11 Aralık 2012 Salı 04:24
Avukatlık Kanunu’ndaki yasaklar kalkmalı

Avukatlık mesleğini fetişleştirmenin ne avukatlara bir yararı var, ne de adalet sistemine..

Olguları gerçeğinden koparmak, onları gerçek  olandan farklı algılamak veya böyle algılanması için baskı oluşturmak sonucu değiştirmez..

Avukatlık mesleğinin gerçeği nedir?

Bu meslek toplum nezdinde nedir?

Adliyelerde, hakimlerin, savcıların gözünde avukatlık nedir?

Ne olması gerekir?

Avukatlık mesleğini fetişleştirmek avukatlara yarar yerine zarar verir..

Baro başkanlarının görevi sürekli olarak bu mesleğin ulviliğini vurgulamak yerine avukatlar lehine değişimlere öncü olmak olmalıdır.

Avukatlık mesleği ticari ve sınai yaşamın bir parçasıdır. Mesleği hakimlik ve savcılıktan ayıran kriter de budur.

Avukatlar ticari ve sınai yaşamda emekçiler veya işverenlerle ilgili işleri para karşılığı üstlenmektedirler, hakim veya savcılar ise kamu görevi yaparlar ve maaşlarını devlet karşılar. Avukatlar 1136 sayılı kanuna göre sadece mesleklerini icra ederken hakimlere tanınan statüden yararlanırlar..

Sonuç olarak bu meslek sınai ve ticari ilişkinin bir parçasıdır, bu nedenlerle ticari ve sınai  ilişkilerle aynı kurallara tabi olması gerekir..

REKLAM YASAĞI

Ticari ve sınai yaşamda reklamın yasal sınırları vardır. Avukatlık mesleğinde reklam yasağı kalkmalı, ancak mesleğe uygun kurallara bağlanmalı, yani avukat reklamları belli kurallar içerisinde serbest olmalı..

Büyüklere olmayan yasaklar emekçi avukatlar için de olmamalı

Bugün birçok büyük avukatlık ofisi, Prof., Doç. Unvanı taşıyan avukatın yabancı hukuk sitelerinde reklamları var.. Onlara tanınan de facto reklam serbestisi geriye kalan avukat çoğunluk kitlesine de tanınmalı..

Büyükler her şekilde reklamını yapıyor, olan emekçi avukat kitlesine oluyor..

Büyükler  TV programlarına çıkarak, yazılı basının sosyete sayfalarında boy göstererek, magazin haberlerinde, her yerde ve her fırsatta reklamlarını yapıyorlar, olan  bu imkana sahip olamayan geniş avukat kitlesine oluyor..

Tarafsızlık, güçlüden yana olmaktır.

Devrimci literatürde bu söz şöyledir:

“Tarafsızlık ihanettir..”

Güçlü ile zayıfın savaşında, siz tarafsız kalırsanız; güçlüden yana taraf olursunuz..

Barolar güçlüden yana olmak yerine çoğunluğun, emeğin hakkını savunmak durumundadırlar..

Rekabet yasağı konusunda bir makale okumak için TIKLAYINIZ.

Son Güncelleme: 11.12.2012 12:39
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol