09 Nisan 2013 Salı 08:55
Şu Silivri’nin Önü...

Şu Silivrinin Önü...

Silivridekilere gömülü silahlardan ömür boyu hücre istenirken, Başbakan terör örgütüne silahları gömün gidin dedi...

Gömecekleri yeri de gösterdi:

Mağaraya mı, toprağa mı, artık nereye olursa...

*

(Ben teröriste silahını gömecek yeri salık veren bir devlet adamı hiç duymamıştım...)

*

Hapishanelere doldurulmuş Cumhuriyet aydınları ve komutanlar ise gömülü silahlarla bir ilgilerinin olmadığının hesabını veriyorlardı dün Silivri Mahkemesinde...

Belki hepsini asarlar...

*

Böyle olunca haliyle teröristlere anayasayı yapma hakkı doğdu...

Yaz Sırrı dedi Apo...

Yaz, vatandaşlık maddesini söylüyorum, altına çizik koy...

Yazdı...

*

Ne diyebiliriz ki?..

*

Yaz tarih:

Dün Silivride mahkeme vardı...

Karşı devrimin Cumhuriyetimizi istilasına boyun eğmeyen; aydınlarımızın, yazarlarımızın, gazetecilerimizin, komutanlarımızın, askerlerimizin, öğretmenlerimizin, yurtseverlerimizin, cumhuriyetçilerimizin yargılanmalarına devam edildi...

İmamın dahi hukuksuzluğundan ürküp Tarih sizi affetmez dediği, tasfiye halindeki bir mahkemede...

Adaletin olduğu yerde değil...

Bittiği yerde...

*

Vicdanı razı olmayanlar bayraklarını alıp geldiler Silivrinin önüne...

Yüreği olanlar, kadınlar, yaşlılar, gençler...

Silivrinin tarlalarında kırmızı başaklar gibi, gaz bombalarının rüzgârı ile dalgalanıp düşe kalka beklediler...

Adaleti...

Hukuku...

Yargıyı...

Vicdanı...

Ama hiçbirisi orada değildi...

*

Teröriste silahını gömecek yeri tarif eden... Ama şerefli Cumhuriyet sevdalılarını, yiğit komutanlarını uyduruk gömülü silahlardan asmaya kalkan büyük oyunun dramatik, hüzünlü, acı sahnesiydi dünkü...

Silivrinin önü...


Son Güncelleme: 09.04.2013 08:56
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol