Yeşim
Yeşim
07 Nisan 2015 Salı 15:17
SGK’dan Hak Sahiplerine Sigortalınız Yanlış Zamanda Öldü Sorgusu

I- GİRİŞ

Gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasalarda sigortalının hak sahiplerinden kız çocuklarına ve anne-babasına hangi şartlarla aylık bağlanacağı hakkında zaman içinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Daha önceki yasa hükümlerine göre aylık bağlanmasına hak kazanmamışken sonradan lehte yapılan değişikliklerle aylık bağlanmasına hak kazanmış kişilere aylıkları bağlanmıştır. Ancak Kurum’ca yayınlanan 2013-26 sayılı Genelge ile aylığa hak kazanmada ölüm tarihinde mer’i yasa hükmünün dikkate alınacağı; lehte yapılan değişiklikle aylık bağlananların aylığa hak kazanmayacakları ve ödenen aylıkların geri alınacağı belirtilerek geçmişe dönük olarak hak sahiplerinin, sigortalının ölüm tarihinde hak edip etmedikleri araştırılmaya başlanmış; adeta sigortalı yanlış zamanda öldü denilerek hak sahiplerine bağlanan aylıklar kesilerek ödenenler takibe alınmıştır. Kurum uygulamasının hukuka aykırılığı makalemizin konusudur.

II- KURUM UYGULAMASI

Kurum’ca yayınlanan 2013-26 Genelge([1]) ile tahsis uygulamaları tek bir genelgede toplanmış ve “Ölüm Gelir/Aylığı Bağlama İşlemleri” başlığı altında “4/1-(a) Sigortalılarından Dolayı Ana ve Babaya Ölüm Gelir/Aylığı Bağlama Koşulları” açıklanmıştır. Genelgede;

“Ölen 4/1-(a) sigortalılarının ana ve babasına aylık bağlama işlemlerinde hak sahibi koşullarının hatalı tespit edildiği anlaşılmıştır. Söz konusu koşullar sigortalının ölüm tarihine göre farklılık göstermekte olup,  06.08.2003 tarihinden önce, 06.08.2003 ila 2008/Ekim ayı arasında ve 2008/Ekim ayı başından sonra ölen sigortalıların ana ve babasına aylık bağlama şartları aşağıda açıklanmıştır.

06.08.2003 Tarihinden Önce Ölen Sigortalılar

506 sayılı Kanun’un 4958 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 69. maddesinde 06.08.2003 tarihinden önce ölen sigortalılardan dolayı ana ve babalara aylık bağlanması için öncelikle sigortalının ölüm tarihinde artan hisse olması gerekmektedir. Ölüm tarihinde artan hisse yoksa ana ve babaya daha sonra artan hisse olsa bile aylık bağlanmaz.

Diğer bir koşul ise yine ölüm tarihinde ana ve babanın geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlandığının tespitidir. Ölüm tarihinde ana babanın geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlanıp sağlanmadığının tespiti sosyal güvenlik denetmenleri tarafından yapılacaktır. Denetmen tarafından düzenlenen raporda, ölüm tarihinde bu şartın yerine gelip gelmediği mutlaka belirtilecektir.

Ölüm tarihinde bu şartlara sahip olan ana ve babaya ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacaktır.

Ana ve babaya bağlanan aylıklar, hisse bulunmaması durumunda kesileceği gibi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı gelir ve aylık almaları halinde de kesilecektir. Çalışmaları halinde işe giriş tarihini takip eden, gelir/aylık almaya başlamaları halinde de gelir/aylık başlangıç tarihini takip eden ödeme dönemi itibariyle ölüm aylığı kesilecektir. Ana ve babaya yapılan yersiz ödemeler hakkında 506 sayılı Kanun’un mülga geçici 91 inci madde hükümleri uygulanacaktır.

