04 Şubat 2014 Salı 16:05
YAŞLILIK AYLIKLARININ VE FAİZİNİN TAHSİLİ
 T.C.

 

YARGITAY

 

10. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2010/825

 

K. 2011/7419

 

T. 24.5.2011

 

• YAŞLILIK AYLIKLARININ VE FAİZİNİN TAHSİLİ ( Sigortalılık Süresi İtibariyle Davacının Durumu 4759 S. Kanunla Yeniden Düzenlenen Geçici 81. Md.nin B/C Bendine Uygun Düşmekte Olup Buna Göre Tahsis Tarihi İtibariyle Prim Ödeme Gün Sayısı ve Yaş Şartları Gerçekleşmiş İse de 25 Yıllık Sigortalılık Şartı Yerine Gelmediğinden Reddi Gerektiği )

 

• PRİM ÖDEME GÜN SAYISI ( Yaşlılık Aylıklarının ve Faizinin Tahsili - Tahsis Tarihi İtibariyle Prim Ödeme Gün Sayısı ve Yaş Şartları Gerçekleşmiş İse de 25 Yıllık Sigortalılık Şartı Yerine Gelmediğinden Reddi Gerektiği )

 

• SİGORTALILIK ŞARTI ( Davacının Durumu 4759 S. Kanunla Yeniden Düzenlenen Geçici 81. Md.nin B/C Bendine Uygun Düşmekte Olup Buna Göre Tahsis Tarihi İtibariyle Prim Ödeme Gün Sayısı ve Yaş Şartları Gerçekleşmiş İse de 25 Yıllık Sigortalılık Şartı Yerine Gelmediğinden Yaşlılık Aylığı İsteminin Reddi Gerektiği )

 

5510/m.Geç.7

 

506/m.62,Geç.20,Geç.81

 

ÖZET : Dava, davacının yaşlılık aylığını hak ettiğini iddiası ile ödenecek yaşlılık aylıklarının ve faizinin tahsili istemine ilişkindir. Sigortalılık süresi itibariyle davacının durumu 4759 Sayılı Kanunla yeniden düzenlenen geçici 81. maddesinin B/c bendine uygun düşmekte olup, buna göre tahsis tarihi itibariyle prim ödeme gün sayısı ve yaş şartları gerçekleşmiş ise de 25 yıllık sigortalılık şartı yerine gelmediğinden, davacıya yaşlılık aylığı tahsisine yasal olarak imkan bulunmamaktadır. Zira aylığın başlangıcına dair 62. maddede sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiştir. Davacının yaşlılık aylığı koşullarını taşımaması sebebiyle Kurumun 2. tahsis talep tarihini takip eden aybaşından yaşlılık aylığı bağlanmasına dair işlemi yerindedir.

 

DAVA : Dava, davacının 15.6.2006 tarihinde yaşlılık aylığını hak ettiğini iddiası ile ödenecek yaşlılık aylıklarının ve faizinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

 

KARAR : 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 Sayılı kanunlar ile 506 Sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 Sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.

 

Kesinleşmiş mahkeme ilamı sonunda, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.2.1983 olarak belirlendiği, 600 günlük askerlik borçlanması sebebiyle sigorta başlangıcının 15.6.1981 tarihine gerilediği, ilk tahsis talebinin 23.2.2006 tarihinde yapıldığı tartışmasızdır.

 

506 Sayılı Kanunun geçici 81. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı kapsamı dışında kalan A bendinde belirtilen 23 yıl sigortalılık şartının 4447 Sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 8.9.1999 itibariyle yerine gelmediği, bu durumda davacının bu bend hükmünden yararlanamayacağı anlaşılmaktadır.

 

Anayasa Mahkemesi'nin geçici 81. maddenin kısmen iptal kararı üzerine yasa koyucu tarafından çıkarılan 4759 Sayılı Kanun sigortalılık süresi için 23.5.2002 tarihini esas almıştır.

 

Sigortalılık süresi itibariyle davacının durumu 4759 Sayılı Kanunla yeniden düzenlenen geçici 81. maddesinin B/c bendine uygun düşmekte olup, buna göre tahsis tarihi itibariyle prim ödeme gün sayısı ve yaş şartları gerçekleşmiş ise de 25 yıllık sigortalılık şartı yerine gelmediğinden, davacıya yaşlılık aylığı tahsisine yasal olarak imkan bulunmamaktadır. Zira aylığın başlangıcına dair 62. maddede sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiştir. 23.2.2006 tarihini takip eden aybaşı olan 1.3.2006 tarihinde davacının yaşlılık aylığı koşullarını taşımaması sebebiyle Kurumun 2. tahsis talep tarihi olan 20.1.2009 tarihini takip eden aybaşından yaşlılık aylığı bağlanmasına dair işlemi yerindedir.

 

Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

 

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 

SONUÇ :  Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Son Güncelleme: 04.02.2014 16:05
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol