Yeşim
Yeşim
27 Ekim 2015 Salı 12:00
SAHTE FATURA DÜZENLEME SUÇUNUN OLUŞUMU
Yargıtay 19. Ceza Dairesi

Tarih    : 27.05.2015
Esas No : 2015/3176

Karar No : 2015/2006

VUK Md. 359

Sahte fatura düzenleme suçunun oluşabilmesi için düzenlenen sahte faturaların Yasa’da öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerektiği, ancak sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların aslı veya onaylı örnekleri dosya içinde bulunmadığı gibi fatura bilgilerinin de yer almaması karşısında; faturaların asılları ve onaylı suretleri varsa getirtilerek Yasa’da öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, faturaları kullananlar belirlenip sanıktan alınıp alınmadığı hususunda ifadelerine başvurulması, yine faturalardaki imza ve yazılar ile şirkete ait başka belgeler üzerindeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle mahkumiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu hk.

İstemin Özeti: Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Karar: 2009 takvim yılına ait defter ve belgelerin ibrazına dair yazının 04.05.2010, 2006-2008 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazına dair yazının ise 05.05.2011 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- (…) Vergi Dairesinin mükellefi olup inşaat taahhüt faaliyetiyle uğraşan (…) Ltd. Şti. yetkilisi olan sanığın gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmaksızın 2009 takvim yılında sahte faturalar düzenlediğinin iddia olunduğu, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek şirket ile ilgisinin olmadığını ve sahte fatura düzenlemediğini savunduğu, davanın dayanağını oluşturan 13.09.2011 gün (…) sayılı vergi suçu ve tekniği raporlarında sanığın ortağı ve yöneticisi olduğu başka şirketler ile alış yaptığı bir çok firma hakkında olumsuz tespitler bulunduğu, Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin yüksek miktarda matrahlar içerdiğinin belirtildiği, 213 sayılı VUK’un 227/3 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü üzere anılan suçun oluşabilmesi için düzenlenen sahte faturaların yasada öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerektiği ancak sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların aslı veya onaylı örnekleri dosya içinde bulunmadığı gibi fatura bilgilerinin de yer almaması karşısında; faturaların asılları ve onaylı suretleri varsa getirtilerek yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, faturaları kullananlar belirlenip sanıktan alınıp alınmadığı hususunda ifadelerine başvurulması, yine faturalardaki imza ve yazılar ile şirkete ait başka belgeler üzerindeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2- Defter ve belge ibraz etmemek suçlarının işlendiği tarih itibariyle kesinleşmiş adli sicil kaydı bulunmayan ve hakkında takdiri indirim uygulanıp tekrar suç işlemeyeceği konusundaki olumlu kanaat nedeniyle cezaları ertelenen sanık hakkında ertelemeye göre daha lehe sonuç doğuran CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

Kanun’a aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak hükümlerin bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi.



Son Güncelleme: 27.10.2015 12:04
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177