20 Mayıs 2012 Pazar 17:27
Mart ayı Yargıtay Ceza Daireleri Kararlarının tüm özetleri

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2011/1-130

K. 2011/149

T. 28.06.2011

 

  • Otopsi Tutanakları

 

Özet: Duruşmada hazır bulunan sanıklara dosya içerisindeki belgelerin yanında, ölü muayene ve otopsi tutanaklarının da okunması ve okunan bu belgelere karşı savunma olanağının sağlanması zorunludur.

(5271 s. CMK m.209)

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2011/10-119

K. 2011/162

T. 05.07.2011

 

  • Kazanç Müsaderesi

Özet: Aleyhe değiştirme yasağı münhasıran “cezalar” ile sınırlı olup, 5237 sayılı TCY’nin 45. Maddesinde belirlenen, cezalar arasında sayılmayan güvenlik tedbirleri ve diğer müesseseler bu kapsamda değerlendirilemez. TCY’nin 55.maddesinde düzenlenen ve güvenlik tedbiri olduğunda şüphe bulunmayan kazanç müsaderesi aleyhe değiştirme yasağı kapsamında değildir.

(5271 s. CMK m. 45,55)

 

 

T.C.

YARGITAY

BİRİNCİ CEZA DAİRESİ

E. 2008/8219

K. 2012/623

T. 08.02.2012

 

·         Kasten Yaralama

·         Temel Cezanın Belirlenmesi

 

Özet: Mağdurun; organlarından birinin işlevini sürekli zayıflatacak, hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte yararlandığı ve TCK’nın 86/1.maddesi ile yapılan uygulama sırasında, temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlendiği olayda, en ağır cezayı gerektiren organ işlevinin sürekli zayıflaması, mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesi nedeniyle suçta birden fazla nitelikli halin varlığı nedeniyle temel ceza üst sınıra yaklaşılarak belirlenmeli ve 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 86/3-e, 87/1-a,d, 29 ve 62.maddeleri uyarınca uygulama yapılmalıdır.

(5237 s. TCK m. 86/1, 86/3-e, 87/1-a-d, 29,62)

 

 

T.C.

YARGITAY

BİRİNCİ CEZA DAİRESİ

E. 2010/3234

K. 2012/1724

T. 13.03.2012

 

·         Kasten İnsan Öldürme

·         Haksız Tahrik

 

Özet: Sanığın, resmi eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı evine evlilik dışı ilişki yaşadığı bayanı getirerek ahlak dışı davranışla birlikte yaşaması, ayrıca metresinin kız kardeşiyle herkesçe bilinecek şekilde ilişki kurduğunun duyulup ifade edilmesi, eşi maktuleye karşı şiddet kullanarak onu boşanmaya zorlaması ve dolayısıyla kendisinin haksız zeminde bulunması karşısında; her ne kadar eşinin kendisine sadakat göstermediğini söylemiş ise de, bu nedenle onu öldürmesi eyleminde haksız tahrik hükümlerinden yararlanması hakkaniyet ve nisfetle bağdaşmamaktadır.

(5237 s. TCK m. 29, 82)

T.C.

YARGITAY

İKİNCİ CEZA DAİRESİ

E. 2010/15826

K. 2011/37821

T. 31.10.2011

 

·         Elektrik Hırsızlığı

·         Çalıntı Eşyanın Ekonomik Değeri

 

Özet: Abonesiz ve sayaçsız elektrik kullandığı tespit edilen sanığın kaçak elektrik kullandığı sürenin; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak elektrik tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olduğu, doğru bulgu ve belgeler bulunmaması halinde bu sürenin 90 gün olarak alınması gerektiği gözetilmelidir.

İşyerini 2004 yılı Eylül ayında kiraladığına ilişkin sanık beyanı gözetilerek, suça konu işyerini ne zaman kiraladığı ve hangi tarihten itibaren elektrik kullanmaya başladığı araştırılıp tespit edilmesi halinde, bu tarih ile tespit tarihi arasındaki sürede; tespit edilmemesi halinde ise 90 günlük sürede kurulu güce göre, kaçak kullanılan elektriğin suç tarihindeki normal tarifeye göre, cezasız ve vergisiz değeri uzman bilirkişiye hesaplattırılmalı, 765 sayılı TCK’nın 522/1. Maddesinin uygulanmasında tespit edilen bu değer esas alınmalıdır.

(765 s. TCK m. 491, 522/1)

T.C.

YARGITAY

İKİNCİ CEZA DAİRESİ

E. 2010/16470

K. 2011/39182

T. 21.11.2011

 

·         Konut Dokunulmazlığını Bozmak

·         Konut Sahibinin Rızası

 

Özet: Olay günü saat 21.30 sıralarında komşusu ve ev sahibi olan şahsın evine geldiği, kapıyı çalması üzerine, ev sahibinin eşinin kapıyı açtığı, evde diğer katılanın da olduğunu öğrenen sanığın katılanı kapıya çağırdığı ve kapıya gelen katılana saldırarak darp etmeye başladığı, içeri kaçan katılanın peşinden eve girip darp etmeye başladığı, içeri kaçan katılanın peşinden eve girip darp etmeye devam ettiği olayda; ev sahibinin sanığı içeriye davet ettiği ve şikâyetçi olmadığı da nazara alındığından rızası hilafına konuta girme unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmalıdır.

(5237 s. TCK m. 116)

T.C.

YARGITAY

ÜÇÜNCÜ CEZA DAİRESİ

E. 2010/4432

K. 2011/7689

T. 02.06.2011

 

·         İşgal ve Faydalanma

·         Zoralım

 

Özet: 1964 ve 1986  tarihinde kesinleşen tahdit çalışmaları sonrasında orman sınırları içinde kaldığı belirlenen dava konusu yerle ilgili olarak, sonradan 2002 yılında tesis edilen topu hukuken geçersizdir. Emlak vergileri ödenip belediye tarafından da tamirat izni verilmesi sanıkta suç kastının bulunmadığını gösterir. Ancak; suç sahası üzerine yapılan tesis nitelikli binanın müsadere edilmesi gerektiği gözetilmelidir.

(6831 s. OK m. 2/B, 93)

(5237 s. TCK m. 54)

 

T.C.

YARGITAY

ÜÇÜNCÜ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/36560

K. 2011/23317

T. 14.12.2011

 

  • Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar
  • Kasten Yaralama

 

Özet: Hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Yasa’nın 50/1-f maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi için sanığın gönüllü olup olmadığı araştırılıp, rızasının alınması gerektiği gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 50/1, 86/2)

 

T.C.

YARGITAY

DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ

 

E. 2010/21412

K. 2011/12045

T. 05.07.2011

 

  • İftira
  • Şikayet Hakkı
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

 

Özet: İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Kaymakamlık makamına verdikleri şikayet dilekçesinde, “Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan öğrenci taşıma ihalesine siyasi nedenlerle fesat karıştırıldığının köyde dedikodu olarak söylendiğini…” ifade eden sanıkların, şikayetlerine konu iddialarının ispat edilememiş olması tek başına suçun oluşunu için yeterli sayılamaz. Anayasal bir hak olan şikayet hakkını kullanan sanıkların ne şekilde iftira kastı ile hareket ettiği açıklanmadan hükümlülük kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

İncelenen dosyada; iftira suçunun mağduru olan katılanların, maddi nitelikte bir zararın söz konusu olmaması nedeniyle bu koşulun yerine getirilip getirilmediğinin araştırılıp irdelenmesine gerek bulunmamaktadır.

(5237 s. TCK m. 267/1)

(5271 s. CMK m. 231)

 

T.C.

YARGITAY

DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ

 

E. 2009/9501

K. 2011/12093

T. 05.07.2011

 

  • Tehdit
  • Haksız Fiil

 

Özet: Tehdidin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunması suçun oluşumu için yeterlidir. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elem koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir. Önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabul edilemez.

(5237 s. TCK m. 106)

 

 

T.C.

YARGITAY

BEŞİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2007/9276

K. 2011/24622

T. 29.11.2011

 

  • Kooperatif Memuru
  • Resmi Belgede Sahtecilik
  • Nitelikli Zimmet

 

Özet: Kooperatif memurları, kooperatifin para ve malları ile evrak ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlar nedeniyle kamu görevlileri gibi cezalandırılırlar. Kooperatifin yönetim  kurulu başkanı olan sanığın, kooperatif ana sözleşmesinin 46.maddesi uyarınca kooperatife ait evrakın muteber olması için gerekli olan temsile yetkili iki kişinin imzasından birini suç tarihinde yönetimde yer almayan şahsın imzasını atmak suretiyle kooperatife ait çekleri sahte olarak düzenlemek şeklindeki eylemi, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın339 ve 80.maddelerindeki resmi belgede sahtecilik, suç tarihinden  sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 204/2 ve 43.maddeleri uyarınca da kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturur.

Mağdurun belli olduğu ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK’nın 55/2.maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 43, 55/2, 204/2)

 

T.C.

YARGITAY

BEŞİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2007/126

K. 2011/25109

T. 08.12.2011

 

  • Zimmet
  • Noter Sorumluluğu

 

Özet: Gecikmelerle yatırdığı harç, damga vergisi, değerli kağıt bedelleri ile hiç yatırmayarak mal edindiği katma değer vergisi tutarlarının; 1512 sayılı Yasa uyarınca noter olan sanığa görevinden dolayı tevdi edilmiş olması, muhafaza ve denetim sorumluluğunun bulunması karşısında atılı eylem zincirleme biçimde zimmet suçunu oluşturur.

(1512 s. Noterlik K. m. 118, 119, 120)

(5237 s. TCK m. 247)

 

 

T.C.

YARGITAY

ALTINCI CEZA DAİRESİ

 

E. 2009/6106

K. 2010/4775

T. 22.04.2010

 

  • Nitelikli Yağma
  • Yağma
  • Eklenti

 

Özet: “Nitelikli yağma” suçunu yaptırıma bağlayan 5237 sayılı TCK’nın 149.maddesinin  1.fıkrasının (d) bendinde “Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde” ibaresine yer verilip ayrıca “eklentiden “ bahsedilmediğinden, tek başına saat 13:30 sıralarında konut eklentisi sayılan apartman merdiveninden çıkmakta olan yakınana arkasından yaklaşıp, omzunda bulunan çantayı, yakınanı bir süre sürükleyip “ basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek” ölçüde yaraladıktan sonra alan sanığın eylemi aynı Yasa’nın 148/1. Maddesindeki suçu  oluşturur.

(5237 s. TCK m. 148/1, 149/1-d)

 

T.C.

YARGITAY

ALTINCI CEZA DAİRESİ

 

E. 2007/15889

K. 2011/2142

T. 03.03.2011

 

  • Hırsızlık
  • Ceza Yargılamasında Kuşku

 

Özet: Yakınanın çalınan motosikletinin yanına geldiğinde kilidinin açıldığını gördüğü ve anahtarı aradığında cebinde ve misafirliğe gittiği arkadaşının evinde bulamadığına dair anlatımı ile sanıkların söz konusu motosikletin anahtarının kilidinin üzerinde olduğu yönündeki savunmalarına göre; “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi gereğince, suça konu motosikletin,  anahtarı üzerinde iken çalındığının kabulü gerekir.

(5237 s. TCK m. 141/1, 142/2-d)

 

T.C.

YARGITAY

YEDİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2008/13185

K. 2011/18429

T. 02.11.2011

 

  • Zimmet
  • Nitelikli Zimmet
  • Banka Zararı

 

Özet: Zimmet nedeniyle meydana gelen banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken hukuk mahkemelerinde dava konusu olabileceği de gözetilmeden, zararın talep tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte ödettirilmesine hükmolunması yasaya aykırıdır.

(4389 s. Bankalar K. m.22)

 

 

T.C.

YARGITAY

YEDİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/10702

K. 2012/21

T. 26.12.2011

 

  • Yasaklı Olmasına Rağmen Spor Müsabakalarında Bulunma
  • Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı

 

Özet: Sanığın, yasaklı olmasına rağmen spor müsabakalarında bulunma eyleminin uygun bulunduğu 5149 sayılı Yasa’nın 18/3.maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 05.01.2006 günlü kararı ile iptal edildiğinden, bu konuya ilişkin yeniden düzenlemenin yapıldığı 5278 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 08.02.2008 tarihine kadar eylem yaptırımsız kaldığından sanığın beraatine karar verilmelidir.

(5149 s. SMŞDÖDK m. 18/3)

(6222 s. SŞDÖK m. 15)

 

T.C.

YARGITAY

SEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/12803

K. 2011/16532

T. 19.12.2011

 

  • Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması
  • Taksirle Yaralama
  • Fikri İçtima

 

Özet: Başkalarının sağlığı bakımından kontrol altına alınmasında ihmal gösterilen hayvanın şikayetçiyi ısırarak basit tıbbi müdahale gerektirecek şekilde yararlanmasına sebebiyet verme eylemi 5237 sayılı Yasa’nın 44.maddesi uyarınca taksirle yaralama suçunu oluşturur.

(5237 s. TCK m. 89, 177)

 

T.C.

YARGITAY

SEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/11059

K. 2011/16541

T. 19.12.2011

 

  • Resmi  Belgede Sahtecilik
  • Sahte Plaka ve Ruhsatname Kullanmak
  • Zincirleme Suç

 

Özet: Belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu yazı veya mührün kağıt üzerinde olması zorunlu olmayıp, metal üzerine yazı yazılması halinde de 5237 sayılı TCK’nın 204.maddesinde yazılı suç oluşmaktadır. Anılan maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere araç plakaları da resmi belge mahiyetindedir.

Suça konu plaka ile motorlu araç trafik belgelerinin sahte olup olmadıkları hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sahte olup olmadıkları hususunda bilirkişi inceleme yaptırılarak sahte olup olmadıkları hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sahte olduğunun belirlenmesi halinde, belgede sahtecilik suçlarından belgenin aldatıcı nitelikte olup olmadığının tespiti mahkemeye ait olduğundan duruşmada incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, gerekçeli kararda da aldatıcı niteliğinin tartışılması gerekir.

Sahte plaka ile tescil ve trafik belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiğinin belirlenemediği hallerde, TCK’nın 43. Maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır.

(5237 s. TCK m. 43, 204/2)

(765 s. TCK m. 80, 342/2)

 

T.C.

YARGITAY

DOKUZUNCU CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/12507

K. 2012/1273

T. 02.02.2012

 

  • Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma
  • Örgüt Mensubu Suçlu Hakkında Koşullu Salıverilme ve İnfaz

 

Özet: 5237 sayılı Yasa’nın 58/9.maddesinde yer alan hususlar, örgüt mensubu olma suçundan mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan infaza ilişkin bir düzenleme olup kazanılmış hakka konu edilemez. 01.06.2005 tarihinden sonra,  suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün üyesi olma suçunu işleyen hükümlüler hakkında, 5275 sayılı Yasa’nın 107/4.maddesinde gösterilen koşullu salıverilme süresi ve infaz rejimi uygulanmalıdır.

4422 sayılı Yasa döneminde işlenen suça ilişkin olarak lehe olan infaz kanununun belirlenmesinde; 3713 sayılı Kanun’un 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. Maddesi hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun’un 107/4.maddesi hükümleri arasında lehe kanun değerlendirmesi yapıldığında her iki durumda da koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken süre hükmedilen süreli hapis cezasının dörtte üçü olmaktadır. Bu durum ise değerlendirmeye konu edilen her iki kanun hükmünün aynı sonucu verdiğini göstermektedir.

(5237 s. TCK m. 6/1-j, 7/2, 58/9, 220)

(5275 s. CGİK m. 107)

(3713 s. TMK m.17)

(4422s. ÇASMK m.13)

 

T.C.

YARGITAY

DOKUZUNCU CEZA DAİRESİ

 

E. 2009/22491

K. 2012/1684

T. 09.02.2012

 

  • Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma

 

Özet: Belli bir organizasyon dâhilinde ve gizlilik çerçevesi içinde hareket ederek örgüte katılmak isteyen kişilerle irtibata geçip, onları kendi aracıyla uzun süren bir yolculuk sonrası doğrudan örgüt mensuplarına teslim eden sanığın eylemi silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 220/7, 314/2)

(3713 s. TMK m. 5)

 

T.C.

YARGITAY

ONUNCU CEZA DAİRESİ

 

E. 2010/44988

K. 2011/4284

T. 02.05.2011

 

  • Uyuşturucu Madde İhraç Etmek
  • Uyuşturucu Madde Nakletmek
  • Fikri İçtima

 

Özet: Gümrük işlemlerinden sonra, suç konusu uyuşturucu madde ile havalimanından yurt dışına çıkmak isterken yakalanan sanığın eylemi ihraca teşebbüs ve tamamlanmış nakletme olmak üzere iki ayrı suçu oluşturur. TCK’nın 44.maddesi gereğince, her iki suç nedeniyle yapılacak uygulama ile belirlenecek sonucun karşılaştırılarak daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 35, 44, 188)

 

T.C.

YARGITAY

ONUNCU CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/12994

K. 2011/56809

T. 31.10.2011

 

  • Uyuşturucu Madde Kullanma
  • Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri
  • Gerekçe Denetimi
  • Kanun Yararına Bozma

 

Özet: 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191.maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlar uygulanırken, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekir. Gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığı olağan yasa yolu incelemesinde denetlenebilir. Olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma isteği üzerine denetlenemez. Ancak, açıkça yasaya aykırı olan veya kendi içinde çelişen bir gerekçe de gerekçe sayılamaz. Mahkeme tarafından sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığı açıkça belirtilmeden, bir yandan uyuşturucu madde kullandığına ilişkin savunmasına yollama yapıldığı, diğer yandan tedaviye hükmolunmadığı anlaşıldığından; öncelikle sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının kabul edilip edilmediğinin gerekçesiyle birlikte gösterilmesi, sonucuna göre TCK’nın 191. Maddesinde öngörülen seçenek uygulamalardan birine göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m.191)

 

T.C.

YARGITAY

ONBİRİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2008/18284

K. 2009/6127

T. 11.05.2009

 

  • Dolandırıcılık
  • Özel Belgede Sahtecilik

 

Özet: Sahte kimlik belgesini kullanarak cari hesaplar açtırdıktan sonra “bankamatik kartı” ve Telecard” almak için bankalara başvuruda bulunan sanığın eline kartlar geçmeden gerçek şahsın durumu öğrenip şikayetçi olduğu olayda; bankaların cevabı yazılarından, kredi kartı niteliği taşımayan bankamatik kartı ile telecard’ın hesaba tanımlı kartlar olup, hesapta bulunan paranın çekilmesi ya da hesaba para yatırılması işlemleri yapılabilen bu kartlar kullanılarak alışveriş yapılıp ATM’den para çekilmesinin ancak hesapta para bulunması ya da karta limit verilmesi halinde olanaklı olduğu, bankaların şubelerinde 10.00TL yatırılarak açtırılan cari hesaplara bağlı kredi limiti bulunmadığının bildirilmesi karşısında; talepte bulunan kartlar sanığa verilmiş olsaydı dahi, sanığın ancak sahte isimle açtırdığı hesaplarda para bulundurduğu sürece kartları kullanmasının olanaklı olacağı, dolayısıyla bankanın veya adına sahte hesap açtırılan şahsın zararına işlem yapılmasının mümkün olmayacağından, 765 sayılı TCK’nın 504/1.maddesindeki (5237 sayılı TCK’nın 158/1-j md) “tahsis edilmemesi gereken kredinin açıklamasını sağlamak” öğesi gerçekleşmediğinden dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ancak; cari hesap açtırırken özel belge niteliğinde olan “bankacılık hizmetler sözleşmesi’ni sahte isim ile imzalayan sanığın “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

(765 s. TCK m. 504)

(5237 s. TCK m. 158/1-j, 207)

 

T.C.

YARGITAY

ONBİRİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/7126

K. 2011/2820

T. 28.06.2011

 

  • Resmi Belgede Sahtecilik
  • Zincirleme Suç

 

Özet: Sanığın, kardeşi mağdur adına tescilli olan taşınmazı, şikayetçiye satışını gerçekleştirmek amacıyla diğer sanıklardan yardım istediği, fotoğrafı diğer sanıklardan birine ve fakat nüfus bilgileri mağdura ait olan 08.06.2000 tarihinde “kayıptan verilme” nüfus idaresine sahte düzenlettirilmiş nüfus cüzdanı ile aynı gün Noterde “taşınmaz satış yetkisini” havi sahte vekaletnamenin sanık lehine düzenlettirildiği, 09.06.2000 tarihinde ise bu sahte belgelerle sanığın Tapu Sicil Müdürlüğüne taşınmazın satışının yapılması için başvuruda bulunduğu, ancak tapu görevlilerinin tapu senedindeki malikin fotoğrafı ile kendilerine işlemlerin ikmali için sunulan nüfus cüzdanındaki fotoğrafın farklı olduğunu fark etmeleri üzerine yapılan araştırma sonucu durumun ortaya çıkması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanıklara yüklenen “sahtecilik” eylemleri bir bütün halinde “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve tek mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 43, 204)

(765 s. TCK m. 80, 342/2)

 

T.C.

YARGITAY

ONÜÇÜNCÜ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/27923

K. 2011/2008

T. 02.02.2012

 

  • Şüphelinin İfadesi
  • İddianamenin İadesi

 

Özet: 5271 sayılı CMK’nın 170/3-c madde ve fıkrasına göre, iddianamede gösterilmesi gereken hususlar arasında mağdurun kimliği de sayılmıştır. Anılan Yasa’nın 174/1-b madde ve fıkrası uyarınca da suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan bir delil toplanmadan hazırlanan iddianamenin iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, Cumhuriyet Savcısı’nın hırsızlık suçuna konu malın kime ait oluğunu araştırmadan nereden ne şekilde alındığını belirlemeden iddianame düzenlemesi yasaya aykırıdır.

(5271 s. CMK m. 170/3-c, 174/1-b)

 

T.C.

YARGITAY

ONBEŞİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/10179

K. 2011/1985

T. 22.09.2011

 

  • Hırsızlık
  • Güveni Kötüye Kullanmak
  • Zilyedin Rızası
  • Zilyetliğin Devri

 

Özet: Taşınır malın alınmasının hırsızlık suçunu oluşturabilmesi için, zilyedin rızasının bulunmaması gerekir. Güveni kötüye kullanma suçunda ise, zilyetlik rızasıyla faile devredilmelidir.

Müştekinin, aynı işyerinde çalıştıkları sanığın konuşma yapmak için istemesi üzerine cep telefonunu geçici süre için verdiğini belirtmesi karşısında; cep telefonunun zilyetliğinin belirli bir süre için müşteki tarafından sanığa devredilmiş olması nedeniyle eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 141,155)

 

T.C.

YARGITAY

ONBEŞİNCİ CEZA DAİRESİ

 

E. 2011/10282

K. 2011/10600

T. 23.11.2011

 

  • Nitelikli Dolandırıcılık
  • Kamu Kurumlarını Dolandırmak
  • Suçun Unsurlarının Oluşmaması

 

Özet: 4 yaşındaki kızının düşmesi sonucu poşet içindeki tığın çocuğun göğsüne saplanması nedeniyle çocuğunu önce devlet hastanesi oradan da bir başka hastanenin acil polikliniğe yetiştirerek tedavisini yaptıran ve bu tedavileri esnasında kardeşinin çocuğuna ait yeşil kart karnesini kullanan sanığın savunmalarında, herhangi bir sosyal güvencesi ve ekonomik gelirinin olmadığını, kardeşinin yeşil kartı ile hastaneye götürmek zorunda kaldığını ve tedavisini o şekilde yaptırdığını beyan etmesi karşısında; Sağlık Bakanlığı’nın 11.05.2000 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği’nin 37.maddesi ile Başbakanlığın 2008/13 sayılı genelgesi uyarınca, sanığın hiçbir sosyal güvencesinin olmaması ve ödeme gücünün bulunmaması nedeniyle kendisinden acil sağlık hizmet bedellerinin alınamayacağı ve bu nedenle herhangi bir zararın söz konusu olmayacağı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 158)

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177