Rahmi
Rahmi
31 Aralık 2015 Perşembe 10:19
AYM kararından önce verilen bir hükmün hak yoksunluğundan bozulması

 13. Ceza Dairesi         2014/35814 E.  ,  2015/20091 K.

"İçtihat Metni"

Tebliğname No : 13 - 2014/14620
MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2013/19 (E) ve 2013/633 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık S.. B..'e Tebligat Kanununun 35.maddesine göre yapılan tebigatın sanığın askerlik adresine yapıldığı, dosya içerisindeki belgeye göre sanığın askerlik görevinin 22.11.2013 tarihinde bittiği, bu tarihten sonra yapılan tebligatın geçersiz olması nedeniyle sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde; 
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak; 
1-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte suç işleyen sanıklara yargılama giderlerinin ayrı ayrı yerine müteselsilen yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E.. A.., S.. B.. ve D.. F..'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi, yine yargılama giderine ilişkin kısmın çıkarılarak yerine “Toplam 40,25-TL yargılama giderinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı tahsiline, ancak herbir sanığın ödemesi gereken 13,41- TL yargılama giderinin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu ve bu nedenle de sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinden yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 31.12.2015 10:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177