04 Şubat 2013 Pazartesi 12:55
“Bağımsız denetime tabi olmak” ne demek?
Bu konudaki yazılar ve tartışmalar ise genelde bağımsız denetimin kapsamı üzerinde yoğunlaştı.

Zira kanunun ilk halinde bağımsız denetim, tüm sermaye şirketleri için zorunlu olarak öngörülmüşken, 6335 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonucu, bağımsız denetime tabi olacakları belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na verildi. Bakanlar Kurulu da bu yetkisini geçtiğimiz günlerde kullandı.

Geçen haftaki yazımızda, söz konusu Bakanlar Kurulu kararı uyarınca bağımsız denetime hangi şirketlerin tabi olduğunu teferruatlı bir şekilde ortaya koymaya çalışmıştık. Bu hafta ise yine bağımsız denetimle ilgili, yanıtı merakla beklenen bir başka konuyu gündeme taşımak istedik.

Bağımsız denetim ne demek?

Esası itibariyle bağımsız denetim; finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, belirlenen standartlara uygunluğunu ve doğruluğunu tespit etmeye matuf bir denetim türü. Bağımsız denetimde; makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi, denetim standartlarında öngörülen gerekli bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetim yapılması ve elde edilen sonuçların değerlendirilerek rapora bağlanması esas.

Bağımsız denetimi, bu alanda ehil olan ve şirketin pay sahibi, yönetici veya çalışanı konumunda bulunmayan bağımsız denetçilerin gerçekleştirmesi gerekiyor.

Bağımsız denetçi, şirket genel kurulunca seçilecek. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve herhalde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şart.

Kapsamında neler var?

Şirketin finansal tablolarının, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, envanterin, muhasebenin ve iç kontrolün denetimi, genel olarak bağımsız denetimin kapsamını oluşturmakta.

Söz konusu denetim, Türkiye muhasebe standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uyulup uyulmadığının incelenmesini de içine almakta.

Denetim raporu düzenlenecek mi?

Bağımsız denetimin belki de en önemli sonucu; denetçinin, yapılan denetimin türü, kapsamı, niteliği ve sonuçları hakkında, gereken açıklıkta, anlaşılır, basit bir dille yazılmış ve geçmiş yılla karşılaştırmalı olarak hazırlanmış, finansal tabloları konu alan bir rapor düzenleyecek olması.
Denetçi söz konusu raporunda:

-Defter tutma düzeninin ve finansal tabloların kanun ile esas sözleşmenin finansal raporlamaya ilişkin hükümlerine uygun olup olmadığını,

-Finansal tablolar ile bunların dayanağı olan defterlerin; Türkiye muhasebe standartları çerçevesinde, şirketin malvarlığı, finans ve kârlılık durumunu gerçeğe uygun olarak ve dürüst bir şekilde yansıtıp yansıtmadığını belirtecek.

Ardından raporunu imzalayıp, yönetim kuruluna sunacak.

Görüşü önemli mi?

Yeni düzenlemeye göre bağımsız denetçi, denetimin sonucunu görüş yazısında açıklayacak. Denetçinin görüş açıklamaktan kaçınması veya olumsuz görüşe ulaşması halinde yönetim kurulu, görüş yazısının kendisine teslimi tarihinden itibaren dört iş günü içinde, genel kurulu toplantıya çağıracak ve genel kurul yeni bir yönetim kurulu seçecek.

Esas sözleşmede aksi öngörülmemişse, eski yönetim kurulu üyeleri yeniden seçilebilecek. Yeni seçilen yönetim kurulu altı ay içinde, kanuna, esas sözleşmeye ve standartlara uygun finansal tablolar hazırlatacak ve bunları denetleme raporu ile birlikte genel kurula sunacak.

Yaptırmazsanız ne olur?

Ticaret Kanunu'nun 397. maddesi uyarınca; şirketlerin, finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmeleri zorunlu.
Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmünde kabul edilecek.

İsmail KÖKBULUT
Bugün gazetesi
Son Güncelleme: 04.02.2013 12:58
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177