Rahmi
Rahmi
07 Mart 2016 Pazartesi 07:56
Gericiliğe Karşı Yeniden Aydınlanma Hareketi kitleselleşebilir mi?

Gericiliğe Karşı Yeniden Aydınlanma Hareketi’nin İzmir toplantısına katıldım. Toplantıya katılma nedenlerim:

Gidişattan rahatsız olan herkes gibi ben de bir arayış içerisindeyim,

Yaklaşık bir yıl önce kurulan Yeniden Aydınlanma Hareketi’nin kurucusu ve yöneticisi olarak iki hareketin birleşebileceğini düşündüğüm için Gericiliğe Karşı Yeniden Aydınlanma Hareketi’nin İzmir toplantısına katıldım.

Bu yazıyı yazmadan önce uzunca düşündüm; bu yazıyı yazmalı mıyım yoksa gelişmeleri mi beklemeliyim, acaba böyle eleştirel bir yazı bir umut olarak ortaya çıkan bu harekete daha başında zarar mı verir?

Sonunda yazmaya karar verdim.

Toplantının yapıldığı kongre merkezinin giriş kapısından başlayalım:

Toplantının yapıldığı Tepekule Kongre Merkezi’nin giriş kapısında bekleyen kalabalığı şöyle bir gözden geçirdim; yaş ortalamasının 25 olduğu değerlendirmesini yaptım. Salona girdiğimde sivil toplum kuruluşları,odalar , siyasi partiler, belediyeler tarafından gönderilen herhangi bir çiçek var mı diye bakındım, toplantı başladığında herhangi bir kutlama mesajı var mı diye dikkat kesildim.. Hiçbiri yoktu..

Toplantıdan önce güvenlikten toplantı salonunun 800 kişilik olduğunu öğrenmiştim; olumlu bir şey salon dolmuştu. Merak ettim, solumda oturan kadına sordum:

-Toplantıyı organize eden herhangi bir dernek veya parti var mı?

Kadının davranışlarından, salonun çeşitli noktalarında bulunanlarla diyaloglarından örgüt mensubu olduğu izlenimini almıştım; TKP’li olduğunu sanıyorum. Kadın soruma cevaben:

-Hayır yok, Sol Portal çağrı yaptı, biz de etrafımıza söyledik, dedi.

Anlaşılan salonda TKP ve sempatizanları ağırlıktaydı.

Bunda bir sorun yok, ancak  katılımcıların demografisi açısından hareketin kitselliğe aday olmadığı izlenimini aldım.

Gericiliğe Karşı Yeniden Aydınlanma Hareketi kendilerini çağrıcı olarak niteleyen 5 kişi tarafından başlatıldı; Barış Terkoğlu, Enver Aysever, Hüseyin Aygün, Kemal Okuyan, Orhan Gökdemir ve Özlem Şen Abay..

Bence ilk eksiklik çağrıcıların 5 kişi ile sınırlı tutulmasıydı. Çağrıcılar tekli rakam yerine en azından ikili rakamlarda olabilirdi.

Yeniden Aydınlanma Hareketi ve Gericiliğe Karşı Yeniden Aydınlanma Hareketi

Gericiliğe Karşı Yeniden Aydınlanma Hareketi çağrıcıları Yeniden Aydınlanma Hareketi deneyimine bir göz atmalıydılar.
Yeniden Aydınlanma Hareketi yaklaşık 1 yıl önce kuruldu.  Hareket kuruluşta ağırlıklı olarak ulusalcı görünümdeydi. Bu görünüm hareketin en belirgin zaafı oldu ve sırf bu nedenle eksik doğdu.

Daha ilk toplantıda katılımcı bir Profesör, "Barzani petrol çalıyor, hırsızdır" deyince toplantıya katılan ılımlı Kürt siyasetinden kişiler tepki göstermişti. Bozkurt Nuhoğlu “En büyük hırsız Amerika’dır” diyerek tartışmaya noktayı koymuştu.. Kürtler takip eden toplantılara soğuk bakmaya başladılar ve giderek hareketi terk ettiler. Bir üst başlıkta toplumu seferber etmeyi[i] hedefleyen bir hareketin ulusalcı görünümde başlaması hareketin kitselleşmesi önünde bir engel teşkil etti, tıpkı Gericiliğe Karşı Yeniden Aydınlanma Hareketi’nin TKP ve sempatizanları görünümde başlaması gibi..

Aydınlanmanın tanımı ve gericiliğin tarihsel değişimi

Aydınlanma bir burjuva ideolojisidir ve büyük Fransız İhtilalı ile insanlığa mal olmuştur. Dinsel değerler burjuvazinin ortak değerleri değildir. Dinin geri kalmış toplumlarda sömürü ve baskı aracı olarak kullanılması sonucu değiştirmez.

Burjuvazi, özellikler küçük burjuva olarak nitelenen orta sınıflar her zaman değişime karşı temkinlidirler. Aydınlanma Hareketlerinin sermaye sınıfını karşılarına almaları akılcı değildir. Akılcı olan bu sınıfı harekete kazanmak olmuyorsa en azında tarafsız kalmasına çalışmaktır.

Gericiliğin tarihsel gelişimini doğru kavrayamamak

Toplumu dönüştürmeyi amaçlayan herkes her adımında, her anlatımında şu ilkeyi unutmamalı:

Değişmeyen tek şey vardır o da değişkenlik ilkesidir..

NATO’nun soğuk savaş döneminde İslam’a yaklaşımı ile bugün ki yaklaşımı aynı değildir.  Soğuk savaş döneminde NATO’nun Yeşil Hat Teorisi yürürlükteydi. Bu teori gereği radikal dinciler, şeriatçılar sola karşı bütün dünyada kullanılmıştır. EL KAİDE bu teorinin ürünüdür, Türk İslam Sentezi öyle.. Sovyetler Birliği çöktükten sonra NATO’nun örgütlediği bütün radikal İslam örgütleri işlevsiz hale gelmiş ve giderek batı karşıtı olmuştur.

Bugün dünyada gerici İslam ile çağdaş medeniyetin çatışması mevcuttur. İslam gericiliği global düzeyde bir tehlikedir. Bu gerçeği göremeyen bir aydınlanma hareketi başarılı olamaz, toplumu bir üst başlıkta seferber edemez.

 Rahmi Ofluoğlu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




[i] Kemal Okuyan’ın toplantıdaki konuşmasından

Son Güncelleme: 07.03.2016 07:59
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177