23 Temmuz 2013 Salı 12:33
 AVUKATIN MESLEKTAŞI VEYA MÜVEKKİLİNE KARŞI İCRA TAKİBİ.....
Bir avukat, meslektaşına karşı yürüteceği her türlü yasal başvuruyu da, aynı şekilde meslek örgütüne bildirmek zorundadır. Bunun da yasal dayanağı, Avukatlık Kanunu m. 34, m.38/1-f, 134, Avukatlık Meslek Kuralları, m. 11 ve m. 27/2'dir.

Bu bildirimi yapmamak, Baro tarafından konudan haberdar olunması halinde, yürütülecek bir soruşturma neticesinde, Baro Yönetim kurulu(YK). tarafından verilecek bir karar ile disiplin kovuşturması dır ki (Avukatlık Kanunu m. 141), neticede bir önce aldığı disiplin cezasından aşağı olmamak üzere, uyarıdan başlayarak ceza verilebilir. Bunun da dayanağı Avukatlık Kanunu m. 135'dir.

Yukarıdaki her iki halde de, Avukatlık Kanunu m. 136'nın dikkate alınması gerekir. Çünkü Avukatlık Kanunu 6. kısım, yani m. 34-65 arasında yer alan düzenlemelere aykırılık halinde, asgari ceza kınamadır. Anılan konular da, Avukatlık Kanunu m. 34'de düzenlenmiş olduğuna göre, asgari ceza kınama ve/veya asgari kınama olmak üzere sicilindeki bir önceki cezasının bir üstü olan ceza (Av. K. m. 136/2) olacaktır.

Ayrıca;Avukatın müvekkili ile arasındaki sözleşme azillede son bulmuş olsa bilede takipte bilgi vereceği yukarda bağsedilen maddeler icereğindende bu kanaat doğmaktadır.


Meslek Kuralı m. 27
Bir avukat başka bir avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna bir yazı ile bildirir.
Bu kural, bilgi verme yükümlülüğü ile bağlı olarak baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin üçüncü şahısları aleyhine veya üçüncü şahısları Barolar ve TBB aleyhine açacağı davalar için de geçerlidirBu meslek kuralının amacı, avukatla avukat ve/veya avukatla iş sahibi arasında çıkan uyuşmazlığın baronun bilgisi ve öncülüğünde sulh yolu ile
çözümlenmesi için baronun uyuşmazlıkla ilgili bilgi edinilmesini sağlamak olduğu gibi aleyhine açılan avukatın davaya ona olan eylem ve işlemin baroca değerlendirilip gerekirse resen disiplin soruşturması açılmasını sağlamasıdır.

Meslek kurallarının 27/2 maddesi ile getirilen kural izin alma olmayıp sadece bilgi vermedir. Bilgi vermekle yükümlü olan avukatın açacağı davayı asıl veya vekil sıfatıyla açmanın önemli olmadığı gibi avukat aleyhine açılan mesleki yaşam ve/veya özel yaşam ayrımı yapılmaksızın her davanın baroya bildirmesi gerekir.

Meslek kuralında geçen Dava ibaresini geniş yorumlamak suretiyle icra takibi cumhuriyet savcılığına şikâyetler gibi her türlü hukuksal girişimin madde kapsamında kaldığı sonucuna varılmalıdır. Avukat ister asil isterse vekil sıfatıyla olsun bir avukat hakkında icra takibi yapacaksa veya savcılığa/Adalet Bakanlığına şikâyet edecekse bunları yapmadan önce baroya bilgi vermesi gerekir. Baroya verilecek Bilgilendirme dilekçesine dava dilekçesi, icra/ödeme emri veya şikâyet dilekçesinin bir örneğinin eklenmesi halinde olayda disiplin soruşturmasını gerektirecek hususların olup olmadığı hakkında baro daha sağlıklı karar verebilir.15 ve 23. meslek kurallarında açıkça dilekçe örneğinin verilmesi gerektiği belirtilirken bu kuralda ”yazı ile bildirir” denildiğinden dilekçe
örneğinin eklenmesi zorunluluğu yoktur denilebilir. Ancak hangi davayı takip edeceğini açık ve net bir şekilde yazıda yer alması gerekir.

Kurum avukatları, kurumun talimatıyla da olsa avukat aleyhine yaptıkları icrayı baroya bildirmek zorundadır.(30.09.2005 T. E.2005/216 K.2005/305 -TBB Dergisi S. 2006/63 s.387

kararara.com
teoman
http://www.kararara.com/forum/viewtopic.php?t=15185&p=25280#p25280
Son Güncelleme: 26.07.2013 13:08
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol