Rahmi
Rahmi
13 Mayıs 2015 Çarşamba 22:26
Hapis, icra, haciz halkın yazgısı olmuş
 Türkiye geneli icralık dosya sayısının 3 kat arttığı ortaya çıktı. 2003’te 9,3 milyon olan icra sayısı, 2013’te 21 milyonu geçti, 2015 yılında dosya sayısının 25 milyona ulaştığı tahmin ediliyor.

AKP iktidarının ilk yılı olan 2003 yılında Türkiye genelindeki toplam icra dosyası sayısı 9 mil­yon 305 bin… 10 yılda icra dosyası sayısı üç kata yakın artmış.

Tapu daireleri haciz işlemlerinden kafa kaldırıp normal işlerini yapamıyor.  Türkiye genelinde 2014 yılında toplam 7 milyon 184 bin 361 tapu işlemi yapılırken, bunların 2 milyon 457 bin 465'i haciz işlemleri oldu. Geçen yıl yapılan haciz işlemlerinin tüm tapu işlemlerine oranı ise yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Mahkum sayısındaki artış

Türkiye genelinde mahkum sayısı 170 bine yaklaştı. Bu sayıya tazyik ve disiplin hapsinden içeride olanlar dahil değildir, Adalet Bakanlığı bu suçtan mahkum olanları istatistiklerine yansıtmıyor, bu suçlardan hapiste olanların sayısının 30 bin  kişi civarında olduğu tahmin ediliyor.

Her alanda adaletsizlik var

Türkiye’nin İİK standartları batı ülkelerinin çok gerisinde. Batı ülkelerinde kişiler mezara kadar borçlu yaşamıyor. Batı ülkelerinde borçlarını makul bir sürede ödeyemeyecek durumda olanlar kişisel iflasa tabi tutuluyor ve mal varlıklarından ödenemeyen borçları mahkeme kararı ile siliniyor. Batıda haczedilmezliğin sınırlı Türkiye’ye göre daha geniş. Batıda kişilerin makul değerlerdeki otomobilleri, belli miktara kadar mücevheratı haczedilemiyor.

Taahhüdü ihlal suçu

Batı ülkelerinde ödeme şartının ihlali(taahhüdü ihlal) gibi suçlar yok. Batıda hiçbir şekilde borçtan hapis cezası yok.. Anayasanın 38. maddesinin borçtan hapsi yasaklamasına rağmen bizde halen bu suçlar mevcut. Türkiye’nin batı standartlarını yakalaması için karşılıksız çek cezası gibi bu suçlarında kalkması gerekir.

Adil olmayan cezalar

Ekonominin tekelleşmesi, küreselleşme ve ekonomik krizlerde batan küçük ve orta işletme patronlarına resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan davalara uzman olmayan mahkemelerde bakılıyor ve sonuçta adil olmayan cezalar veriliyor. Bu mahkemelerin önemli bir kısmı banka ve finans kurumlarının  kredi tahsisini nasıl yaptığını bilmedikleri gibi, firmalar arasındaki ticari ilişkiyi, muhasebe kurallarını hiç bilmemektedirler. Bu dosyalar bilirkişi olarak mali müşavirlere gönderilmekte ve konu ile ilgisi olmayan bilirkişi raporları yazılmaktadır. Oysa konu bir bütündür; kredi işlemi, muhasebe kayıtları, vergi dairesi kayıtları ve suçun maddi, manevi unsurları.. Bu konuda Yargıtay’ın verdiği kararlar çoğu kez mahkeme duvarlarını aşamıyor, Yargıtay ise her dosyayı aynı özenle inceleyemiyor, sonuçta ekonomik suçlardan adil olmayan birçok mahkumiyet çıkıyor.. Bu suçlardan halen hapiste 15 bin civarında mahkum mevcut..

Sonuç olarak icra, haciz, hapis halkın önemli bir kısmının yazgısı haline gelmiş de halk bu dramatik durumu kanıksamış gibi..Batıda olduğu gibi halkın örgütlü mücadele geleneği henüz yok ve bu yüzden bazıları çıkıp “ bu milletin…. mına… koyacağım” diyebiliyor..

Halk sınıflı toplumun ayırdında değil, devlete hala devlet baba diyor.. Oysa devlet patronların devleti..

Rahmi Ofluoğlu

Son Güncelleme: 13.05.2015 22:29
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol