02 Mart 2015 Pazartesi 15:50
AKP'li vekil: Adalet sarayları yaptık, ama yargı daha adil diyebiliyor muyuz?
 Milli Görüş Hareketi'nde siyasete giren ve AKP’nin kurucularından olan ancak 17-25 Aralık sürecinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı görevine son verilen Nihat Ergün, anılarını yazdığı kitabında AKP'ye "fabrika ayarlarına" dönme çağrısı yaptı.
Kiitabında hükümete, "Milli gelirimiz ve bireysel gelirimiz daha iyi; yollarımız, okullarımız, hastanelerimiz, evlerimiz, arabalarımız daha iyi. Peki, aynı oranda daha temiz, daha dürüst, daha güvenilir, daha ahlâklı bir toplum haline geldiğimizi de övünerek söyleyebilir miyiz? Mütevazı adliye binalarından adalet saraylarına geçtik, fakat yargı kararlarının daha adil olduğunu söyleyebiliyor muyuz?" sorularını yönelten Ergün, "Ne yaparsak yapalım, iktidar yıpratıcı bir şey. İktidar süreci pek çok görev yapan insanı yıpratır. Böyle değişim zamanları bunları değerlendirme, bunlarla ilgili yeni kararlar alma zamanlarıdır. Bir anlamda fabrika ayarlarına dönme, yeniden kendimizi programla zamanıdır" değerlendirmelerinde bulundu.

GEZİ'Yİ ANLAYAMADIK

Kitabında Haziran Direnişi'ne dair de değerlendirmelerde de bulunan Ergün, "Genç kuşaklarla yaşanan sorun, yeni neslin bu iletişim çağında bizim anlayamadığımız bir duygu ortamında bulunabildiklerini fark edip ona göre bir yaklaşım geliştirmemiz gerektiğini söylüyor" ifadelerini kullanıyor.

RANTA DAYALI ZENGİNLER

Uzun süre partisinin yerel yönetimlerden sorumlu başkan yardımcılığını da üstlenen Nihat Ergün, dünyada insanların teknolojiye dayalı zenginleştiğini ancak Türkiye’de şehir rantlarına dayalı kısa yoldan zenginliklerin olduğunu ve bunun yolunun da açık olduğunu belirtiyor. “0,25 emsal olan bir yeri 2,5 emsale, 4 emsale çıkartabiliyorsanız, birçok insan bunun peşinden koşar ve sağlıklı bir mekanizma kurulamaz.” diyor.

YAKIŞIK ALMADI

Nihat Ergün, cumhurbaşkanının seçimi üzerine yapılan ve Abdullah Gül'ün adaylığına engel olan yasa değişikliğine ilişkin olarak, “Adalet Bakanı, kanunu Bakanlar Kurulu’na sunduğunda kanun tasarısında böyle bir madde yoktu. Bu madde çok yakışıksız bir şekilde bir önergeyle eklendi" diyor. Yasanın gerekçelerine dair ise "Bunun adresi belli ki mevcut cumhurbaşkanıydı. Bizim kendi arkadaşımıza, kendi seçtiğimiz cumhurbaşkanımıza karşı Parlamento’da böyle bir düzenleme yapmamız gerçekten yakışık almadı” değerlendirmesinde bulunuyor. Bakanların görevden alınma sürecini de değerlendiren kitabında Ergün, süreci "Başbakanlar da, bakanlar da yıllarca birlikte çalıştıkları kişileri değiştiriyorsa, en azından birkaç gün önceden çağırıp, arayıp, hizmetlerinden dolayı teşekkür etmeyi bilmeliler” diyerek anlatıyor.

ÜÇ DÖNEM KURALI

Üç dönem kuralı sebebiyle meclise giremeyecek olan Ergün, "Liderlik Belirleme Kıstasları" başlıklı bölümde: “Milletvekili olmayan bir kişi lider olamaz. Üç dönem milletvekili olan bir kişi de lider olamaz. Cumhurbaşkanı olan kişi de lider olamaz. Bu kısıtlamalar bugün elimizi kolumuzu bağlamamış olabilir, ama gelecekte bağlayabilir… Parti liderliği başka bir şey, milletvekilliği başka bir şey. Yeni üç dönemdir milletvekilliği yapan bir kişi hiç parti liderliği yapmamışsa, ‘Senin üçüncü dönemin, sen lider olamazsın!’ denilemez. Belki de en iyi adam o. Biz kendimizi kısıtlamış oluyoruz.” ifadelerine yer veriyor.


soL Haber
Son Güncelleme: 02.03.2015 15:51
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177