkeme'ce işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. 

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Alacaklı  vekilinin  temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün  İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince  Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org



Son Güncelleme: 11.03.2016 11:52
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol