ela
ela
10 Ocak 2017 Salı 17:16
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan Gecikme Davası

YARGITAY 23. Hukuk Dairesi 
2015/7535 E. 
2015/8560 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 

- K A R A R -

Davacı yüklenici kooperatif vekili, taraflar arasında düzenlenen 02.04.1998 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahiplerine 5 villa verilmesi gerektiğini, çekilen kura sonucu davalıya 454 ada 1 parsel no 8/1, 8/2 ve 13/2 no'lu villanın 1/2'si olmak üzere 2,5 taşınmazın düştüğünü, yine 27.12.2002 tarihli düzenleme şeklinde ek sözleşme ile de bir ay içinde arsa sahiplerince belirlenecek iki adet villanın anahtar teslimi oturulacak hale getirileceği, diğer üç villanın ise 2003 yılı temmuz ayı sonunda tamamlanarak teslim edileceği, aksi halde her villa için aylık 150 Euro tazminat ve kira bedelinin arsa sahiplerine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, arsa sahiplerine ait villaların iki tanesinin 27.01.2003 tarihinde, kalan üç tanesinin de 2003 temmuz ayında teslim edildiğini, buna rağmen davalının ek sözleşmedeki cezai şarta dayanarak ... İcra Müdürlüğünün 2005/2475 Esas sayılı dosyasında 5.250 Euro karşılığı 8.505,00 TL, 2005/2476 esas sayılı dosyasında 6.525 Euro karşılığı 10.571,00 TL olmak üzere toplam 11.775 Euro karşılığı 17.096,00 TL'lik icra takibi başlattığını, ödeme emrine itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek, her iki icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine, yargılama sırasında ödeme yapılması halinde geri alma davası olarak devamına, ödenen miktarların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. 

Davalı arsa sahibi vekili, ek sözleşme gereği teslimi gereken villaların iddia edilen tarihlerde teslim edilmediğini, dairelerde eksikler olduğundan yükleniciye ihtar çektiklerini ve 29.01.2006 tarihli tutanak tutulduğunu, eksiklerin tespiti için Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/22 D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, el yazısı tutanakların ciddiye alınamayacağını, kiracılık ilişkileri olmadığını savunarak, davanın reddine, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 

Mahkemece, 18.12.2009 tarih ve 2006/338 Esas, 2009/348 Karar sayılı karar ile; davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün 2005/2475 Esas sayılı dosya ile bu dosya üzerinden birleştirilen 2005/2476 Esas sayılı takip dosyaları gereğince davacının borçlu olmadığının tespitine ve icra takiplerinin iptaline karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2011 tarih ve 2010/4205 Esas, 2011/7038 Karar sayılı ilamı ile; 27.12.2002 tarihli ek sözleşmenin 8. maddesinin gecikme tazminatına ilişkin olduğu kabul edilerek, bilirkişilerden ek rapor alınıp teslimde gecikilen süre belirlenip, davalı arsa sahibinin istemekte haklı olduğu gecikme tazminatının hesaplattırılması ve sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın davalı arsa sahibi yararına bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2013 gün ve 2012/1956 esas, 2013/60 karar sayılı ilamı ile reddine karar verilmiştir. 

Mahkemece bozma ilamına uyularak 03.06.2014 tarih ve 2013/53 esas, 2014/237 karar sayılı karar ile, tanık beyanları gereğince konutlarda 2003 ve 2004 yıllarında oturulmaya başladığı, 10.11.2008 tarihli keşifte konutların içinde eşya bulunduğu, konutların fiilen teslim alındığı ve kullanıldığı, ancak Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/22 Değişik İş sayılı dosyasında 28.08.2006 tarihinde keşif icra edilerek eksik işlere ilişkin 16.09.2006 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, 29.01.2006 tarihli tutanakta da bir kısım eksikliklerin tutanağa bağlandığı, bir dairenin teslim tarihi 27.01.2003 olduğu, diğer 1 tam ve 1/2 paylı dairenin ise 2003 yılı temmuz ayı olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, ek sözleşmenin 7. maddesi ve esas sözleşme ile bu hususunun belirlendiği, arsa sahibinin teslim sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olmasının gecikme tazminatı talep edilmesine engel olmayacağı, bu hali ile tazminatın başlangıcının bir daire için 27.01.2003, diğer 1 tam ve 1/2 paylı daire için 2003 yılı temmuz ayı olacağı, 10.11.2008 tarihli keşif sonrası dosyaya ibraz edilen 21.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda 12.000,00 TL miktarlı ayrıca ve açıkça gösterilen eksik ve ayıplı işlerin bulunduğu, bu durumda tazminatın eksik ve ayıpsız yani gecikmeli olarak teslim edildiği tarihe kadar davalının tazminat talep edebileceği, taşınmazların eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğinin ispatının davacı üzerinde olduğu, 08.07.2008 tarihinde yapı kullanma izin belgesi alınmadan önce eksiksiz ve ayıpsız teslimin gerçekleştiğinin davacı yanca kanıtlanamadığı, 1 tam daire yönünden 5 yıl 5 ay 11 gün gecikme, 1 tam, 1/2 paylı daire için 5 yıl gecikmenin söz konusu olduğu, 1 tam daire için 9.000 Euro, diğer 1 tam ve 1/2 paylı daire için 9.805 Euro 'nun davalı yanca talep edilebileceği, bu hali ile davacının davalıya borçlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. 

Kararı, davacı yüklenici ...Yapı Kooperatifi vekili temyiz etmiştir. 

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 

2-Davacı yüklenici kooperatif ile davalı ve dava dışı arsa sahibi arasında düzenlenen Dikili Noterliği'nin 02.04.1998 tarih ve 1946 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile, yapılacak inşaattan 5 villanın arsa sahiplerine verilmesi kararlaştırılmış, bilahare aynı noterlikçe aynı taraflar arasında düzenlenen 27.12.2002 tarih ve 6575 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde ek sözleşme ile de, iskan ruhsatının yüklenici tarafından alınması, bir ay içerisinde iki villanın anahtar teslimi oturulur hale getirilmesi, geri kalan üç villanın ise 2003 yılı temmuz ayı sonunda tamamlanarak teslim edilmesi, aksi takdirde her bir villa için aylık 150 Euro kira tazminatı ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici kooperatif, davalıya düşen 2,5 adet villanın belirlenen süreler içinde teslim edildiğini belirterek, arsa sahibince gecikme tazminatının tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2005/2475 ve 2005/2476 Esaslar üzerinden yapılan icra takipleri nedeniyle arsa sahibine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece bozma ilamı sonrasında villaların 08.07.2008 tarihinde yapı kullanma izin belgesi alınmadan önce eksiksiz ve ayıpsız teslimin gerçekleştiğinin davacı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 

Her ne kadar, mahkemece iskan ruhsatının alındığı tarih, teslim tarihi olarak kabul edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmış ise de, 20.09.2007 tarihli oturumda beyanları alınan davalı tanıkları .. , .. , .. ,'in davalının son 2-3 yıldır evinde oturduğuna ilişkin beyanları üzerinde durularak, davalının ve kiracısının villalarda hangi tarihlerden itibaren oturmaya başladıklarının net olarak belirlenip, varsa kira sözleşmesi, su, elektrik, doğalgaz abonelikleri ile ilgili belgeler de taraflardan sorulup getirtilerek, teslim tarihleri net olarak belirlenip, gerekirse bilirkişiden davacının gecikme tazminatı nedeniyle borçlu olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak, davacı yüklenicinin gecikme tazminatı borcu var ise borcun miktarı da belirlendikten sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde yeterince durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. 

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

www.kararara.com

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol