06 Şubat 2012 Pazartesi 15:39
Algı Değişiyor...

Önceki yıllarda da karşılaştırma yapılabilecek en çarpıcı örnek Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün 2011 yılı istatistiği... Buna göre Türkiye 179 ülke arasında 148. sırada.

Özellikle son 5 yıldır sürekli geriye doğru gidiyoruz.

2007’de 101. sıradaydık, 2008de bir basamak gerileyip 102ye düştük. 2009da 122ye, 2010da 138e, 2011de 148e indik.

Altımızda Afganistan, Suriye, İran gibi ülkeler var.

Üstümüzdekileri saysam sütun yetmez ama, birkaçını aktaralım:

Uganda, Burundi, Etiyopya, Gürcistan, Moğolistan, Cezayir, Gambiya, Tacikistan.

***

Sadece Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün değil, pek çok uluslararası kurumun ve Türkiyede iyi tanınan dünya ölçeğindeki yazarların da ülkemizdeki özgürlükler açısından olumsuz gidişe dikkat çektiğini görüyoruz.

Olumsuz gidiş ve buna yönelik iç-dış tepkiler katlanarak artıyor. Görünüşe bakılırsa öyle devam edecek.

Bunun iki temel nedeni var:

1- Dışarıda iktidara yönelik algının hızla değişmesi.

2- Hükümetin, mutlak gücünü özgürlükleri kısıtlayıcı yönde kullanması.

İktidarın ilk aylarını, hatta yıllarını kısaca anımsayalım... Yönü içten çok dışa dönüktü. Uluslararası alanda göreceği kabule büyük önem veriyor, siyasetini de bu yönde belirliyordu.

Kabul etmek gerekir ki, bunun da karşılığını aldı. Başta Avrupa olmak üzere dünyada şu tür kavramlarla anılmaya başladı:

Reformcu, uzlaşmacı, yeniliğe açık, çözümden yana, iç barış sorunlarını kısa sürede çözüme kavuşturacak, Kıbrısta önceki tüm politikaları çöpe atıp uluslararası alanda da onaylanacak adımlar atacak, ifade özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldıracak, ülkeyi tam anlamıyla AB sürecine sokacak...

Bütün bunların birleşiminden olumlu bir algı çıkıyordu. O günlerde bu algının yanlış olduğunu, çözüleceği söylenen sorunlara çare olmadığını söyleyenler en hafif anlatımla statükocuilan edildi.

Bunun yerleşmesindeki etkenlerden biri de iktidarla özdeş olmadığını söyleyen liberalkesimin iktidarın neredeyse tüm politikalarına destek vermesiydi. Hatta destekten öte, alkışladığını ve akıl da verdiğini söylemek abartma olmaz.

Bu ortamda hükümetin politikalarını onaylamayan kesimlerin neredeyse tümünün, toptancı bir yaklaşımla yabancı dile ultra-nasyonalisttanımlamasıyla çevrilmesi, hükümete yönelik algının pekişmesini kolaylaştırdı. Bu durum ayrı bir yazı konusu.

Hükümet ilk 4-5 yılda elde ettiği sınırsız kredinin rahatlığını yaşıyor..du!

Ancak bu rahatlığın artık bozulduğunu söyleyebiliriz.

Nasıl başlangıçta atılan her adım reformdan sayılmışsa, şimdi de her adıma acaba söylenen amaca yönelik mikuşkusuyla bakılıyor.

***

3. yargı paketi adı altında tartışılmakta olan yeniliklerde sözünü ettiğimiz kuşkulardan izler taşıyor.

Uğradığı her durakta değişikliklere de uğrayan paket bir tarafında kırılabilir”, bir tarafında bükmeyinizbir tarafında dik tutunuzyazan büyükçe kutulara benziyor.

İçinde bu dönem içingerekli olan değişiklikler var. Özellikle basında ilgili bölümlerde ceza ertelemesisöz konusu. Daha açık anlatımla, yeni bir düzenlemeden çok, birikmiş dosyaları rafa kaldırıp sıfırlama gündemde. Yani basına yönelik yasa kılıcısallanmaya devam edecek, sadece dönemsel temizlik yapılacak.

Başbakanın medyaya bakışını araya hiç yorum katmadan iki farklı cümlesiyle özetleyebiliriz.

Konu kendi partisiyken;

Biz manşetlerle savaşa savaşa bugünlere geldik.

Konu CHP olunca:

Manşetle gelen manşetle gider.

Mustafa Balbay/Cumhuriyet
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol