13 Eylül 2011 Salı 13:18
Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe!
·      Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına, yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine,
·      Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık ve ilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunların mevcut, birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yeniden düzenlenmesine,
·      Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada ve yurt dışında teşkilatlanma esaslarına,
·      Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak üzere, bunların atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına, ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere” Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi veren 6223 sayılı yasanın (*), seçim ortamında çok ta üzerinde durulmamıştı.
Ancak, yemin krizi, Arap Baharı, Kandil Harekatı, Şike Soruşturması derken, AKePe tarafından, tatildeki TBMM’nin baypas edilmesi ile yükselen itirazlarda, pek değinilmeyen bir soruna dikkat çekmek istiyorum.
KHK çıkarma yetkisinin, demokrasi açısından bir sorun olduğu, yetkinin nasıl kullanılacağı ve TBMM’ye ne kadar sürede getirilmesi gerektiği gibi, kısmen teorik ve bence yurttaş bakımından çok ta önemli olmayan hususların tartışıldığı görülüyor. Bu tartışmalar, sanırım AKP tarafından da memnuniyetle karşılanmaktadır. Çünkü, usta da çok iyi bilir ki; yurttaşları bu teorik tartışmalar hiç ilgilendirmez, onlar için netice önemlidir.
“Memlekete hizmet aşkıyla, yeni Bakanlıklar kurulmuş, vatandaşın kamu hizmetinden daha iyi şartlarda ve daha çok yararlanması sağlanmıştır. Gerisi boş laftır.”
***
Özel olarak ilgilenmem gereken bir konu dolayısıyla farkına vardığım ve dikkatinize sunmak istediğim husus; AKePe iktidarının, kendi çıkardığı yetki kanununun kapsamına almadığı bazı yasalarda da, KHK’ler yoluyla değişiklik yapmakta olduğudur.
Açıkçası, AKePe iktidarı, KHK çıkarma yetkisini, yasa yapma yetkisi olarak kullanmaktadır. Hükümet, hukuken ayrı olan yasama, yürütme ve yargı erklerinin tüm yetkilerini, fiilen kendisinde toplamıştır. Durum bu kadar açık
Geçmişte kullanılan, yasaları torbalara doldurarak meclisten geçirime (kaçırma) yönteminin yerine, artık daha usta işi bir geçirme (kaçırma) yöntemi geliştirilmiştir. Yeni yönteme, köprücülük ya da baypas yöntemi denebilir. (**)
Yani başlığın 3. köprü ya da körfez geçişi ile ilgisi yok.
6223 sayılı yetki yasasında yer almadığı halde, örneğin, 4 temmuz 2011 tarihinde çıkarılan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kuruluşuna ilişkin 644 sayılı KHK ile bazı başka yasalarda ve KHK’lerde değişiklikler yapılmasına ilişkin 17 Ağustos 2011 tarihli ve 648 sayılı KHK ile 6223 sayılı yasa kapsamında olmayan bazı değişikler yapılmıştır. (***)
İncelemediğim için, çıkarılan diğer KHK’ler için şimdilik bir görüş ve değerlendirme yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ancak, çıkardığı bir KHK’yi, 40 gün sonra başka bir KHK ile değiştirmek bile, bu iktidarın milli iradeye ve meclise hangi anlamı yüklediğine dair önemli bir gösterge olsa gerek.
***
An itibariyle, kabul etmek gerekir ki; Türkiye’nin değişim süreci tam bir ustalıkla yönetiliyor. Kim ne derse desin, usta “iş”ini iyi yapıyor. Görünen o ki; Osmanlı’nın ikinci Fetret Devri sona ermek üzeredir. “Cumhuriyetçi münafıkları 80 yıllık ara rejim”leri, usta tarafından 10 yılda kolaylıkla sona erdirilmiştir.
“80 yıllık ara rejim”in tüm kurumları, birer fiskeyle yerle bir edilmiştir kolaylıkla. Hemen tümü, 'Ferman-ı Hümayun' (****)ile artık, “Yeni Osmanlı” kurumlarına dönüştürülmüştür.
Şimdi sıra, TBMM’nin yeniden yapılandırılmasına gelmiştir. Zat-ı Şahaneleri’ne yeni bir Meclis-i Mebusan yakışır artık. Nasılsa, fermanlar Divan-ı Hümayun tarafından buyrulmaktadır.
Mebuslar ahaliyle ilgilenebilir, kendilerine tahsis edilen şoförleri ile memleketi dolaşabilirler. Zaman zaman toplanıp, memleketin yüksek meseleleri hususunda kendilerine lütfedilen malumatı alıp, tekrar sine-i millete dönebilirler.
***
Bir komplo teorisi:
Önümüze gelecek ilk sandıkta meclisin yetkisi oylanacaktır.
Kanlı mı kansız mı bilemem ama er ya da geç diyebilirim.

Abdurrahman Bayramoğlu
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177