06.08.2003 ila 2008/Ekim ayı başı arasında ölen sigortalılar

506 sayılı Kanun’un 4958 sayılı Kanunla değiştirilmiş 69. maddesinde; 06.08.2003 tarihinden sonra ölen sigortalının ana ve babasına ölüm aylığı bağlanması için; sigortalının ölüm tarihinde artan hissenin bulunması ile ana ve babanın çalışmaması ve 2022 sayılı Kanun’a göre alınan aylık hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun gelir ve aylık almaması gerekmektedir.

06.08.2003 ila 2008/Ekim ayıbaşı arasında ölen sigortalıların ana ve babalarının ölüm aylığı bağlanması için gerekli şartları yerine getirip getirmediğinin tespiti işlemi sosyal güvenlik denetmeni yerine dosya memuru tarafından yapılacaktır.

Ölüm tarihinde Kanun’da belirtilen şartları yerine getiren ana ve babaya ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacaktır. Bağlanan aylıklar;  hisse bulunmaması durumunda kesileceği gibi, ana ve babanın çalışması halinde işe giriş tarihini takip eden, gerek kendi sigortalılığı gerekse hak sahibi olarak gelir/aylık almaları durumunda ise gelir /aylık başlangıç tarihini takip eden ödeme döneminden kesilecektir.

2008/Ekim Sonrası Ölen Sigortalılar

2008/Ekim ayından sonra ölen 4/1-(a) ve 4/1-(b) sigortalılarının hak sahibi ana ve babalarına aylık bağlanması için Kanun’un 34. maddesinde belirtildiği üzere, eş ve çocuklardan artan hissenin bulunması (65 yaşın üstünde olması halinde artan hisse şartı aranmaz) diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması ve her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması şartları aranmaktadır.

Ölüm aylığı bağlanması için tahsis talep ve beyan taahhüt belgesinin “11. Her Türlü Kazanç ve İrattan Elde Edilen Gelir Asgari Ücretin Net Tutarından Az Mı?”  bölümünde “Evet” şeklinde beyanda bulunan ana ve babanın, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olup olmadığının tespiti için muhtaçlık belgesinin alınması uygulamasına son verilmiştir.

2008/Ekim ayından sonra ölen sigortalıdan dolayı ölüm talebinde bulunan ana ve babalara ölüm gelir/aylığı bağlanması için aranan diğer koşulların varlığı yanında mutlaka sosyal güvenlik denetmenleri aracılığı ile gelir tespiti yaptırılacaktır.” Denilerek hak sahibi ana-babaya bağlanacak aylığın şartlarının sigortalıların öldüğü tarihe göre değiştiği ve halen ödenmekte olan aylıkların hak sahibinin mer’i mevzuata göre aylığa hak kazanıp kazanmadığı dikkate alınmadan öldüğü tarihin esas alınarak işlem yapılması gerektiği talimat olarak Kurum ünitelerine bildirilmiştir.

Bağ-Kur mensuplarının hak sahipleri ile ilgili ise şu düzenleme yapılmıştır;

“Ölüm Sigortasında 4/1-(b) Sigortalıları ve Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar

Ölüm sigortasında gerek sigortalılar gerekse hak sahipleri yönünden sigortalının ölüm tarihinde geçerli olan mevzuat uygulanmaktadır.

Buna göre, ölüm tarihleri itibariyle 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılar ile bunların hak sahiplerinde aranan koşullar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

SİGORTALI

VE HAK SAHİPLERİNE İLİŞKİN KOŞULLAR

ÖLÜM TARİHİ

01.10.1972-03.10.2000

04.10.2000-

07.08.2001

08.08.2001-

01.08.2003

02.08.2003-

01.10.2008

SİGORTALI

3 tam yıl

5 tam yıl

3 tam yıl

5 tam yıl

ERKEK ÇOCUK

18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde

20 yaşını,

yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olmak.

1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde

20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olmak.

18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde

20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olmak.

1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olmak.

KIZ

ÇOCUK

Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak.

1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan

Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak.

1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan

MALUL ÇOCUK

Yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olmak.

Yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olmak.

Yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olmak.

Yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olmak.

ANA VE BABA

Geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlanması

1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan

Geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlanması

1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan









Yukarıdaki tabloda belirtilen hak sahibi kız çocukları için “Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” ile ana babalar için aranan “Geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlanması” şartlarının tespiti diğer bir ifadeyle “geçimini sağlayacak gelir” kavramının belirlenmesinde; kız çocukları veya ana/babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışıp çalışmadıkları ve buralardan aylık alıp almadığı ile tapu kayıtları da araştırılarak varsa gayrimenkullerinden ve diğer gelirlerinden elde ettiği aylık tutarının İş Kanunu’na göre 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen asgari ücret (brüt asgari ücret) tutarının altında olup olmadığı hususları sosyal güvenlik denetmenlerince tespit edilecektir.

Örneğin;

eşinden dolayı SSK’dan ölüm aylığı alan hak sahibi, Bağ-kur kapsamındaki babasından dolayı ölüm aylığı talebinde bulunmuştur. Bu durumda kız çocuğuna;

- Eşinden almakta olduğu aylığının asgari ücret tutarından fazla olması halinde babasından ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin reddedilmesi,

- Eşinden almakta olduğu aylığının asgari ücret tutarından az olması halinde bu defa tapu kayıtları da araştırılarak varsa gayrimenkullerinden ve diğer gelirleri de dikkate alınarak tespit edilebilecek aylık gelirinin asgari ücretten fazla olması halinde babasından ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin yine reddedilmesi;

- Eşinden dolayı SSK’dan almakta olduğu ölüm aylığının veya yine diğer gelirleri de dikkate alınmak suretiyle aylık gelirinin asgari ücret tutarından az olması halinde ise kız çocuğuna babasından dolayı da bu kapsamda aylık bağlanması,

gerekmektedir.”

III- KURUM UYGULAMASI NE KADAR YASAL

Tartışma ölüm tarihinde aylığa hak kazanmayan hak sahibinin sonradan yapılan değişiklikle aylığa hak kazanıp kazanmayacağı noktasındadır. Örneğin; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 69. maddesi, ölen sigortalının ana babasına gelir bağlanabilmesi için, ölüm tarihinde eş ve çocuklarına bağlanması gereken aylıklar toplamının, sigortalıya ait aylıktan aşağı bulunmasını temel koşul olarak öngörmekte, bunun yanında, anne ve babanın geçimlerinin sağlığında sigortalı tarafından sağlanmış olmasını ikinci koşul olarak aramakta iken; 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, anılan ikinci koşul (sigortalının sağlığında anne ve babasının geçimini sağlamış olması koşulu) kaldırılmış ve onun yerine, anne ve babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi şekilde çalışmıyor veya 2022 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere, buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almıyor olmaları koşulu getirilmiştir.

Bu kapsamda uyuşmazlığın çözümü, hem sosyal güvenlik hukukunun niteliğinin irdelenmesini, hem de kanunların zaman bakımından uygulanmasına ilişkin kuralların incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme yoktur. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.10.2004 tarih ve 528/533 sayılı Kararı’nda da açıkça belirtildiği gibi, kural olarak; her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Ancak şu husus da belirtilmelidir ki; sosyal güvenlik hukukunun kamusal niteliği itibarıyla, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni kanun veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Tamamlanmış hukuki durumları yeni kanun veya düzenleyici kuralın etkilememesi ve onlar üzerinde hukuki sonuç doğurmaması ise kazanılmış hakları saklı tutma amacı gütmektedir.

Kanunların zaman yönünden uygulanmalarında temel kural bu olmakla birlikte; inceleme konusu 4958 sayılı Kanun’da yürürlüğe ilişkin özel bir düzenlemenin bulunmaması ve anılan Kanun’un 53. maddesiyle 506 sayılı Kanun’a eklenen ek 46. maddenin bir yürürlük maddesi olmayıp, sadece bağlanan ölüm gelirinin kesilmesi yönünden bir düzenleme içermesi karşısında, sosyal güvenlik kurallarının tanımlanan niteliği nedeniyle sonuç olarak 69. maddeyle ilgili eldeki uyuşmazlıklarda her iki düzenlemeden ana ve baba yararına olan düzenlemenin uygulanması gerekmektedir([2]).

Yine örneğin; 506 sayılı Yasaya tabi olan kocasının ölümü üzerine kocasından ölüm aylığı alan ve zorunlu Bağ-Kur sigortalısı iken ölen babasından da ayrıca ölüm aylığı talep eden hak sahibi kız çocuğu için konu incelendiğinde;  hak sahibi bekar kız çocuğu ile ilgili  619 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin 21. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin (c) bendinde yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan veya bu kanun ile diğer Sosyal Güvenlik Kanunları kapsamında çalışmayan bu kanunların kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %25 oranında aylık bağlanacağı hükmü öngörülmüştür. 1479 sayılı Kanun’un 45. maddede değişiklik yapan 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu örnekte de yeni yasanın yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesinden değil zaman içindeki ani etkisi söz konusu olmaktadır([3]).

Örnekte; dul kaldıktan sonra herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumunda çalışmadığı gibi, geçmişteki çalışmaları nedeniyle de Sosyal Güvenlik Kurumlarındaki, çalışmaları anılan kurumdan gelir ve aylık almadığı ortadadır. Öte yandan, 1479 sayılı Kanun’un 45. maddede değişiklik yapan 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni yasanın yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesinden değil zaman içindeki ani etkisi söz konusu olmaktadır.

Bunun sonucu olarak da lehte yapılan yasal değişikliği takip eden aybaşından başlayarak hak sahiplerinin aylığa hak kazanacakları tartışmasızdır([4]).

Görüldüğü gibi Kurumun mer’i mevzuata göre aylık almaya hak kazanmış bulunan hak sahiplerinin sigortalının öldüğü tarihte hak sahibi olup olmadıklarının araştırması yasal değildir. Kurum’ca ancak -varsa- hak sahibinin yasal değişiklik öncesi mevzuata göre ödenmiş aylık alıp almadığının araştırılması mümkündür. Diğer yandan yersiz ödenen aylıkların geri alınmasında Kurum’ca yapılan hatalar için 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesine göre hatalı işlemin tespit tarihinden önce geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı geri talep edilebileceğinden Kurum’ca bu takibin ve araştırmanın yapılması ayrıca anlamsız olmaktadır.

IV- SONUÇ

Sigortalının hak sahiplerinden kız çocukları veya anne-babası daha önceki yasa hükümlerine göre aylık bağlanmasına hak kazanmamışken sonradan lehte yapılan değişikliklerle aylık bağlanmasına hak kazanmış kişilerin sigortalının ölüm tarihinde aylığa hak kazanıp kazanmadıkları araştırılarak kesilmeye başlanmıştır.

Her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Ancak, sosyal güvenlik hukukunun kamusal niteliği itibarıyla, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni kanun veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır.

Yeni yasanın yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesinden değil zaman içindeki ani etkisi söz konusu olmaktadır. Bunun sonucu olarak da yeni yasa ile aylığa hak kazananların yasa değişikliğini takip eden ay başından itibaren aylığa kazandıkları Kurum’ca da kabul edilmelidir. Yeni kanun ile aylığa hak kazananların ölüm tarihindeki şartlar esas alınarak aylıklarının kesilmesi yasal değildir.




*  Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi

[1]

22.06.2013 tarihinde yayınlanmıştır.

[2]

Yrg. 10. HD.’nin, 22.03.2007 tarih ve E.2006/16080, K.2007/4336 sayılı Kararı.

[3]

Yrg. 21. HD.’nin, 08.05.2011 tarih ve E.2001/2359, K.2001/3630 sayılı Kararı.

[4]

Yrg. 10. HD.’nin, 15.11.2005 tarih ve E.2005/8048, K.2005/11724 sayılı Kararı.

Yazarlar : 'SERDAR GÜNAY'

Yaklasim Yayınları
Son Güncelleme: 07.04.2015 15:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol