Yeşim
Yeşim
18 Eylül 2017 Pazartesi 12:26
Mağduriyet AK Parti'yi vurur

Ergün Yıldırım

FETÖ’ye karşı büyük bir mücadele veriliyor. Meclisini bombalayan, Cumhurbaşkanını katletmeye kalkışan ve devletin ana kurumlarına jetlerle saldıran bir hareketle karşı karşıyayız sonuçta. Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkışmasıdır bu. Buna karşı tavizsiz bir mücadele vermeliyiz ki bu şer yapıdan tamamen kurtulabilelim. Bir yılı geçen bu mücadelede önemli adımlar atıldı ve belli bir safhaya da gelindi. Yalnız ciddi mağduriyetler de ortaya çıkıyor. Bundan dolayı “at izi it izine” karışıyor. Mağduriyet üzerinden ciddi bir algı oluşuyor toplumda. Bundan yararlanan iki kesim var. Birincisi FETÖ’cüler ve bunlar mağduriyeti kullanarak verilen mücadeleyi sabote ediyorlar. İkincisi ise Ak Parti karşıtı hareketler ve CHP tarafından sürdürülüyor. Bunlar da Ak Partiyi yıpratmak ve onu iktidardan uzaklaştırmak için mağduriyeti bir araç olarak kullanıyorlar.

Ancak öte yandan ciddi bir mağduriyet sorunu da var. Bundan da en fazla Ak Parti etkileniyor. Hem siyaseten hem de sosyolojik olarak. Sosyolojik olarak mağduriyet arttıkça muhafazakar kitleler içinden iktidara karşı daha fazla küskünler ortaya çıkıyor. Sadece Gülen yapısının sohbetine katılan, yolu bankasından geçen, gazetesine abone olan ya da okuluna çocuğunu göndermiş olan kişiler FETÖ damgasını yiyebiliyor. Oysa muhafazakar ve milliyetçi kesimden bir çok insan çocuğunu Gülen yapısının okuluna göndermiş, gazetelerine abone olmuş, sohbetlerine katılmış. Çünkü bu kesimlerin gözünde “zahiren” cemaat olarak vardı. Dine hizmet ediyorlardı. Çocukları güven içinde okuyordu. Toplum da bu yapının cemaat boyutuyla teşriki mesai içinde oldu.

Gülen yapısı ile kurulan bütün bu ilişkileri “iltisak” içinde değerlendirebilir miyiz? Resmi levhası olan, legal olan ve cemaat diye görülen bir çevre ile etkileşime girenler “iltisaklı”mı dır? Evet dersek, büyük bir mağduriyet ortaya çıkar. Herkes rahat bir biçimde FETÖ’cülükle suçlanır. Bu suçlama ve şikayetlerin bir kısmı gözaltı ve tutuklamalara döner. İhraçlar gerçekleşir. Hatta “kripto fetöcü” denerek herkes rahatlıkla kriminalize edilir. Kızan komşu, kira vermek istemeyen kiracı,  borcunu ödeyemeyen borçlu kripto FETÖ suçlamasına baş vurabiliyor. Bunun için sıradan nedenler gösterebiliyor. Bir sohbete, bir toplantıya, gazete aboneliğine ya da dershaneye gönderilen çocuğa atıfta bulunabiliyor.

Örneğin Abant Toplantısına liberal, İslamcı, sosyalist ve milliyetçi kesimlerden birçok aydın katıldı. Çoğunluğu Ak Partili olmak üzere DYP, MHP ve CHP’den siyasetçiler yer aldı. Bunların hepsi iltisaklı mı oluyor şimdi? Burada FETÖ’nün sınırlarını belirginleştirmek mağduriyetlerin giderilmesinde çok önemli. Yoksa en fazla Ak Parti bu suçlara hedef oluyor. Muhalefet kanadının sürekli 2002 ve 2012 arası Ak Parti siyasetçilerinin Gülen yapısı ile ilgili söylem ve ilişkilerini gündeme getirerek FETÖ’cülük suçlaması yapmalarında bunu görüyoruz. 

