22 Eylül 2016 Perşembe 09:43
‘Yaşamak Güzel Şey’

DERYA AYDOĞAN

Olacak O kadar’ın yazarlarından Müfit Can Saçıntı’nın filmi “Yaşamak Güzel Şey” nisan ayında vizyona girecek. Saçıntı ile senaryosunu kendisinin kaleme aldığı ve aynı zamanda yönetmenliğini üstleneceği filmi ile ilgili konuşurken mizah anlayışını da konuştuk.

»“Sistemin yarattığı güzellikler yerine yaşamın güzelliklerini hatırlatmak istiyorum ” Nedir sistemin yarattığı güzellikler?
Üniversitede reklam dersimiz vardı. İlk dersin ilk cümlesi, hiç unutmuyorum, tam olarak şöyleydi: “ Reklamın amacı, tüketicinin, ihtiyaç sıralamasını değiştirmektir”. Buradan çıkan sonuç şu: Bu sistemde ihtiyaç sandığımız şeyler gerçek ihtiyacımız değil. Sistemin reklamlar yoluyla dayattığı yapay ihtiyaçlar. Bu çerçevede dayattığı güzellikler de yapay güzellikler… Hepsi, bu tüketim toplumunda, tüketirken tükenmemiz için, sistemin bize oynadığı oyunlar. Yaşamın gerçek güzellikleri ne derseniz? Bunlardan hepsini değil ama bazılarını filmde göreeceğiz.


»Nasıl bir karakterle karşılaşacağız?
Filmin kahramanı, bir kahraman değil bi kere. Yaşam koşullarına boyun eğen pısırık bir insanken başkaldıran bir anti kahramana dönüşüyor. Peki bu dönüşüm neden oluyor derseniz? Hani bütün süper kahraman filmlerinde, kötü bir olay olur ve sıradan insan bir kahramana dönüşür ya. Mesela Spiderman’da adamı örümcek ısırıyor, adam hop süper kahramana dönüşüyor. Süperman’de çocuk kendi gezegeninde sıradan bir canlı iken, öksüz yetim kalıp dünyaya sürgüne gelince süper kahraman oluyor. Veya Nazım Hikmet’in Kara Yılan Destanı’nda Kara Yılan sıradan bir köylüyken, ölüm tehlikesi atlatınca bir kahramana dönüşüyor…. Bizim esas oğlanımızın da başına kötü bir şey gelince bir nevi anti kahramana dönüşüyor. Ama bizimki uçan bir kahraman değil, ayakları yere sağlam basan bir kahraman. Ancak yaşamın gerçek güzelliklerini farkeden ve farkettiren bir kahraman…

»“Olacak O Kadar” ’ın mizah anlayışından bugünkü mizah anlayışına geldik. Toplumda neler değişti?
Mizah dediğimiz şey gülmece yoluyla, acı gerçekleri, sert eleştirileri tahammül edilebilir bir hale getirir. Ancak tahammülsüzlük öyle bir boyuta geldi ki, bugün mizahın kendisine tahammül oranı çok azaldı.


Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 22.09.2016 09:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177