Rahmi
Rahmi
16 Temmuz 2016 Cumartesi 16:56
Soner Yalçın o yazılarını hatırlattı: AKP Genelkurmay hep uyudu

 Gazeteci Soner Yalçın bu akşam yaşananlara ilişkin Sözcü Gazetesi'ndeki köşesinde ısrarla Cemaat'in darbe yapacağını yazdığını hatırlattı.

İşte Yalçın'ın Sözcü gazetesinde hatırlattığı o yazıları:

Tarih: 27 Mayıs 2015.

"Ne yazık ki…

Kamuoyu bugün de; TSK'daki Cemaat yapılanmasına ilgisiz…

Sahiden…

Tehlikenin farkında değil misiniz?..

Cemaat'in Emniyet'ten ziyade TSK'da daha etkin olduğuna inanmak mı istemiyorsunuz?

CIA şefi Paul Henze, 12 Eylül askeri darbesi için 'bizim oğlanlar yaptı' demişti.

ABD'nin/CIA'nın bugün Türkiye'deki 'yeni oğlanları kim?'

Sorum, sanadır canım kardeşim; 'cici demokrasicilik' oynayanlara değil!.."

Soner Yalçın benzer yazılarına devam etti. Örneğin...

Tarih: 3 Haziran 2015

"Cemaat'in şimdiki hedefi; Erdoğan'a siyaset sahnesini terk ettirmek!..

Bunun yolu, salt sandıktan mı geçiyor?..

7 Haziran'da AKP yine tek başına iktidar olacak mı?

AKP tek başına iktidar olursa, Cemaat ne yapacak? Oturup sonunu mu bekleyecek?

Erdoğan'ı iktidardan indirmenin tek yolu sandık mı?

İsteriz ki, iktidarlar seçimle gelip, seçimle gitsin. Ama…

Günümüz Türkiye'sinde iktidar olmak çok şey anlamına geliyor; bu nedenle iktidardan düşmek, salt iktidardan düşmek olarak değerlendirilmiyor, yaşamın sonu görülüyor!

İşte bu sebeple; bizim gibi ülkelerin iktidar mücadelelerinde vahşi yöntemler kullanılıyor.

Diyorum ki:

Erdoğan'ı sandıkta indiremeyen Cemaat; -tıpkı Mısır'da olduğu gibi- dışarıda Batı, içeride liberal destekli askeri darbe yapar mı?

Soru soruyu doğuruyor:

Cemaat, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde darbe yapabilecek kadar güçlü konumda mı?

Cevapları zor.

Ama biliriz ki… Soru, aslında yanıttır…

Devam edelim…

Cemaat'in darbe ihtimalini ciddiye almamalı mıyız?..

Bakınız:

Geçen hafta askeri liselerdeki Atatürkçü öğrencilerin Cemaat tarafından nasıl tasfiye edildiğini yazdım.

Çok mail aldım… İçlerinde sadece atılan öğrenciler yok; öğretmen subaylar, kıtada görev yapan her rütbeden asker var. (Bu mektupların bir bölümünü ileri de yayınlayacağım.) 'Cemaat'in TSK içindeki gücünü tasavvur edemezsiniz' diyorlar.

Peki soruyu tekrarlayayım:

Ordu içindeki Cemaatçiler, -tıpkı Mısır'daki gibi- ABD ve AB tarafından desteklenen bir askeri darbe gerçekleştirebilirler mi? (Darbenin yapılış “şeklini” bilmem ama yapılış gerekçesinin, kamuoyu desteği için “Atatürkçülük” olacağı kesin!)

'Artık 21. yüzyıldayız, darbeler dönemi geçti' gibi sözlere kanan çocuk olmayınız. Tarihimizde 'zor kullanım' hep olmuştur/ olacaktır..

Biliniz ki… Batı, iktisadi-siyasi çıkarını tehlikede görürse, Cemaatçi “yeni oğlanlarına” darbe yaptırmaktan kaçınmaz.

İnanmayınız küresel hegemonyanın 'demokrasi', 'özgürlük' palavralarına; ihtiyaç duyulduğu taktirde Batı, bu 'amaçla' darbe yapar! Hatta…

'Askeri vesayet' kavramını dilinden düşürmeyen Cemaat gölgesindeki liboşlar, tam tersi konuşmalar yaparlar ardına kadar açılan penguen ekranlarında!

Artık asıl yazmak istediğime gelebilirim…

Ben diyorum ki:

Türkiye siyasal rejimi, 7 Haziran seçimlerinden sonra zor günlere yelken açacaktır."

İşte... Bu yazılar üzerine Ahmet Kekeç gibi yazarlar "hâsılasını kaçtır Soner Yalçın’dan okuyoruz. (Soner Yalçın, ikidir, cemaatin “askeri darbe hazırlığı” yaptığını yazıyor.)" diye alıntılar yaptı. (4 Haziran 2015)

Soner Yalçın ısrarla uyarılarına devam etti:

Tarih: 24 Mart 2016

"Türkiye'de kaosun/karmaşanın/düzensizliğin sürmesini ülke içindeki iki grup çok istiyor.

Biri, PKK…

Diğeri, Cemaat…

İlginçtir, ikisi de arkasında istediği halk desteğini bir türlü bulamıyor.

Geçen yıl Nevruz mitinginde Diyarbakır'a bir milyonu aşan insan toplayanlar, bu yıl 100 bin kişiyi bulamadı. Keza…

Aynı gün… Video kaydında Fettullah Gülen, Cemaat'e yönelik operasyonlara sessiz kalanlara beddua etti: “Bu yapılanlar karşısında dilsiz şeytan gibi susan ne kadar insan varsa, evlerine ateşler sal, yerin dibine batır, en yakın zamanda kahr u perişan eyle…”

Halk desteği bulamayan PKK ve Cemaat işbirliği ediyor. Biliyorlar ki, müttefik olmadan iktidarı alamayacaklar. Bunun öncelikli yolu, psikolojik savaşı kazanmaktan geçiyor.

Son günlerde hedeflerinde TSK var…

ABD'nin desteğini alarak orduyu darbeye kışkırtmak için neler neler yapıyorlar. Bir örnekle yazımı noktalayayım:

PKK'ya yapılan 'şehir savaşlarında' TSK'nın değil, hükümetin emrindeki polis ve jandarmanın görev yaptığını; artan şiddet olayları nedeniyle TSK'nın bahar ayında darbe yapacağını fısıldayarak psikolojik savaş yürütüyorlar.

İşte bu nedenle kimi medyada; Kürtler de, Cemaat de 'devlet terörünün' hedefinde gösteriliyor.

Bunun adı, psikolojik savaştır."

Keza..

Tarih: 2 Şubat 2016:

Soner Yalçın bakın ne yazdı:

"Cemaat…

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki asker hücrelerinin ortaya çıkmasından korkuyor.

Ordu içindeki müritlerinin çözülmesinin önüne geçmek istiyor.

İşte… Bu davadaki 26 askerin içinden iki ismin önemli bilgilere sahip olduğu belirtiliyor. İtibarıyla konuşmamaları istenmiyor.

Fethullah Gülen’in tek umudu; ABD ve İsrail’in desteğiyle askeri darbe yapmak!

Objektif şartların oluşmasını bekliyor; PKK terörü AKP’nin gücünü azaltsın; ve büyük bir ekonomik krizle kaos ortaya çıksın! Askerler yönetime el koysun!

Bunlar ruh sağlığı pek yerinde olmayan Fethullah Gülen’in sanrıları mı?

Göreceğiz!..

Ve fakat…

Sürece yakından takip eden biri iseniz kafanızda sorular oluşuyor: TSK içindeki Cemaatçiler neden ısrarla korunuyor?

Baksanıza…

Herkesin ağzında “kumpas” sözü…

Peki bu kumpası yapanlar sadece Cemaat’in polisi, savcısı, hakimi mi?

Örneğin…

Kayseri’de Cemaat’in sivillerine yönelik kaç operasyon yapıldı.

Nedense…

Askeri savcı olduğu dönemde Ahmet Zeki Üçok; askeri belgelerde oynama yapıp el altından yayınlatan, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı’ndaki üç astsubaya, “Cemaat müridi olduklarını” ve “Işık Evleri’nden talimat aldıklarını” itiraf ettirdi. Arkası çorap söküğü gibi gelecekti…

Sonra ne oldu dersiniz; Savcı Üçok cezaevine atıldı; Balyoz’dan 16 yıl hapis cezası aldı.

Hangisini yazayım…

Gölcük Donanma Komutanlığı’na 43 klasörü hangi asker koydu?

Sizler bunun gibi kumpasları okumaktan bıktınız.

O halde…

Tarihinin en büyük ihanetiyle vurulan TSK, aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen içindeki bir tek Cemaatçi’yi neden ortaya çıkarmadı? Aksine…

“TSK Paralel Yapı’yı koruyor” diyen askerlerine dava açmakla meşgul!

Mesele hazin…

Ve tehlikelidir…"

Uzatmayalım.

Soner Yalçın hep uyardı.

AKP ve Genelkurmay hep uyudu.

Sonuçta olan budur.

Odatv.com

Son Güncelleme: 16.07.2016 16:58
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177