FETÖ, her şeyden önce Gülenin düşünce ve amaçlarına organik bir ilişki ile bağlı olanları kapsar. Gülenle ilgili olumlu-olumsuz konuşan, yapısı ile ilgili herhangi bir etkileşime girenleri kapsamaz. İkinci olarak cemaatten teröre dönüşen ilişkiler içine giren, bu ilişkilerde pay alan ve bunları yerine getirenler sorumludur. Darbe girişimi, cunta girişimi, soruların çalınması gibi somut suçlar çerçevesinde örgütlenerek faaliyetlerde bulunan insanlar, doğrudan terör faaliyeti ile ilişkili olarak suçlanabilir. Bu nedenle FETÖ’nün kurucu heyeti, darbe girişimine kalkışanlar (örgütleyen ve emir verenler), soru çalma gibi illegal davranışlarda bulunanlar, himmet toplantılarıyla parasal akışı denetleyenler, mahrem imamlar gibi kişileri yargı önüne çıkararak cezasını vermek önemli. Mücadelenin ana hedefi ve sınırları bu şekilde belirlenirse daha ciddi ve daha etkili bir mücadele verilebilir.

FETÖ ile mücadele perspektifi, bahsettiğimiz esaslar yerine sert ulusalcıların beklentilerine dayanırsa kapsamayacağı muhafazakar çevreler kalmaz sanırım. Çünkü onların gözünde bütün ilişki biçimleri “işbirlikçi” manasına gelir ve “iltisak” dairesinde yer alır. Bu durumda mücadelenin muhatabı da sınırı da kaypaklaşır. Herkes bundan zarar görmeye başlar. Ne adalet kalır, ne de güven. Bundan da en büyük yarayı Ak Partinin 2019 hedefleri alır.

Ergün Yıldırım

http://www.yenisafak.com/yazarlar/ergunyildirim/magduriyet-ak-partiyi-vurur-2040181

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Druro 2017-09-18 15:58:58

Okudugumun en doğru yazıydı.hayatimda fetönün kitabını,gazetesini okumamış ben ihraç oldum.tek sucum yasal bir sendikaya üye olmam,hatıra üye oldum.darbeden önce de istifa Edip AKP yakın sendikaya üye oldum.diger kriterleti hiç biri yok.adamlar tek bir kriterden terörist ilan etti.simdi bu ülkede insanlarda umrumda değil.bu halk ve bu millet vatansever olan benim gibi insanlara sahip çıkmadı.sadece ben değil bana yapılan bu haksızlığı gören akrabalarım da devlete küstü.arakan daki müslümanlardan hiç farkim yok.sadece bedensel şiddet görmüyoruz.psikolojik olarak ugradigimiz haksızlık tarif edilemez.

Avatar
ihrac magduru 2017-09-23 00:50:14

Balıkların koşmasını servetlerin kartal misali aklanmasını bekler gibi binlerce eğitimli memur işsizliğin caresizligin kucağına itildi.dahası terörist olmak gibi bir yafta ile.Sayet milleti içinse bu devlet halkına niye zulmeder,zulüm gören hangi vakte kadar padişahım çok yaşa der.Ben bu ulkeye aidiyetimi yitirmek uzereyim.Zira zulum goren dunya muslumanlarina bagrini acan ulkem kendi insaninin girtlagina oturmus durumda....

Avatar
Burak524 2017-09-23 20:09:39

Binlerce masum var belki.feto oyununa geldiler.3 gün-de 35 yılı ilk bir hayat.ailesi kendisi belliyken karalayamaz.Sadece Erzincanda ondan fazla masum var

Avatar
Adam4 2017-09-23 20:12:55

Ak partili onlarca masum fetoden ceza aldı.Sadece bizim binlerce akrabamız var.binlerce dostum var.

Avatar
Hakkaniyet 2017-09-25 02:41:11

Çeken bilir ne diyeyim. Bütün ailenin psikolojisi harap oldu bütün akrabalar biliyor ve hepsi artık devlete küstü bende lanet ediyorum artık devlete de millete de. Böyle millet de olmaz devlette. Harcindi bizim gibi adamlar, diri diri gomduler. Artık beklentim yok kimseden nede devletten.