11 Ekim 2012 Perşembe 17:25
İstanbul Barosu seçimleri ve paradigma değişimi

2010 baro seçimlerinde çağdaş seçmene yön veren düşünce düzeneği; Cumhuriyeti ve laikliği koruma kaygısıdır. Türk aydınları, gençler bu düşünce ile kendi varlıklarını hep özdeşleştirirler.

 

Seçimlerde kullanılan yaklaşık 20.000 oyun 16.000’ni çağdaş grupların oyudur. Baro seçimlerini çağdaş gruplardan bir başka grubun kazanması buradaki oyların gruplar arasında parçalanma oranı ile mümkün olur, yoksa sağ platformun baro seçimlerini kazanacak bir oy sıçraması yapması olağan koşullarda mümkün değildir.

Geçen seçimlerde genç ve yaşlı baro seçmeni çağdaş grupların parçalanması tehlikesini aşmak için KOCASAKAL üzerinde yoğunlaştı.

Aşağıda verdiğimiz farklı iki hukuk sitesinin anketleri farklı oranlarla aynı sıralamaya işaret etmektedir. Seçim sonuçları belli olduğunda okur oranlara bakarak siteler hakkında not verecektir. Verilen oranlar seçim sonuçları belli olduğunda % 10’larda veya bunun üstünde bir sapma gösterirse hem anketin sağlıksızlığı ortaya çıkacaktır ve hem de manipülasyon şüphesi güçlenecektir, çünkü bu anketler manipülasyona açıktır.

 

Adaletbiz anket sonuçları

 

ÖNCE İLKE CAG GRUBU / Av. Doç. Dr. Ümit KOCASAKAL - : 432 Oy

39.1%

ÖNCE İLKE ÇAĞDAŞ AVUKATLAR GRUBU / Av. Muammer AYDIN : 223 Oy

20.2%

ÇAĞDAŞ AVUKATLAR GRUBU (ÇAG, KAV, ÖHP) 7 Av. Filiz KERESTECİOĞLU : 204 Oy

18.5%

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ PLATFORMU / Av. Rıza SAKA : 246 Oy

22.3%

Toplam Oy: 1105

 

Adaletbiz’in anket sonuçları doğru kabül edilecek olursa  şimdiki başkan Av. Doç. Ümit Kocasakal %39.1 oyla 1. Sırada yarışıyor ve baro başkanlığını garanti etmiş durumda. Bu seçimlerde kullanılacak oyun 22.000 olduğu kabül edilirse anketteki oy oranına göre KOCASAKAL’ın 8600 oy alması gerekir. KOCASAKAL’ı Hukukun Üstünlüğü Platformu takip ediyor, 3. Sırada Av. Muammer Aydın ve 4. Sırada Av. Filiz Kerestecioğlu yer alıyor.

 

Bu tür anketler bilimsel esaslara dayalı anketler değildir ve maniple olanağı vardır.  Ancak genede bir fikir verebilir.

 

Hukukihaber.net’in anketi

Formun Üstü

 İSTANBUL Barosu 2012 Seçimlerinde Hangi Grubu ve Adayını DESTEKLİYORSUNUZ?

Av. Filiz KERESTECİOĞLU - ÖZGÜRLÜKÇÜ KATILIMCI ÇAĞDAŞ AVUKATLAR (ÇAG, KAV, ÖHP) : 386 Oy

18.7%

Av. Muammer AYDIN - ÖNCE İLKE ÇAĞDAŞ AVUKATLAR GRUBU : 473 Oy

22.9%

Av. Rıza SAKA - HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ PLATFORMU : 599 Oy

29%

Av. Doç. Dr. Ümit KOCASAKAL - ÖNCE İLKE CAG GRUBU : 610 Oy

29.5%

Toplam Oy: 2020

Formun Altı

 

 

 Hukukihaber.net  sitesinin anketinde ise Kocasakal ile Av. Rıza Saka arasında 1 puan gibi küçük bir fark var ve iki başkan adayı kafa kafaya yarışmaktadır. Her iki anketin başkan adayları sıralaması aynıdır. Her iki ankette de KOCASAKAL 1. Sırada, ikinci sırada Av. Rıza Saka, 3. Sırada Av. Muammer Aydın ve 4. Sırada Av. Filiz Kerestecioğlu yer almaktadır.

 

Paradigma değişmedi ise sonuçlar da değişmeyecektir

KOCASAKAL’ı destekleyen kesim kendilerini Cumhuriyetin, Atatürk ilke ve Devrimlerinin, Üniter devletin bekçisi olarak görmektedir. Bu paradigma son 2 yılda değişime uğradı mı? Değişime uğraması için bir neden var mı? Aksine son 2 yılda bu paradigmayı güçlendirecek gelişmeler mi oldu ve olmaktadır?

Baro seçimlerinin sonucunda sürpriz bekleyenlerin bu soruların cevaplarını bulmaları gerekir.

Sözünü ettiğimiz paradigmanın kökleri  İttihat Terakki’ye, Meşrutiyetin ilanına dayanmaktadır.. Yüzyıl içerisinde değişime uğrasa da özünü koruyarak gelmiştir.

Cumhuriyet tarihi bu boyunca bu düşünce ve dayandığı güçler en büyük yenilgiyi AKP iktidarı ile yaşamışlardır. 1950 yılında DP iktidara gelmiştir ancak bu güçlere dokunamamıştır. Sonuçta 27 Mayıs 1960 ihtilali ile DP iktidarını bu güçler sonlandırmıştır. AKP iktidarı ise bu güçlerin devletteki etkinliğini sıfırlamaya çalışmaktadır. İktidarın bu tutumu karşısında Kemalistler Baro’ları son kaleleri olarak nitelemektedirler.

Karşıt güçler arasında yaşanan bu çatışma elbette bir etkileşime de neden olmaktadır. Bu etkileşim bir paradigma değişimine neden olabilmiş midir? Yoksa aksine safları sıklaştırma düzenine geçme düşüncesi daha da güçlenmiş midir?

Bu soruların yanıtları bugün özgür tartışılabilmekte midir?

Bizce özgür bir tartışma ortamı yoktur.  İnsanlar belli etmeseler de cemaatten ve cemaatin devlet içerisindeki uzantılarından korkmaktadırlar, bu korkularında da haksız değillerdir. Bu korkuların somut nedenleri vardır;  pankart açan liseli öğrencilerin hapse atılması, toplu davalardaki toplu tutuklamalar, basına karşı yürütülen baskıcı tutum vs. ..

Özgür bir ortam olmadığı için Cumhuriyetin kuruluş felsefesine dayanan paradigmalar ile bugün iktidar olan güçlerin karşılıklı etkileşim ile olumlu gelişmelere ve değişime neden olmalarından daha çok bir öç alma ve rövanş duygusu yarattıklarını düşünüyoruz.

Özgür bir ortam olmadığı için değişimi gözlememiz zorlaşıyor.

Analizler İstanbul Barosu seçimlerinin kazananının KOCASAKAL olacağını gösteriyor, aksi rüya gibi bir sürpriz olur.

 

Rahmi Ofluoğlu (Avukat)

Son Güncelleme: 12.10.2012 12:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol