18 Mart 2013 Pazartesi 15:26
24 saat mesai 24 saat çalışma durumunda fazla çalışma saatinin hesaplanma yöntemi
Daire:9
Tarih:2012
Esas No:2010/7584
Karar No:2012/15878
Kaynak:Kişisel
İlgili Maddeler:4857 41,63, 1475/61
İlgili Kavramlar:24 saat mesai 24 saat çalışma durumunda fazla çalışma saatinin hesaplanma yöntemi
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2010/7584
KARAR NO : 2012/15878
MAHKEMESİ : ÖDEMİŞ 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2009
NUMARASI : 2007/380-2009/456
DAVACI : MUSA SARITEKE ADINA AVUKAT RUHİ ILGAZ
DAVALI : ÖDEMİŞ BELEDİYESİ ADINA BAŞKAN MAHMUT BADEM ADINA AVUKAT ÇETİN GACAR

DAVA :Davacı, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Gökkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı belediyenin İtfaiye Müdürlüğünde 16.04.2003 tarihinde çalışmaya başladığını ve emekli olduğu 13.07.2007 tarihine kadar bu birimde çalıştığını, itfaiye amirliğindeki çalışmasının 24 saat mesai, 24 saat dinlenme şeklinde olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne başvurduğunu, işveren vekilinin de Bölge Çalışma Müdürlüğünde açıklanan çalışma sistemini kabul ettiğini, fazla çalışma ücretlerinin TİS.’ne göre % 100 zamlı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının çalıştığı ve izinli olduğu günlerin resmi kayıtlarda belli olduğunu, bu kayıtlara göre davacının fazla çalışma hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 24 saat çalıştığı günlerde ara dinlenmesi düşüldüğünde 17,5 saat çalışma yaptığı, davacının haftada 4 gün çalıştığında 25 saat fazla mesai yaptığı, 3 gün çalıştığında ise 7,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiş, hesaplanan fazla çalışma ücretlerinden 1/3 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma süresi davalı belediyenin resmi kayıt ve beyanlarına dayanmakla takdiri indirim uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3- 1475 sayılı İş Kanunun 61 maddesine göre iş süresi haftada en çok 45 saattir. Bu süre üst sınırdır. 45 saatin üstünde yapılan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Bu durumda 1475 sayılı yasanın uygulandığı dönemde davacı işçinin çalıştığı hafta için günde 14 saat çalışma üzerinden hesaplama yapıldığında 45 saati aşan sürenin fazla çalışma olarak ödenmesi gerekir. Belirtmek gerekir ki anılan yasada denkleştirmeye yer verilmemiştir.
ESAS NO : 2010/7584
KARAR NO : 2012/15878
4857 sayılı İş Kanunun 63.maddesince ilke olarak çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiş, devamında tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ifade edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunun 41. maddesine göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Anılan Kanunun 63. maddesinde ise, “Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Haftalık iş süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlenmesi mümkündür. Bu halde haftalık çalışma süresini aşan 45 saate kadar çalışmalar ise 4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesinin 3. fıkrasında, “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılmıştır. Fazla sürelerle çalışma halinde denkleştirmeye gidilip gidilemeyeceği, Kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte denkleştirme esasının kabul edildiği 63. maddede “haftalık normal çalışma” süresinden söz edildiğine göre, tarafların 45 saatin altında haftalık çalışma süresi belirlemeleri halinde denkleştirmenin kararlaştırılan haftalık çalışma süresine göre yapılması gerekecektir.
Günlük çalışma süresinin 11 saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağını ve zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (m.69/3). Bu hal de günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41. maddesinde yazılı olan fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Hukuk Genel Kurulunca verilen 5.4.2006 gün 2006/9-107 E 2006/144 K ve 14.6.2006 gün ve 2006/9-374 E, 2006/382 K.sayılı ilamlarda uyku ve sair ihtiyaçlar için geçen zaman çıkarıldığında bu tür işyerlerindeki çalışmaların günde 14 saat olabileceği kabul edilmiş Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararı dairemizce de benimsenmiştir.
Somut olayda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının 24 saat çalıştığı günlerde davacının günlük çalışma süresi 14 saat kabul edilip, fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerekirken 17,5 saat üzerinden fazla çalışma alacağının tespiti hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Belediye Başkanının taraf sıfatı yoktur. Hüküm başlığında Belediye Başkanının isminin gösterilmesi hatalı olup, mahallinde düzeltilmesi gerekir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Ü. SAYIŞ
Üye
Ö. H. TUNA
Üye
Y. TOSUN
Üye
M. AKKUŞ
Üye
N. KARABABA
Son Güncelleme: 18.03.2013 16:34
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177