20 Ağustos 2014 Çarşamba 12:59
Önümüzdeki süreçte sahadaki güçler yeniden şekillenecek
 Kürtler tıpış tıpış eve döner mi?

Dönmezler.. Kimse kimseyi kandırmasın. Kürtler Kandil’i boşaltmazlar, tamamen silahsızlanmazlar.
Barış süreci Kürtlere statü tanımadan sonuçlanmaz. Tanınacak statüye Kürtlerin kendi güvenliklerini kendilerinin sağlaması da dahildir.

Kürtler 30 yıllık acımasız savaştan sonra pardon deyip silahları bırakıp tıpış tıpış eve dönmezler.

Muhalefet beceriksiz

Özellikle CHP dünyayı, Türkiye’yi kavramaktan çok uzakta. CHP barış sürecinin iktidara ve Kürt siyasetine oy kazandırdığının ayırdında değil.  CHP oyları toplama çıkarma ile ölçtüğü sürece de farkına varmayacak..

Barış süreci AKP için son derece zor ve çetin.. CHP, AKP’nin önünü açıyor, AKP’ye yol veriyor.

CHP belirsiz politikalar izleme yerine barışı sahiplenip AKP’ye hadi aslanım dese oyun değişecek.

BARIŞ SÜRECİ HALKIN ÖNÜNDE YÜRÜMELİ

CHP Kürt sorunu karşısında susarak milliyetçi oyları kaybetmeyeceğini sanıyor.. CHP’nin toplama çıkarma hesabına göre Kürtlerden nasıl olsa oy gelmez.. Bu kafa ile hiçbir yere gidilmez..

CHP barış sürecinin halkın önünde yürütülmesini seslendirse, bunun için Öcalan’ın koşullarının değiştirilmesini önerse, Kandil ve PKK’nın Avrupa kanadı ile yürütülen görüşmelerin şeffaf olması gerektiğini dillendirse oyun baştan sona değişecektir.

Mahsum Korkmaz Heykeli

Mahsum Korkmaz Kürtler için bir kahramandır. Lice’de heykelinin dikilmesi, mahkeme kararı ile kaldırılması bu sonucu değiştirmez. Lice olaylarına provokasyon demek inandırıcı olmaz.. Öcalan çıksın TV’lere gözümüzün içine bakarak Lice olayları provokasyon desin, şeffaflıkla bunu kast ediyoruz. Bunun aksi günü geçme politikalarıdır.

BARIŞ SÜRECİ ZOR BİR SÜREÇTİR VE TÜRKİYE’Yİ ZOR GÜNLER BEKLİYOR

Ortadoğu’daki gelişmeler, içinde bulunduğumuz coğrafyada Kürtlerin kazanımları, Suriye, Irak ve Türkiye’deki kazanımları birlikte değerlendirildiğinde zor günleri tahmin etmek zor olmayacaktır.

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE SAHADAKİ GÜÇLER YENİDEN ŞEKİLLENECEK

Abdullah Gül’ün dün akşam basına yaptığı açıklamalar Gül’ün pozisyonunu netleştirdi. Buna göre Gül AKP’ye dönüyor, başkanlık sistemine karşı ve hiç şüphesiz Erdoğan’a muhalif. Gül’ün parti kuracağı, AKP’ye rakip bir siyasetin içerisinde olacağı söylentilerinin acemice bir yönlendirme olduğu yine Gül’ün açıklamaları ile netleştirdi. Gül bu söylentileri seslendirenleri terbiyesiz olarak niteledi.

Gül Erdoğan çatışması önümüzdeki süreçte etkili olacaktır.

Barış süreci, Kürtlerin statü talepleri, Ortadoğu’daki gelişmeler, “Yeni Osmanlıcı” başbakan, Paralel Yapı, Erdoğan’ın başkan olma hırsı Türkiye’yi çözümsüzlüğe sürükleyebilir. İşte bu süreçte "darbe gündeme girer mi" sadece bir sorudan ibarettir. Önümüzdeki süreçte bu soruyu başkalarının da soracağını düşünüyoruz.

MUHALEFET MUHALEFET OLSA UMUTSUZLUĞA YER OLMAZDI

Halkın demokrasiye ve özgürlüklere sahip çıkacağına inanmak bir tarih cahilliğidir. Bu halk özgürlükleri batı halkları gibi mücadele ile elde etmedi ki uğrunda savaşsın.  Halk demokrasiye sahip çıksaydı Ecevit 12 Eylül Darbesi karşısında yalnızlığı yaşamaz, küsmezdi. Önümüzdeki dönemin bir kazaya uğramadan devam etmesi için mevcut muhalefetten bir beklentiye girilemez. 

Geleceğe yönelik umutlardan biri; Süreçte, sağda,  AKP’ye alternatif yeni bir siyasi oluşumun ortaya çıkması olabilir, diğeri de Erdoğan’ın önünü görüp kendisine çeki düzen vermesidir.

 

 

Son Güncelleme: 21.08.2014 08:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177