28 Aralık 2012 Cuma 19:47
İCRA İFLAS KARARLARININ YAYIMLAMASINA YARGITAY'DAN RET
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 2. Maddesi kapsamında Yargıtay’a başvurarak yayınlanan kararlar konusunda bilgi edinme hakkına sahip olan avukatlar, İcra ve İflas işlerine dair kararların tamamının Yargıtay’ca yayımlandığı bir mecranın olmadığını sitemizde 23 Ekim 2012 tarihinde yayınlanan  "YARGITAY, İCRA İFLAS KARARLARINI YAYIMLAMAK ZORUNDA" başlıklı haberde belirterek konuya dair düzenlemenin gözden geçirilmesi gerektiği konusunda istekte bulunmuşlardı. İİK Kanunu’nun kendilerine sağladığı imkandan yararlanmak isteyen avukatlardan biri olan Av. Kemal Vuraldoğan, Hukukihaber.net’e yaptığı açıklamada, Yargıtay’a gönderdiği “2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 14. Maddesinde “…Yargıtay, icra ve iflas işlerine ait kararların tamamını düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yargıtay tarafından yönetmelikle düzenlenir.” kuralına yer vermektedir. Tırnak içinde alıntılanan hükümle Yargıtay’a verilen görev kapsamında bugüne kadar yapılan işlerin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca tarafıma bildirilmesini talep ederim.” içerikli yazılı dilekçenin Yargıtay tarafından “Yargı organlarının yargısal faaliyetleri, bilgi edinme hakkı dışında kalır“ gerekçesiyle geri çevrildiğini dile getirdi.

YARGITAY TARAFINDAN AV. VURALDOĞAN'A GÖNDERİLEN RET YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ

İTİRAZI HAKLI BULUNDU

Bilgi edinme talebi Yargıtay Başkanlığı tarafından geri çevrilen Vuraldoğan, konu ile alakalı olarak bilgi alma hakkının engellenemeyeceği gerekçesiyle Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na itirazda bulunduğunu dile getirdi. Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun kendisi tarafından gerçekleştirilen itirazı dikkate alarak Yargıtay Başkanlığı’na, “Başvurucunun mezkur bilgi edinme müracaatında talep edilen bilginin 4982 sayılı kanunun istisnai düzenlemeleri kapsamına girmediği tespit edildiğinden, başvurucunun erişimine sunulması suretiyle talebin karşılanması gerektiği”  konusunda bir yazı gönderdiğini belirten Vuraldoğan, bundan sonra gerçekleştirilecek uygulamanın ne olacağı konusunda büyük merak duyduğunu sözlerine ekledi.

BİLGİ EDİNME DEĞERLENDİRME KURULU TARAFINDAN YARGITAY'A GÖNDERİLEN YAZI İÇİN TIKLAYINIZ


“YARGITAY’IN TALEBİME CEVAP VERMESİ GEREKİR”

Hukukihaber.net'e yaptığı özel açıklamada, Yargıtay’ın adli yargıda adaletin tecelli ettiği nihai bir karar organı olduğunu dile getiren Av. Kemal Vuraldoğan, “İnsan hakları söz konusu olduğunda genişletici yorum yapması gereken Yargıtay ne yazık ki sıradan memur gibi yani tapu dairesi gibi hareket etmekte, bürokratik alışkanlıklarıyla "YASSAH HEMŞERİM" demektedir. Bilgi Edinme Hakkı diye bir hak olmasa bile Yargıtay'ın talebime cevap vermesi, kanun uyarınca yaptığı işleri bana bildirmesi gerekir. Çünkü adalete aracılık eden kurumların lekelenmemesi, katılımcı ve şeffaf olması gerekir. Kendisini adalet arayışında yetkin görmeyenlerin kariyerlerine yüksek yargı organlarında değil, bürokraside devam etmesini tavsiye ederim. Ancak ne Danıştay'da ne Yargıtay'da "insan hakları", insan odaklı çözüm, şeffaflık içselleştirilememiştir. "YASSAH HEMŞERİM" de vücut bulan sıradan memur tavrı yüksek yargı organlarını da yerleşmiş, bir gelenek gibi kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.” dedi.

“DOSTLARA ADİL DAVRANILIR, DÜŞMANA YASA UYGULANIR”

Yargıtay’ın gerçekleştirdiği bu uygulama ile “dostlara adil davranılır, düşmana yasa uygulanır” ironisi bile arattığını dile getiren Vuraldoğan, “Yargıtay 19. Hukuk Dairesi fotokopi almak isteyen avukattan aslının aynıdır harcı istemekte, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi avukatları kravatsız duruşmaya kabul etmemekte, Yargıtay 5. Ceza Dairesi avukata müvekkili ilgili kararın örneğini gizli oturumda alındı diye vermeyip yerel mahkemeye git oradan al demektedir. Danıştay dairelerinin avukatlara karar inceletmemesi üzerine Danıştay Başkanlar Kurulu karar almak zorunda kalmış, avukatlar Danıştay Başkanlar Kurulu kararı ile dosya incelemeye başlayabilmişlerdir. Yüksek yargı organlarının yılda en az 1 defa şikayet günü düzenlemesi ve dosyanın gerçek sahiplerinden, yani davacı, davalı, sanık, şüpheli, katılan, avukat vs. den taleplerini alması, insan odaklı çözüm için projeler geliştirmesi gerekir." diyerek yüksek yargının meslektaşlarına adil davranması gerektiği konusunda çağrıda bulundu. (Hukukihaber.net)
Son Güncelleme: 28.12.2012 20:49
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177