05 Nisan 2016 Salı 15:54
Hukuki Yarar

  

T.C.

YARGITAY

7. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2015/4838

K. 2015/9369

T. 20.5.2015

 

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

KARAR : Davacı, davalı tarafından kendilerine karşı ..İş Mahkemesinde işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan davada 01.09.2009 tarihli ve 2008/497 E.2009/331 K. sayılı hükümle davanın kısmen kabulüne dair karar verildiğini, hükmün kendileri tarafından temyiz edildiğini, bu süre zarfında ilamın ..İcra Müdürlüğünün 2010/3948 Sayılı takip dosyası ile icra takibine konulduğunu, mahkeme kararının ise ... Dairesinin 2009/46689 E. 2012/10454 K. sayılı ilamı ile kıdem ve ihbar tazminatı yönünden bozulduğunu, bozma ilamı sonrası ..İş Mahkemesince 2012/200 E.sırasına kaydedilen dosyada yargılamaya devamla bozmaya uyulmasına karar verilerek neticeten bozma doğrultusunda 2012 /477 K. sayılı kararın verildiğini, kendilerinin ilk hüküm gereği ödemede bulunduğundan dolayı davalının icra dosyasına fazla yatırdıkları miktar kadar zenginleşmiş olduğunu, bu sebeplerle davalıya kıdem ve ihbar tazminatı ve yargılama giderlerine mahsuben ödenen 22.310,00 TL. alacağın tahsilini istemiştir.

Davalı, İ.İ.K.nun 40. maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece İİK 40/2 maddesi gereğince davacının açacağı bir dava ile istemde bulunmasına gerek olmaksızın ödediği bedele kavuşacağından, hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

İİK. 40. maddesinde " Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." denilmektedir. İcraya konulan ilamın ait olduğu Dairece bozulması takibi olduğu yerde durdurur. İcranın eski hale iadesi için, borçlu lehine kesinleşen bir hükmün varlığı gereklidir.

Bu maddenin hükmü, haksız yere para ödemiş olanların geri alma haklarını kolayca kullanabilmelerini sağlamak üzere konulmuştur. Bu maddenin verdiği hakkın sebepsiz zenginleşme esasları gereğince mahkemeye başvurularak kullanılması da mümkündür. Böyle bir davaya İİK. nun 40.maddesindeki hüküm engel teşkil etmez bu hüküm, emredici nitelikte değildir. (...... 5.10.1960 tarih E 3/12, k.12). Davacı, bir mahkemece hüküm altına alınan ilama konu alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibi sırasında takibe konu kararın Yargıtay'ca bozulması ve yeniden yapılan yargılama sonrasında önceki miktardan daha düşük bir miktara hükmedilmesi sebebiyle önceki ilama dayalı olarak ödenen paranın, sonraki ilam ile arasındaki farkın iadesini istemektedir. Sebepsiz zenginleşme esasları gereğince dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu sebeplerle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece işin esasına girilerek ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ :  Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Son Güncelleme: 05.04.2016 16:09
Anahtar Kelimeler:
Hukuki Yarar
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol