09 Haziran 2011 Perşembe 10:12
Birleşin...

Belli bir dönem tümüyle sindirilebilir, olağanüstü acılar yaşayabilir, her şeyini

yitirebilir ama yenilmez.

Faşist yönetim dönemlerinden yabancı işgallerine kadar tarihte buna ilişkin verilebilecek pek çok örnek vardır.

Bunun bir örneği de Anadolu toprağıdır.

Atatürk, şu sözü toplumsal genlerinden gelen bir yansımayla söylemiş olmalı:

Bağımsızlık benim karakterimdir.

Davranış biçimlerimizle ilgili olumlu-olumsuz çoy şey söylenebilir ama klasik söylemle boyunduruk altına girmemek, özelliklerimiz arasında.

O nedenle de tarihteki Türk devletlerinin çoğu, yabancı saldırısıyla değil, içte birlik sağlanamadığı için yıkıldı!

***

Birliküzerine, Anadolu insanının yaşadıklarından damıttığı pek çok anlatım var. Bunlardan ikisini paylaşmak isterim...

Şehir adı vermeden anlatalım. Anadolunun ticarette önemli kentiyle tarımda önemli kenti arasında bir dağ varmış. Hasat zamanı bereketli geçmiş. Herkes ürününü kaldırmış. Toplu halde ürünü kervan yapıp ticaret kentine gitmişler. Satmışlar. Kazançlarıyla kumaşlar, takılar almışlar. Yola çıkmışlar.

Aradaki dağın başında haydutlar yolu kesmiş, hepsini soymuş. Süklüm püklüm şehre dönmüşler. Kalan yaşlılar şaşırmış:

- Ne oldu size?

Soyulduk...

- Kim soydu?

Dağın başında 3 haydut kesti yolu, hepimizi soydu...

- Siz 50 kişisiniz, 3 kişiye nasıl yenildiniz?

Onlar 3 kişi beraberdi, biz 50 kişi yalnızdık!

***

Köyden okuma-yazma bilmeyen 3 arkadaş askere gitmiş. Acemi eğitiminden sonra üçü de okuma-yazma kursuna alınmış. İkisi kısa sürede sökmüş, üçüncü zorlanıyormuş.

Sökenler, üçüncüyü zorlamaya başlamışlar:

- Haydi, tembellik etme, bitir şu işi.

Ezile büzüle arkadaşlarına durumu anlatmış:

İnanın bütün harfleri söktüm, tek tek biliyorum ama bir türlü bir araya getiremiyorum. Bir tutuştursam...

Dağınık olduktan sonra, 50 kişinin hiçbir gücü yok...

Bir araya getiremedikten sonra, tek tek harflerin anlatabileceği hiçbir şey yok...

***

Seçime çok kısa bir süre kala birlik ruhunun altını ısrarla çizmek gerek.

Yazının başında,bilinçli halk yenilmezdedik.

Bilincin başlıca göstergesi nedir?

Bir araya gelebilmek, örgütlü olabilmektir. Örgütsüz hiçbir güç aslında güç değildir.

Siyasal anlamda örgütlü olmak ille de aynı çatı altına girmek de değildir. Aynı ya da benzer düşünen insanların aynı yönde yürümesidir.

Her seçimin kendi içinde ayrı bir önemi vardır. Ancak 12 Haziran seçimleri sadece 4 yıl ülkeyi yönetecek bir kadronun seçilmesini sağlamayacak. Sonuçlarıyla Cumhuriyetin 100. yılını biçimlendirecek.

Gün, gücü birleştirme, sandığa gitme ve gücü arttırma günüdür.

Mustafa Balbay
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol