Rahmi
Rahmi
18 Nisan 2015 Cumartesi 17:06
Av. Başar Yaltı'nın HDP açıklamasının haklı bir dayanağı yok

AKP ile BDP’yi özdeşleştirmek siyasi sığlıktır.

AKP ile BDP hangi konularda özdeştir sorusuna verilecek cevap ile hangi konularda özdeş değildir sorusuna verilecek cevap arasında sayısal olarak birkaç misli fark vardır. İki partinin benzer olduğu yönler birkaç ise benzemez oldukları yönleri yığınladır.

İki parti tarihi kökleri itibari ile iki benzemezdir. AKP,  MSP, Refah geleneğinden gelen radikal dinci bir parti iken BDP’nin tarihsel kökleri Marksizm’e dayanır.

AKP siyasette din eksenli bir politika izlerken BDP laiktir.

AKP İslam sermayesine dayanırken BDP haksızlığa uğrayan sınıf ve tabakalara dayanmaktadır.

Bu iki parti arasındaki benzemezler saymakla bitmez.

Barış süreci açısından AKP BDP

Görünüşte iki parti barış sürecinde anlaşmaktadırlar. Başar Yaltı’nın açıklaması sanırım barış süreci değerlendirmesine dayanmaktadır.

Bazı kesimlerde; barış süreci kapsamında iki partinin federasyon, başkanlık sistemi ve yeni anayasa konularında anlaştıkları doğrultusunda bir kanı mevcuttur. Bu iddia kanıtlanamayacağı gibi aksi de kanıtlanamaz, çünkü süreç şeffaf değildir. Süreç kapalı devre yürütüldüğüne göre biz ancak durum tahlili yaparak bir sonuca gitmeye çalışabiliriz.

Haziran seçimlerinden sonra yapılacak bir anayasa değişikliği ile uniter yapıdan federasyona ve başkanlık sistemine geçileceği varsayımı gerçekçi değildir. Bir kere AKP ile HDP başkanlık sistemi konusunda anlaşmış değillerdir, anlaşamazlar da.. AKP güçlü devlet, güçlü merkezle tanımladığı bir başkanlık sistemi istemektedir. Federasyon ise güçlü devlet, güçlü merkez tanımının tam karşıtıdır, federasyonda merkezin yetkilerinin önemli bir bölümü federe devletlere devredilecektir, aksi halde federasyonun bir anlamı kalmaz. Federasyonun Türkiye’de uygulanması demek özerk bir Kürt devletinin öngörülmesi, İmralı’nın açıklamalarında hep vurguladığı statü budur. AKP ile HDP’nin böyle bir başkanlık sistemi üzerinde anlaştıkları bu açıdan düşünülemez.,

Haziran seçimlerinden sonra yeni anayasa yaparak federasyona ve başkanlık sistemine geçileceği varsayımı siyaseten de mümkün değildir. Toplum henüz böyle bir değişime hazır değildir. Dünya tarihinde uniter yapıdan federasyona geçiş yapan bir ülke yoktur. Bu nedenlerle bu varsayımlar akılcı değildir.

Peki, o zaman barış süreci nedir? Bu soruya verilecek en kestirme cevap; barış süreci kandırmacadır, taraflar bu oyunu farklı çıkarları için bilerek oynamaktadırlar. Yakın gelecekte Kürt sorununa köklü bir çözüm bulunamaz, AKP hükümetinin de böyle bir planı yoktur.

Bu nedenlerle HDP’nin 7 Haziran seçimlerine parti olarak girmesinin altında gizli niyetler aramak boşunadır. HDP barajı aşamazsa AKP’nin anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde edeceği, aşarsa bu kez HDP ile birlikte anayasayı değiştireceği iddiası yersiz bir komplo teorisidir.

HDP barajı aşamazsa Türkiye Kürt sorunu açısından ciddi bir kırılma yaşayabilir. PKK belki de parlamentonun mücadeleyi yumuşattığını düşünmektedir ve "ya mecliste anlamlı bir çoğunluk elde ederek iktidara ortak oluruz ya da uyduruk Türk demokrasisi ile sonuca gidilemeyeceğini ilan ederek daha farklı bir mücadeleye gireriz" diye düşünmektedirler.

HDP açısından 7 Haziran seçimlerinin anlamı bu ise AKP açısından nedir, Türkiye açısından nedir?

AKP’nin kafasında bir toplumsal proje vardır, bu projeye ulaşmak için 7 Haziran seçimlerinde TBMM’inde anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde etmeyi amaçlamaktadır. AKP’nin bu amaca ulaşamamasının tek yolu HDP’nin barajı aşmasıdır.

Durum bu iken Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Başar Yaltı’nın “HDP’yi desteklemenin hiçbir haklı dayanağı yoktur” demesi bizce dayanaksızdır. Kaldı ki CHP yetkilileri bile HDP’nin barajı aşmasının arzu ettiklerini açıklamaktadırlar.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in 3 Şubat 2015 tarihinde yaptığı açıklama:


CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘CHP barajı aşmamızı istiyor mu?’ sorusuna yanıt verdi. Tekin” HDP’nin barajı aşmasını arzu ederiz” dedi. Tekin’in verdiği bilgiye göre CHP’nin seçim mesajları ‘ekonomi ağırlıklı’ olacak, parlamenter sistem vurgusu da olacak.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu daha yeni yaptığı bir açıklamada: 
"HDP PARLAMENTODA OLMALI

AB Büyükelçilerinin “HDP’nin barajı geçme ihtimalini” ile ilgili sorusuna Kılıçdaroğlu, “HDP’nin TBMM’de yer almasını isteriz, almalı da. Parlamenter demokrasiye inandığını vurgulayan bir parti hakkında aksini de düşünemeyiz. Ki MHP de HDP de koyduğumuz kriterler bağlamında koalisyon alternatifimiz olabilir” karşılığını  verdi.
 Aklın yolu bir, gereksiz komplo teorilerinin, fantazi yapmanın zamanı değil.
Rahmi Ofluoğlu

 

Son Güncelleme: 18.04.2015 17:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177