24 Ocak 2012 Salı 09:50
Uğur Mumcu Az İlerde...

Uğur Mumcunun kanı akmaya devam ediyor!

Zira araştırmacı gazetecilik de, Kalpaksız Kuvvacılık da her türlü riski göze almayı gerektiren bir kimlik haline geldi.

Ancak hemen şunu da ekleyelim; her ikisi de hâlâ çok değerli ve Türkiyenin geleceğinde yeri var.

Hedef haline gelmesinin nedeni de bu zaten.

***

Bugün kalemini satmayan, onu sadece gerçekleri halka ulaştırmak için kullanan gazetecilerin, aydınların karşı karşıya kaldığı durumu geçen gün, mezarı başında Metin Göktepenin annesi şöyle dile getirdi:

Eskiden öldürüyorlardı, şimdi tutukluyorlar...

Neden?

Çünkü gazeteciler, öldürülünce ölmüyor!

Uğur Mumcu öldürülünce ölmüyor!

Kimliğiyle, duruşuyla, değerleriyle, temsil ettiği düşüncelerle yaşamaya devam ediyor.

Bu anlamda Uğur Mumcunun yerini doldurmak diye de bir kavram olamaz; zaten yaşamaya devam ediyor. Yanı sıra pek çok gazeteci de onu örnek alıp araştırmacı gazetecilikkimliğini canlı tutuyor.

Nasıl ve nerede olursa olsun.

Güldal Mumcunun, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfını kurup onlarca gencin yetişmesini sağlamasıyla birlikte Ali Sirmen takılmadan edememişti:

Yanlış kişiyi öldürdüklerini düşünecekler!

Tutuklamalara dönersek...

İçinden geçtiğimiz dönem gelecekte sonuçlarıyla birlikte yazılacak, yorumlanacak. Süreç devam ettiği için kesin kanılar ortaya koymak erken olabilir.

Ancak tutuklamalarla birlikte oluşan korku ikliminin öldürümlerden daha keskin sonuçlar doğurduğunu söylemek abartma olmaz.

Gazetecinin önüne şöyle bir seçenek konuyor:

Ruhunu öldür, canın sağ olsun!

Ortada bir cinayet yok, ülkeyi yönetenleri zora sokacak bir asayiş sorunu yok. Gazeteci kendi rızası ile ruhunu teslim etmiş!

Olayın bir boyutu böyle...

Madalyonun öteki yüzü ise ne olursa olsun ruhunu teslim etmeyenler, mesleğini bir yaşam biçimi aşkıyla yapmaya devam ederler.

İşte onlar Uğur Mumcular...

Onların içine gazeteci örgütlerinin ayakta kalan temsilcilerini de katmak gerek. Bugünkü ortamda onlar mesleğimizin sis lambaları.

***

Uğur Mumcunun araştırmacıkimliği sadece haberciliktedeğildi. Haber araçlarında da araştırmacı bir ruhu vardı.

Bugünkü dijital medya ortamının altyapısı 1980’lerin sonunda belirmeye başlamıştı. Bunu ilk fark eden ve yaşamına katan gazeteci Uğur Mumcu oldu.

Uğur Mumcu yaşıyor olsaydı, sosyal medyadiye adlandırılan bu sonsuz mecrada neler yapardı?

Neler yapmazdı ki!

Uğur Mumcunun tek kişilik ordudiye de adlandırabileceğimiz donanımlı kimliği sosyal medyaya da kesinlikle damgasını vururdu.

Uğur Mumcunun tariflerinden biri de buydu zaten:

Hem Türkiye Cumhuriyetinin kökenlerindeki bütün değerlere sahip çıkmak hem de sürekli en yeniyi aramak.

Kalpaksız Kuvvacılar, araştırmacı gazeteciliği şiar edinenler, Atatürk devrimlerini savunanlar, yolunuzdan dönmeyin, yılgınlığa kapılmayın...

Uğur Mumcu az ilerde...

Mustafa Balbay/Cumhuriyet


Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol