Yeşim
Yeşim
09 Şubat 2015 Pazartesi 20:47
Yargıtay Başkanı’ndan müthiş veda!

Yargıtay Başkanı Ali Alkan “Korktuğu ve beklentisi için doğru olduğunu bildiği kararı veremeyenler hemen cübbelerini çıkarıp görevlerini bırakmalıdır" dedi.

Yargıtay Birinci Başkanı Ali Alkan, yaş haddinden dolayı emekliye ayrıldı. Alkan için Yargıtay Konferans Salonu’nda veda tören düzenlendi. Törene Alkan’ın eşi, torunları, Yargıtay Üyeleri ve tetkik hakimleri katıldı. Tören, Alkan’ın albümünden derlenen slayt gösteri ile başladı. Törende konuşan Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Alkan’ın bilgi birikimi ve hoşgörüsü ile Türk hukukuna yaptığı katkının saygıyla anılacağını belirterek, “Ailenizin de sizinle göğüs gerdiği yol bugün onlara en büyük gurur vesilesi olarak geri dönmekte. Bundan sonraki emeklilik yaşamınızın size ve ailenize sağlık mutluluk getirmesini diyorum” dedi.

Yargıtay üyelerine son kez başkan olarak hitap eden Alkan ise görevini severek yaptığını belirterek, 1970’lerdeki başlıca sorunların hakim ve savcıların, işlerin çokluğu, özlük hakları, hakimlik teminatı ve yargı bağımsızlığı ile yetersizliği olduğunu, 2015 yılında da aynı konulardan şikayet edildiğini ifade etti. İş yoğunluğunun özverili çalışma ile sürdürülebilir bir durum olmaktan çıktığını kaydeden Alkan, “Yargıtay’daki üye sayısını 516 değil 1516 yapsanız, tetkik hakimi sayısını bin değil 2 bin yapsanız, Cumhuriyet savcısı ve personel sayısını ikiye de katlasanız bu problemin çalışan sayısının arttırılarak çözülmesinin mümkün olmadığını yaşayarak gördük. Her uyuşmazlık dava konusu edilerek yargının önüne gelmekte ve yoğun iş yükü yargılamanın makul sürede bitirilmesini engellemektedir. Uyuşmazlıklar yargıya gelmeden çözüm yolları geliştirilmelidir” dedi.

“YARGI YIPRATILARAK SONUÇ ALINAMAZ”

“İş ve Sosyal Güvenlik Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti” adı altında oluşturulması için gerekli girişimlerde bulunduklarını, ancak yasalaşacağı konusunda ümitlendikleri bir anda kabul edilebilir gerekçeleri açıklanmadan son anda vazgeçildiğini anlatan Alkan, Yargıtay’ın iş yükünün azaltılması ve bir içtihat mahkemesi haline gelmesi için en pratik yolun Yargıtay’a müracaatın sınırlandırılması olarak görüldüğünü kaydetti.

Yargının diğer kurumlarda olduğu gibi her zaman eleştiriye açık olduğunu, ancak eleştirilerin hakarete varmadan yargıya ışık tutmak amacı ile yapılması gerektiğine dikkat çeken Alkan, şöyle konuştu:

“Tabi bu ışık da gözümüze tutularak görmemize engel olacak şekilde değil, önümüze tutularak yolumuzu aydınlatacak şekilde olmalıdır. Yargı yıpratılarak sonuç alınamaz. Değerli konuklar, Biraz önce yargı ile ilgili olarak haksız suçlamaların olduğunu hatta yargıya eleştiri sınırını aşan hakaretler yapıldığını söyledim. Yargıtay’ın başkanı ve temsilcisi olarak bu gibi konularda hakimlerin kararları ile konuşacağı ilkesinden hareketle mecbur kalmadıkça konuşmamayı tercih ederken bütün arkadaşlarımın olduğu gibi benim de ne kimseden korkum vardı ne de gelecek beklentim. Korktuğu ve beklentisi olduğu için doğru olduğunu bildiği kararı veremeyenler hemen cübbelerini çıkarıp görevlerini bırakmalıdır. Konuşma zorunluluğum hasıl olduğunda ise açıklamalarımı medeni ölçüler ve etik kurallar içerisinde yapmaya çalıştım.

Polemiklerden kesinlikle kaçındım. Çünkü 18 yıllık Yargıtay üyeliğim süresince konusu ne olursa olsun sık sık yapılan açıklamaların rutine dönüştüğü, etkinliğini azalttığı ve yargıya zarar verdiğini gördüm. Bu nedenle sadece yargı bağımsızlığı, hakimlik teminatı, hukukun üstünlüğü gibi konularda evrensel ilkeleri korumak amacı ile açıklamalarda bulundum Bu durum zaman zaman meslektaşlarım tarafından niye konuşmuyorsun, açıklama yapmıyorsun şeklinde eleştirilmiş ise de bu tutum ve davranışımın doğru olduğunu düşünüyor, bu konudaki sorumluluğu üzerime alıyorum.”“YARGI ŞU ANDA BULUNDUĞU YERİ HAK ETMİYOR”

Yargıya olan güvenin azalmasında önemli nedenlerden birinin de yargı çalışanlarının etik kurallara uygun davranmaması olduğuna dikkat çeken Alkan, toplumun yargı çalışanlarının etik dışı davranmayacağı konusunda tereddüdü yoksa verilen kararın “şeriatın kestiği parmak acımaz” özdeyişinde olduğu gibi her zaman kabul edileceğini belirtti. Hakim ve savcılar başta olmak üzere tüm yargı çalışanlarının yüksek etik standartlara sahip olması gerektiğini belirten Alkan, özlük haklarının yargı bağımsızlığına müdahale ve ödün almak için kullanılması ihtimali nedeniyle yargının diğer sorunlarına göre öne çıkarılmasının mesleğin saygınlığı açısından doğru bulmadığını kaydetti.

Yargının şu anda bulunduğu yeri hak etmediğini vurgulayan Alkan, “Yarın yeni başkanımızı seçiyoruz. Tüm adaylara başarılar diliyorum. Seçim sonuçlandıktan sonra hepsinin sorunların çözümü için el birliği ile çalışacağına yürekten inanıyorum” dedi. Sözlerini Cahit Sıtkı’nın “Memleket İsterim” şiiri ile bitiren Alkan, “Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay Başkanı olarak son kez selamlıyor ve ülkemizin aydınlık geleceğine olan inancımla birlikte, aziz milletimiz başta olmak üzere tüm insanlık için huzur, barış ve adalet diliyor, Allah’a ısmarladık diyorum” dedi. Alkan’ın veda konuşmasını tamamlamasının ardından onur belgesi ve çeşitli hediyeler verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil, bıçak hediye etti. Hediyelerin ardından törene gelenlerle vedalaşan Alkan, daha sonra üyeler ve Yargıtay çalışanları ile protokol kapısında hatıra fotoğrafı çektirerek, karanfillerle uğurlandı.

http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/yargitay-baskanindan-muthis-veda-738035/
Son Güncelleme: 09.02.2015 20:49
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177