Rahmi
Rahmi
24 Mayıs 2015 Pazar 21:52
Ayrı saflar aynı tezler
 1. Siyaset dışındaki hikayesi?

2. Politikada nerede, ne kadar güçlü?

3. Kürt sorunu ve çözüm sürecine bakışı?

4. Siyasi davalar ve Gülen cemaati konusundaki tavrı?

5. "Ermeni Soykırımı" hakkında ne diyor?

6. Miting ve konuşma performansı?

7. 7 Haziran ve sonrasında ne olur?

[Haber görseli]1. 1948 yılında Osmaniye’de (o zamanlar Adana) doğdu. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi, ardından iktisat doktorasını da tamamladı. Türkiye’de üst düzey politikacılarda alışık olduğumuzun aksine hiç evlenmedi, çocuk sahibi olmadı.

2. Alparslan Türkeş önderliğinde Türkiye siyasetinin önemli akımlarından biri haline gelen ülkücülüğün ve onu temsil eden Milliyetçi Hareket Partisi’nin, kısa bir arayı saymazsak 18 yıldır lideri. MHP’yi sokaktan uzak tutmakla övgü topluyor. Ülkücü hareketteki ağırlığı yer yer tartışılsa da partide otoritesini sarsacak bir kuvvet yok, en azından 7 Haziran seçimine kadar.

3. Çözüm sürecine ve Kürt sorununun siyasi yöntemlerle çözülmesine birinci günden beri karşı. Tayyip Erdoğan ve AKP’yi bu konuda çok sert sözlerle eleştirdi. Sürecin ilk günlerinde hükümetin yaptığı Kürt çalıştayına katılan aydınları ve gazetecileri “12 kötü adam” diye nitelemişti.

4. Ergenekon ve Balyoz davalarını asla desteklemedi. Özellikle TSK mensuplarının tutuklanmasına şiddetle karşı çıktı, Engin Alan’ı milletvekili yaptı. Davaların sorumlusu olarak görülen Gülen cemaatine ise açıktan hiç cephe almadı, daha çok Erdoğan’ı sorumlu tuttu.

Biri tarafta komünist Mao Zedung çizgisinden gelen Aydınlık hareketinin lideri Doğu Perinçek, diğer tarafta temel görev olarak komünizmle mücadeleyi seçmiş ülkücü hareketin lideri Devlet Bahçeli. Ama siyaset böyle bir şey. Bugün seçmen tercihini etkileyecek pek çok tartışmalı konuda aynı saflarda buluşuyorlar. Ekonomik söylemlerin epey gölgede kalması dahil...
5.
 MHP’den beklenebileceği üzere 1915’de yaşananların Ermeni soykırımı olduğuna dair tezlere şiddetle karşı çıkıyor. Bunun dışında, zaman zaman ortaya çıkan Ermenistan’la yakınlaşma işaretlerine de tepkisi çok sert oluyor.

6. Mitinglerde kitleleri yeterince coşturamadığı ortak bir kanı. Ama kendi yazdığı bilinen metinlerdeki bazı benzetmeleriyle hep dikkat çekti. Zihinlere saplanan iki konuşması, 2009 yılından yola çıkarak yaptığı matematik hesabıyla MHP’nin 40’ıncı yılına ulaştığı “40 yapar” ve halkın geçim sıkıntısına dikkat çekerken kullandığı “çikolatalar, püskevitler” idi. Kürsüden urgan atarak Öcalan’ın idamını istemesini de unutmayalım.

7. Anketlerde MHP oylarında yükseliş, hatta belki koalisyon ihtimali görüldüğü için rahat. Ama tersi olursa parti içi muhalefeti susturmakta zorlanabilir.

[Haber görseli]1. 1942 Gaziantep doğumlu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi, daha sonra doktora da yaparak hukuk doktoru oldu. Şule Perinçek ile evli, dört çocuğu var.

2. Kendi liderliğinde kurulan Aydınlık hareketinin neredeyse yarım asırdır tartışmasız lideri. Hep İşçi Partisi olarak bilinen, yakın zaman önce Vatan Partisi’ne dönüşen çizginin tek hakimi. Bu kapıdan giren, Perinçek’in patronluğunu kabul eder. Yola Maoculukla çıkan Aydınlık hareketi, diğer sol fraksiyonlar tarafından devlete fazla yakın olmakla her zaman eleştirildi.

3. Çözüm sürecine karşı duranlardan. 1990’larda PKK lideri Öcalan’la örgütün kampında görüşecek kadar Kürt hareketine yakın görünüyordu ama 15-20 yıldır bu çizgiden uzaklaştı. Parti de aynı dönemde Türk milliyetçisi bir söylemi benimsedi.

4. Balyoz ve kendisinin de yargılanıp altı yıl tutuklu kaldığı Ergenekon davalarına baştan beri karşı çıktı. Bunun sık sık suçladığı Batı ülkelerinin bir projesi olduğunu iddia etti. Şimdi de bu konuda sorumlu tuttuğu Gülen cemaatinin hesap vermesi için tüm gücüyle mücadele veriyor.

5. Ermeni soykırımı iddialarına en sert çıkış yapan siyasetçilerden. İsviçre’de “Soykırım emperyalist bir yalandır” dedi ve “inkar” suçundan mahkum oldu. AİHM ise bu karar nedeniyle İsviçre’yi haksız buldu. Dava şimdi temyiz için AİHM Büyük Daire’de.

6. Televizyonda ve halk önünde ateşli, gaza getirici bir üslubu sayesinde dinlemesi her zaman ilginç bir politikacı oldu. Ama şüphesiz, 1995’te 32.Gün programında Ertuğrul Kürkçü ile tutuştuğu kavgada kullandığı “alçak, puşt” kelimeleri hem Perinçek’in hem televizyonculuğun unutulmazları arasında.

7. Her ne kadar hem kendisi hem taraftarları iddialı konuşsalar da, seçimde barajı geçip TBMM’ye girmeleri mucize olacak. Perinçek’in parti lideri olarak bu sonuçtan olumlu veya olumsuz etkilenmesi de neredeyse imkansız. Yani 6 Haziran ile 8 Haziran arasında pek fark görünmüyor.

Son Güncelleme: 24.05.2015 21:56
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol