04 Şubat 2014 Salı 16:53
HİZMET SÜRELERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ
 T.C.

 

YARGITAY

 

10. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2013/919

 

K. 2013/2440

 

T. 18.2.2013

 

• YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANDIĞININ TESPİTİ DAVASI ( Hizmet Süreleri Toplamının Tek Başına Aylık Bağlanmasına Yeterli Olduğu - Sigortalının İradesi Bulunmak Şartıyla Diğer Kurumlardaki Hizmetlerin Birleştirilmesinde Zorunluluk Olmadığı )

 

• YAŞLILIK AYLIĞI TAHSİS ŞARTLARININ OLUŞTUĞU ( Taraflar Arasında İhtilaf Konusu Olmayan Sigortalılık Süreleri Toplamının Nazara Alınacağı - Tahsis Talep Tarihi İtibariyle Davacı Yönününden Yaşlılık Aylığı Tahsis Şartlarının Gerçekleştiği )

 

• HİZMET SÜRELERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ ( Bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında Geçen Hizmet Süreleri Toplamının Tek Başına Aylık Bağlanmasına Yeterli Olduğu Durumda Hak Sahibinin İradesi Bulunmak Şartıyla Diğer Kurumlarda Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesinde Zorunluluk Olmadığı )

 

506/m. Geç.81

 

2829/m. 4

 

ÖZET : Dava, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının, ya da, hak sahibinin iradesinin, bu yönde olması koşuluyla, zorunluluk yoktur. Davacının ödediği primlerin 2009 yılı mart ayına ait isteğe bağlı sigortalılık süresine yönelik olduğu ve davacının yaşlılık aylığı tahsisinde tüm sigorta kollarına tabi hizmetlerinin birleştirilmesine yönelik iradesinin bulunmadığı gözetilerek, primi ödenmemiş sigortalılık süreleri dışlanarak, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan sigortalılık süreleri toplamı olan 4641 günlük primi ödenmiş sigortalılık süresi nazara alınarak, tahsis talep tarihi itibariyle 15 yıl sigortalılık süresi, 54 yaş ve 3600 gün prim gün sayısı şartına tabi olan davacı yönünden, tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi şartlarının gerçekleştiği gözetilmelidir.

 

DAVA : Davacı, 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

 

Mahkeme, bozma ilamına uyularak hükümde belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

 

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Hasan Özcan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

 

KARAR : Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de; bozma ilamının gereği, tam olarak yerine getirilmemiştir. Davanın yasal dayanağı 2829 sayılı Yasanın 4. maddesidir. Öncelikle, Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanunun amacı üzerinde durmakta fayda vardır. Anılan Yasanın amacı, hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının, ya da, hak sahibinin iradesinin, bu yönde olması koşuluyla, zorunluluk bulunmamaktadır.

 

Dava konusu, somut olayda; davacının 09.10.2009 tarihinde ödediği primlerin 2009 yılı mart ayına ait isteğe bağlı sigortalılık süresine yönelik olduğunun, 18.11.1977-30.11.1978 yılları arasında gerçekleşen 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığa yönelik prim ödemesinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacının yaşlılık aylığı tahsisinde tüm sigorta kollarına tabi hizmetlerinin birleştirilmesine yönelik iradesinin bulunmadığı gözetilerek, primi ödenmemiş sigortalılık süreleri dışlanarak, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan 01.12.1972-11.11.1977 tarihleri arasındaki 5434 sayılı Yasaya tabi 1770 gün, 09.08.2000-31.12.2005 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi 1941 gün zorunlu ve 01.08.2006-28.02.2009 tarihleri arasında aynı Yasaya tabi 930 gün isteğe bağlı sigortalılık süreleri toplamı olan 4641 günlük primi ödenmiş sigortalılık süresi nazara alınarak, tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı Yasanın Geçici 81. maddesinin ( C ) bendinin ( bb ) alt bendine göre 15 yıl sigortalılık süresi, 54 yaş ve 3600 gün prim gün sayısı şartına tabi olan davacı yönünden, tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi şartlarının gerçekleştiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

 

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 

SONUÇ :  Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Son Güncelleme: 04.02.2014 16:54
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177