08 Mart 2013 Cuma 10:46
ANAHTARLA HIRSIZLIK ZİNCİRLEME SUÇ
 Daire:13

Tarih:2012

Esas No:2011/26314      

Karar No:2013/2626

Kaynak:dosya

İlgili Maddeler:TCK 142/2-d 43

İlgili Kavramlar:ANAHTARLA HIRSIZLIK ZİNCİRLEME SUÇ

Sanığın müştekinin evinde misafir olarak kaldığı sırada müştekinin rızası dışında mont, motosiklete ait ruhsat ve kontak anahtarını aldığı ve evden çıkıp park halindeki motosikleti çalması eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, araya zaman aralığı girmeden ve fiil kesintiye uğramadan devam ettiği gözetildiğinde zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunmayıp bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması gerektiğinden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyan haksız şekilde elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğunun ve 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

MAHKEME KARARI;

mağdurun rızası ile evinde kalmakta olan sanığın, suç tarihinde sabah saat 05.00 sıralarında, mağdur ile birlikte yatmakta oldukları odadan, mağdura ait ......plakalı motosiklete ait anahtarı, motosikletin ruhsatını ve mağdurun montunu alarak ayrıldığı ve kapı önünde bulunan motosikleti aldığı anahtarı kullanarak çalıştırdığı ve Tavas ilçesine götürerek tanık .......a sattığı, bu konuda tanık ile yazılı sözleşme dahi yaptığı, daha sonra da, mağduru arayarak motosikletinin Tavas ilçesinde olduğunu söylediği, bunun üzerine kolluk tarafından tanığın elinden alınan motosikletin mağdura teslim edildiği sabit görülmüştür. Sanık hakkında her ne kadar sanık müdafiine, uygulanma ihtimali bulunan TCK 142/2-d maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmiş ise de; bilirkişinin duruşmadaki beyanı dikkate alındığında, suça konu motosikletin anahtarı olmadan da rahatlıkla çalınabileceği anlaşıldığından bu madde ile uygulama yapılmamıştır. Ancak Yargıtay 6. C.D. nin 21.01.1993 tarih 1992/9470 esas, 1993/210 karar sayılı içtihadı örnek alınarak, mağdurun evinden önce montu ile motosiklet anahtarını ve ruhsatını alan sanığın dışarı çıkarak motosikleti de götürmesi şeklindeki eyleminin zincirleme suç oluşturduğu görülerek sanık müdafiine TCK 43/1 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir. Sanığın duruşmadaki hali dikkate alınarak, cezasının hafifletilmesini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığından takdiri indirim uygulanmamış, geçmişteki hali ve suç işleme biçimi de gözetilerek hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. Sanığın müştekinin evinde misafir olarak kaldığı sırada müştekinin rızası dışında mont, motosiklete ait ruhsat ve kontak anahtarını aldığı ve evden çıkıp park halindeki motosikleti çalması eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, araya zaman aralığı girmeden ve fiil kesintiye uğramadan devam ettiği gözetildiğinde zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunmayıp bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması gerektiğinden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyan haksız şekilde elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğunun ve 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. MAHKEME KARARI; mağdurun rızası ile evinde kalmakta olan sanığın, suç tarihinde sabah saat 05.00 sıralarında, mağdur ile birlikte yatmakta oldukları odadan, mağdura ait ......plakalı motosiklete ait anahtarı, motosikletin ruhsatını ve mağdurun montunu alarak ayrıldığı ve kapı önünde bulunan motosikleti aldığı anahtarı kullanarak çalıştırdığı ve Tavas ilçesine götürerek tanık .......a sattığı, bu konuda tanık ile yazılı sözleşme dahi yaptığı, daha sonra da, mağduru arayarak motosikletinin Tavas ilçesinde olduğunu söylediği, bunun üzerine kolluk tarafından tanığın elinden alınan motosikletin mağdura teslim edildiği sabit görülmüştür. Sanık hakkında her ne kadar sanık müdafiine, uygulanma ihtimali bulunan TCK 142/2-d maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmiş ise de; bilirkişinin duruşmadaki beyanı dikkate alındığında, suça konu motosikletin anahtarı olmadan da rahatlıkla çalınabileceği anlaşıldığından bu madde ile uygulama yapılmamıştır. Ancak Yargıtay 6. C.D. nin 21.01.1993 tarih 1992/9470 esas, 1993/210 karar sayılı içtihadı örnek alınarak, mağdurun evinden önce montu ile motosiklet anahtarını ve ruhsatını alan sanığın dışarı çıkarak motosikleti de götürmesi şeklindeki eyleminin zincirleme suç oluşturduğu görülerek sanık müdafiine TCK 43/1 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir. Sanığın duruşmadaki hali dikkate alınarak, cezasının hafifletilmesini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığından takdiri indirim uygulanmamış, geçmişteki hali ve suç işleme biçimi de gözetilerek hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

Son Güncelleme: 08.03.2013 10:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177