05 Mayıs 2014 Pazartesi 15:31
Avukat!
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan... Bundan tam 42 sene evvel, 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gecenin sabahında idam edildiler... Avukatları Halit Çelenk, “Yaşamımda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi sizlere anlatamam,” diyordu.

Halit Çelenk, uzun yaşadı. 89 yıllık yaşamının sonuna, sanki tarihe nazire yapar gibi, üç sene önce, 5 Mayıs’ta vardı. Denizlere yakın gömülmek istemişti. İstediği oldu...

***

89 yıllık yaşamında bir kez olsun eğilip bükülmedi Halit Çelenk... Hep devrimci bir avukat olduğunun, devrimcilerin avukatı olduğunun bilinciyle yaşadı... İşçilerin, gençlerin, aydınların, sosyalistlerin savunmalarını üstlendi hep. İşkenceye, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadeleyle geçti yaşamı.

Bu devletin mahkemelerinde siyasi suçlamalarla yargılanan herkes bilir: Avukatınız dik duruyorsa, siz de güç bulursunuz, dik durursunuz. Halit Çelenk o dik duruşun sembol ismi oldu...

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan darağacına götürülürken, yanlarında onun olmasını kuşkusuz bu yüzden istemişlerdi.

Kolay değil. Darbeler, idamlar, işkenceler, faili devlet olan cinayetler, faşist saldırılar ve yolsuzluk, rüşvet, hile ile dolu aşağılık bir devlet geleneği içinde dik durabilmek, yaşadığı acıları biriktire biriktire bir ömür boyu dik kalabilmek kolay değil...

***

Avukat Halit Çelenk, binlerce devrimcinin Halit Ağabey’i, yaşamını yitirmeden evvel, Denizlerin mezarı başında yaptığı konuşmada şöyle diyordu:

“Ulucanlar zindanının ön avlusunda, cuntanın yüzlerce resmi elbiseli görevlisi, Ali Elverdi, savcılar, hakimler, hükümet tabipleri ve cellatlar, üç fidanın yüz ve gözlerinde korku ararken, yanıldıklarını hemen anlıyorlar. Karşılarında dimdik bakışlar, mangal gibi yürekler, sehpa altında bile davalarını savunan yiğit insanlar görüyorlar. O yürekler adeta dünyaya meydan okuyor…”

O yürekler dünyaya meydan okuduysa, bunda Halit Çelenk’in payı büyüktür.

***

Bu ülkedeki siyasi mücadelelerin tarihi, aynı zamanda avukatların mücadele tarihidir. Savunma hakkını kullanabilmek için adliye koridorlarında göğüs göğüse çarpışmak zorunda kaldı avukatlarımız çoğu zaman. Tehdit edildiler. Evleri basıldı. Bizzat kendileri hapishaneye atıldı...

Ne var ki, Halit Çelenklerin açtığı yoldan ilerleyen avukatlarımız tükenmedi...

***

1 Mayıs günü anayasal hakkını kullanmak isteyen ama zorbaca gözaltına alınan arkadaşlarımızı savunmak için, keyfi biçimde uzatılan gözaltı süresini protesto etmek için, onlarca avukatımız cumartesi gecesini eylemde, Çağlayan Adliyesi’nin merdivenlerinde oturarak geçirdi. Uyumadılar. Ve nihayet gözaltındakilerin Adliye’ye getirilmesini sağladılar...

‘Hukuk’un ayaklar altına alındığı; savcı ve hakimlerin sürgünlerle, baskılarla, gölgelerinden korkar hale getirildiği; Deniz Feneri’nden Bilal’in ‘Bıbıcım’larına kadar tek bir skandalın, yolsuzluğun soruşturulamadığı; Reza Zerrab’ın Anayasa Mahkemesi Başkanı olabilme ihtimalinin tartışıldığı şu günlerde, avukatlarımız dik duruşlarıyla bize güç oluyor...

Her birine minnettarız...
Son Güncelleme: 05.05.2014 15:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol