16 Haziran 2014 Pazartesi 08:17
 IŞİD TAŞERON MU?  KARŞIT GÖRÜŞLER, ÜÇ YAZAR, ÜÇ FARKLI GÖRÜŞ  YENİ BİR DÜNYA MI?

IŞİD “bedevi asabiyeti”nin harekete geçirdiği enerji…” mi?  Ortadoğu halklarının batı sömürgeciliğine karşı bir öfke patlaması mı?

Bu görüşler,  Zaman Gazetesi’nde Ali Bulaç’a ait. Bulaç şöyle diyor:

“Kurucu zihinleri, önder kadrosu cahil bedeviler değil, iyi eğitim almış kimseler. Teknoloji ve elektronikle, dijital dünya ile araları çok iyi. Önemli bir bölümü siyasete Arap milliyetçisi, laik liberal veya Marxist olarak giriş yapmış ama sonra İslam’la tanışıp El Kaide’ye müntesip olmuş. Yoksul değiller, arkalarında muazzam gelir kaynakları var. Kur’an’ı ve hadisleri düz (tamamen lafzî-literal) okuyup amel ediyorlar. İbn Haldun’un dediği “bedevi asabiyeti”nin harekete geçirdiği enerjileriyle rejimleri, hayat tarzları çürümüş hadarileri darmadağın edip saldırıyorlar, yakıp yıkıyorlar..” 1

Ali Bulaç’a göre IŞİD Arap topraklarında doğup gelişen bir hareket. İslami kökleri  Vahabi’liğe ve Hariciliğe dayanıyor. IŞİD’in Şii- Alevi düşmanlığı Vahabilikten, isyancı, eylemci karekteri Haricilikten geliyor.

IŞİD Baharı Sykes-Picot'u yerle bir etti mi?

Bulent Orakoğlu "IŞİD Baharı Sykes-Picot’u yerle bir etti mi?" başlığı ile yazdığı yazıda IŞİD’ın  İngiliz- İsrail destekli bir örgüt olduğunu ileri sürüyor. Oysa Ali Bulaç yukarıda aktardığımız gibi bu görüşün tam tersini, IŞİD’ın batıya karşı bir örgüt olduğunu iddia ediyor.

Orakoğlu, Sykes-Picot’u yazısında şöyle anlatıyor:” Yaklaşık bir asır önce, I. Dünya Savaşı devam ederken, İngiltere ve Fransa arasında masa başında kolonyalist amaç ve stratejilerle, gizlice imzalanan Sykes-Picot Anlaşması'yla Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Ortadoğu masa başında paylaşılmıştı. 

Orakoğlu bu anlaşmayı ABD’nin de desteklediğini belirtiyor ancak bu Sykes-Picot’un son yıllarda uygulamada zorlandığını kaydediyor. Şöyle ki:

Bu anlaşma ile Ortadoğu'da oluşturulan uydu devletlerin ve sınırlarının eskidiği, sömürgeci ülkelerin üst düzey yöneticileri tarafından uluslararası platformlarda ve toplantılarda sıkça gündeme getirilen bir konu olarak dikkatleri çekiyordu.

Orakoğlu’na göre IŞİD bir taşeron örgüttür, arkasında İngiltere ve İsrail var, hatta Esad IŞİD’ı destekliyor. Buna kanıt olarak ise IŞİD’in elindeki İsrail yapımı silahları ve batı basının da yayınlanan bazı belgeleri gösteriyor. Esad’ın IŞİD mevzilerine saldırmadığını, IŞİD’in işgal ettiği yerleri bir süre sonra Esad güçlerine terk ettiğini ileri sürüyor.

Üçüncü görüş ise Cengiz Çandar’a ait. Cengiz Çandar IŞİD’in Saddam ve Esad gibi diktatörlerin yanlış politikalarının sonucu olduğunu iddia ediyor. Çandar’a göre IŞİD, Saddam ve Esad gibi diktatörlerin Sünnileri dışlayan baskı politikaları sonucu ortaya çıktı. AKP yanlış politikaları ile IŞİD’İn önünü açtı. Çandar bu yanlış politikaları Esad’a karşı IŞİD’ın desteklenmesi olarak özetliyor.

Çandar IŞİD’ın 1000 kişilik bir kuvvetle Musul’u ele geçirdiğini, IŞİD’e bu işgalde Saddam yanlılarının destek verdiğini ileri sürüyor.

Gördüğünüz gibi IŞİD konusunda üç farklı yazar üç farklı, birbirine taban tabana zıt görüşler ileri sürüyor.

Bizim görüşümüz, iç dinamikler uygun olmasa dış güçler IŞİD örgütünü yaratamazdı, eğer IŞİD dış güçler tarafından kuruldu ise..

Gelinen aşama bu üç yazarı da aşmaktadır. Dünya değişiyor, yeni bir dünya kuruluyor. Bütün bunlar değişen dünyanın ayak sesleri.

 Rahmi Ofluoğlu

1-      1-Hadari ; islam öncesi yerleşik Araplara verilen isim, yazıda hadari sözü ile İslam öncesi yaşama dönenler kast ediliyor.

 

 

 

Son Güncelleme: 16.06.2014 09:47
Anahtar Kelimeler:
SuriyeİrakIŞİDMusul
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol