13 Mayıs 2014 Salı 10:33
Adalet Bakanı Bozdağ, Sulh Ceza – Asliye Ceza Mahkemeleri’nin ayrımının kaldırıldığını açıkladı. Sulh ve Asliye Ceza Mahkmeleri Kaldırılıyor
ANKARA  - Adalet Bakanı Bozdağ, cinsel suç işleyenlere tıbbi müdahalenin hadım etme işlemini içerip içermediği konusunda, “Tıbbi müdahale hadım değil yanlış anlamayın. Basın onu farklı bir şekilde lanse etti o zaman hadım diye bir ceza yok. Bu tasarıda hadım cezası öngörülmemektedir. Süreli hapis cezası öngörülmektedir. Ancak eğer cinsel saldırıda bulunan kişilerde hastalık varsa, bir hastalık nedeniyle bu saldırılarda bulunuyorsa, bunun tıbbi tedavisi yoluna gidilebilecektir. Bunun kararını mahkeme verecektir. Mahkeme bilirkişi raporlarına bakacaktır. Gerçekten bir hastalık var mı yok mu, ona göre tıbbi tedaviye hükmederse tıbbi tedaviye karar verecektir. İnfaz sırasında ya da şartlı tahliye edilme sürecinde” diye konuştu.

-Adalet Bakanı Bozdağ, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun üye sayısı 8 den 12’le çıktığını belirterek, “Yargıtay Genel Sekreter seçilebilmek için gereken kıdem süresi yoktu Şimdi Yargıtay Genel Sekreteri seçilebilmek için 5 yıllık Yargıtay üyeliği kıdemi getiriliyor. Yargıtay genel sekreter yardımcısı seçilebilmek için, birinci sınıf olmak şartı aranacaktır. Yargıtay Birinci Başkanı seçilebilmek için gereken 4 yıllık süre 10 yıla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay Başkanvekili ve Cumhuriyet Başsavcıvekili seçilebilmek için gereken 4 yıllık süre 5 yıla çıkarılmakta. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adayı belirlemek için yapılacak seçimlerde her üye tek adaya oy verecektir” dedi.

Adalet Bakanı Bozdağ, cinsel suç işleyenlere tıbbi müdahalenin hadım etme işlemini içerip içermediği konusunda, “Tıbbi müdahale hadım değil yanlış anlamayın. Basın onu farklı bir şekilde lanse etti o zaman hadım diye bir ceza yok. Bu tasarıda hadım cezası öngörülmemektedir. Süreli hapis cezası öngörülmektedir. Ancak eğer cinsel saldırıda bulunan kişilerde hastalık varsa, bir hastalık nedeniyle bu saldırılarda bulunuyorsa, bunun tıbbi tedavisi yoluna gidilebilecektir. Bunun kararını mahkeme verecektir. Mahkeme bilirkişi raporlarına bakacaktır. Gerçekten bir hastalık var mı yok mu, ona göre tıbbi tedaviye hükmederse tıbbi tedaviye karar verecektir. İnfaz sırasında ya da şartlı tahliye edilme sürecinde” diye konuştu.
Meclis’e sevk edilen yargı paketi hakkında bilgi veren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs suçunun unsurlarının yeniden düzenleyen paketle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı kişi hakkında bir kez verilmesi, yargılama giderlerinin tek başına temyiz nedeni olmaması, yurtdışında Türk kamu görevlisine bir yabancı tarafından rüşvet verilmesi durumunda Adalet Bakanının izni aranmaksızın doğrudan soruşturma ve kovuşturma yapılması, Türkiye dışında suç işleyip de Türkiye’de bulunan yabancının soruşturma aşamasında da geri verilmesini öngördüğünü belirtti. İdari yargıda istinaf kanun yolunun kurulmasına ilişkin düzenleme yaptıklarını da açıklayan Adalet Bakanı Bozdağ, sözlerine şöyle devam etti:

“Adli yargıda istinafı kurduk henüz henüz faaliyete geçmedi. İstinafı bu yıl sonu itibariyle Türkiye genelinde faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. İdari Yargılama Usulü Kanununda yapılan değişiklikle istinaf kanun yolu getirilmektedir. Mevcut uygulamada bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin kanunla belirlenen bazı kararlarına karşı yapılan itiraz başvurularını kesin olarak karara bağlamaktadırlar. 25 ilde bulunan bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı yapılan “istinaf” başvurularını inceleyerek karara bağlayacaktır. Bölge idare mahkemelerinin sayısı yeni sisteme göre azaltılacaktır. Mevcut uygulamada, 25 ilde bölge idare mahkemesi bulunmaktadır. Yapılan düzenlemeyle, istinaf incelemesi yapacak olan bölge idare mahkemelerinin sayısı azaltılacak ve ihtiyaca göre belirlenecek sayıda bölge idare mahkemesi kurulacaktır.”

-BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ DAİRELERDEN OLUŞACAK-


Düzenleme, bölge idare mahkemelerinin teşkilat yapısı ve çalışma usulü yeni sisteme göre düzenlenecek. Mevcut uygulamada bölge idare mahkemeleri bir başkan ve yeteri kadar üyeden oluştuğunu belirten Bozdağ, yapılan değişiklikle, bölge idare mahkemelerinin dairelerden oluşacağını açıkladı. Buna göre, istinaf incelemesi yapacak bölge idare mahkemelerinde en az bir idare ve bir vergi dairesi bulunacak. Daireler, bir başkan ve iki üye ile toplanıp oy çokluğuyla karar verecek. Bölge idare mahkemelerine gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daire sayısı artırılarak, bu daireler arasında ihtisaslaşma sağlanacak. Bölge idare mahkemeleri; başkanlık, başkanlar kurulu, daireler, adalet komisyonu ve müdürlükler şeklinde teşkilatlanacak. İdare ve vergi mahkemelerinin kararları aleyhine gidilebilecek kanun yolları yeniden düzenlenecek.

-YARGITAY BAŞKANLIĞINA 10 YIL ŞARTI-

İdari yargıda yeni bir usul olan ivedi yargılama usulü getirildiğini belirten Bozdağ, düzenleme ile Yargıtay Kanunu’nda da değişikliğe gittiklerini açıkladı. Yargıtay Kanununda, Yargıtay’da 23 hukuk 15 ceza dairesi olduğunu anımsatan Bozdağ, hangi dairenin hukuk hangi dairenin ceza dairesi olacağını kanunla karara bağlandığını belirtti. Yapılan değişikliğe göre dairelerin hukuk ve ceza dairesi olma niteliği ve bunların sayısı Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından belirlenecek. Düzenleme ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun üye sayısı 8 den 12’le çıktığını belirten Bozdağ, “Yargıtay Genel Sekreter seçilebilmek için gereken kıdem süresi yoktu Şimdi Yargıtay Genel Sekreteri seçilebilmek için 5 yıllık Yargıtay üyeliği kıdemi getiriliyor. Yargıtay genel sekreter yardımcısı seçilebilmek için, birinci sınıf olmak şartı aranacaktır. Yargıtay Birinci Başkanı seçilebilmek için gereken 4 yıllık süre 10 yıla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay Başkanvekili ve Cumhuriyet Başsavcıvekili seçilebilmek için gereken 4 yıllık süre 5 yıla çıkarılmakta. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adayı belirlemek için yapılacak seçimlerde her üye tek adaya oy verecektir” dedi.

-PERSONEL EĞİTİM MERKEZLERİ KURULACAK-


Asliye Ticaret Mahkemelerinin yeniden heyetli mahkemelere dönüştürüleceğini açıklayan Bozdağ, “Yapılan değişiklikle kanunda sayılan nitelikli bazı davalar ile değeri 250 bin TL’nin üzerinde bulunan davalarda ticaret mahkemeleri heyet halinde karar verecektir. 250 Bin TL altında kalan veya nitelik olarak daha basit olan davalarda heyet üyesi olan tek hâkim tarafından karar verilecektir” dedi. Adalet Bakanlığı’nın ihtiyacı nedeniyle personel eğitim merkezleri kurulacağını belirten Bozdağ, 72 maddelik bir kanun tasarısını TBMM’ye gönderildiğini belirtti.

-BU TASARIDA HADIM CEZASI ÖNGÖRÜLMEMEKTEDİR-

Cinsel suç işleyenlere tıbbi müdahalenin hadım etme işlemini içerip içermediğinin sorulması üzerine Bozdağ, “Tıbbi müdahale hadım değil yanlış anlamayın. Basın onu farklı bir şekilde lanse etti o zaman hadım diye bir ceza yok. Bu tasarıda hadım cezası öngörülmemektedir. Süreli hapis cezası öngörülmektedir. Ancak eğer cinsel saldırıda bulunan kişilerde hastalık varsa, bir hastalık nedeniyle bu saldırılarda bulunuyorsa, bunun tıbbi tedavisi yoluna gidilebilecektir. Bunun kararını mahkeme verecektir. Mahkeme bilirkişi raporlarına bakacaktır. Gerçekten bir hastalık var mı yok mu, ona göre tıbbi tedaviye hükmederse tıbbi tedaviye karar verecektir. İnfaz sırasında ya da şartlı tahliye edilme sürecinde” diye konuştu.

-İNSANİ BİR DURUM, ÜZÜLDÜM İŞİN DOĞRUSU-

İkiz bebekleriyle cezaevine girecek olan Mülkiye Kılıç’ın durumun anımsatılması üzerine Bozdağ, şöyle konuştu:
“İnsani bir durum, ben de haberleri okudum ve ona üzüldüm işin doğrusu. Arkadaşlarıma talimat verdim üzerimize düşeni yapalım diye. Daha önce iki defa infazın ertelenmesi konusunda yardımcı olunmuş. Ayrıca hukukumuzda bir düzenleme var. Kadınlarla ilgili çocuk olması halinde belli süre içeride kaldıktan sonra çıkıyor. Ama onun için belli zamana ihtiyaç var, genel olarak daha da iyileştirme konusunda neler yapılacağı hususunda kanunlar genel müdürlüğümüz ayrıca bir çalışma yapıyor. Onunla ilgili hazırlıklarımız da bir noktaya geldi. Özellikle hasta olan veya diğer bazı durumlarla ilgili insani olarak yapmamız gereken olup da yapmadıklarımız var mı veya eksik mi değerlendiriliyor.”


SULH CEZA VE ASLİYE CEZA MAHKEMELERİ KALDIRILIYOR

Bozdağ, “Sulh-asliye ceza mahkemeleri arasındaki görevsizlik kararları nedeniyle yargılama süreci uzamaktadır. Soruşturma aşamasında tutuklamaya karar veren hâkim, ileride yargılamayı kendisinin yapması ihtimaline binaen ihsas-ı rey endişesiyle yeterli gerekçe yazmamaktadır. Hakimler arasında hiyerarşik bir farklılık algısına neden olmaktadır” dedi. Bozdağ, sulh ceza mahkemeleri kaldırılarak, sulh ceza hâkimlikleri kurulacağını belirti.

-Bozdağ, yargı paketi ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirtti. Buna göre, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi suçunun cezası 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası iken 5 yıldan 12 yıla çıkartılacak. Bu suçlar Asliye ceza mahkemesi yerine ağır ceza mahkemesi yargılayacak. Ekim kendi kullanımı için ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal, ihraç ve ithal suçunun cezası 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası iken 20 yıldan 30 yıla çıkarılacak. Uyuşturucu ve uyarıcı madde satma suçunun cezası 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası iken 10 yıldan 20 yıla hapis cezasına çıkarılacak. Uyuşturucu ve uyarıcı maddenin çocuğa verilmesi veya satılması durumunda hapis cezası 15 yıldan az olamayacak.

Adalet Bakanı Bozdağ, Sulh Ceza – Asliye Ceza Mahkemeleri ayrımının kaldırıldığını açıkladı. Bozdağ, “Sulh-asliye ceza mahkemeleri arasındaki görevsizlik kararları nedeniyle yargılama süreci uzamaktadır. Soruşturma aşamasında tutuklamaya karar veren hâkim, ileride yargılamayı kendisinin yapması ihtimaline binaen ihsas-ı rey endişesiyle yeterli gerekçe yazmamaktadır. Hakimler arasında hiyerarşik bir farklılık algısına neden olmaktadır” dedi. Bozdağ, sulh ceza mahkemeleri kaldırılarak, sulh ceza hâkimlikleri kurulacağını belirti.

Meclis’e sevk edilen yargı paketi hakkında bilgi veren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Sulh Ceza – Asliye Ceza Mahkemeleri’nin ayrımının kaldırıldığını açıkladı. Türkiye genelinde 995 sulh ceza mahkemesinde bin 40 hâkimin görev yaptığını belirten Bozdağ, sulh ceza mahkemelerinin 2 yıla kadar hapis cezası gerektiren suçlar yanında yakalama emri, tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma gibi koruma tedbirleri hakkında karar verdiğini anımsattı. Bozdağ, iki mahkeme arasındaki ayrımın kaldırılmasının gerekçesini ise şu ifadelerle açıkladı:

“Bu tür koruma tedbirleri, sulh ceza mahkemelerinin iş yükünün en az yarısını teşkil etmektedir. Hâkimler, diğer işlerine ilaveten gelen koruma tedbiri talepleriyle ilgili yeterli zamanı ayıramamakta, bu talepleri gerektiği ölçüde hassas ve dikkatli inceleyememektedir.

Koruma tedbirleri hakkında yetersiz gerekçeyle isabetsiz kararlar verilebilmektedir. Koruma tedbirlerine müstakilen bakmakla görevli hâkimlerin bulunmaması, farklı farklı uygulamalara sebebiyet vermektedir. Aynı fiil için bir hâkim tutuklama kararı verirken, diğer hâkim serbest bırakabilmektedir. Sulh-asliye ceza mahkemeleri arasında adaletsiz bir iş dağılımı ortaya çıkabilmektedir. Sulh-asliye ceza mahkemeleri arasındaki görevsizlik kararları nedeniyle yargılama süreci uzamaktadır. Soruşturma aşamasında tutuklamaya karar veren hâkim, ileride yargılamayı kendisinin yapması ihtimaline binaen ihsas-ı rey endişesiyle yeterli gerekçe yazmamaktadır. Hakimler arasında hiyerarşik bir farklılık algısına neden olmaktadır.”

-SULH CEZA MAHKEMELERİ KALDIRILACAK YERİNE HAKİMLİK KURULACAK-

Sulh ve asliye ceza mahkemeleri arasındaki ayrımın kaldırılmasıyla yapılması öngörülen değişiklikleri de açıklayan Adalet Bakanı Bozdağ, sulh ceza mahkemeleri kaldırılarak, sulh ceza hâkimlikleri kurulacağını belirti. Bozdağ, “Kurulan sulh ceza hâkimlikleri soruşturma aşamasında hakim tarafından verilmesi gerekli kararları (esas itibarıyla koruma tedbirleri) vereceklerdir” dedi. Yapılması planlanan değişikliğe göre bu hâkimlikler yargılama faaliyeti yapmayacak. Sulh ceza mahkemelerinin yargılamaya ilişkin görevleri asliye ceza mahkemelerine devredilecek. Takipsizlik kararlarına itiraz en yakın ağır ceza mahkemesi yerine, sulh ceza hâkimliğine yapılacak. Koruma tedbirleri ve itirazlar konusunda uzmanlaşma sağlanacak ve ülke genelindeki uygulama farklılıkları ortadan kaldırılacak.

-UYUŞTURUCUNUN ÇOCUĞA VERİLMESİ VEYA SATILMASININ CEZASI 15 YILDAN AZ OLMAYACAK-

Bozdağ, yargı paketi ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirtti. Buna göre, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi suçunun cezası 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası iken 5 yıldan 12 yıla çıkartılacak. Bu suçlar Asliye ceza mahkemesi yerine ağır ceza mahkemesi yargılayacak. Ekim kendi kullanımı için ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal, ihraç ve ithal suçunun cezası 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası iken 20 yıldan 30 yıla çıkarılacak. Uyuşturucu ve uyarıcı madde satma suçunun cezası 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası iken 10 yıldan 20 yıla hapis cezasına çıkarılacak. Uyuşturucu ve uyarıcı maddenin çocuğa verilmesi veya satılması durumunda hapis cezası 15 yıldan az olamayacak. Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda ceza yarı oranında, örgüt tarafından işlenmesi durumunda ceza bir kat arttırılacak. Bu suçlardan mahkum olanların, koşullu salıverilme süreleri 2/3 oranından 3/4 oranına çıkarılacak. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçunun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis iken, 5 yıldan 10 yıl hapse yükseltiliyor. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanma suçunun cezası 1 yıldan 2 yıla kadar hapis iken, 2 yıldan 5 yıla çıkarılıyor. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanan kişiler hakkında defalarca denetimli serbestlik kararı verilmesinin önüne geçilmesinin öngörüldüğü düzenlemeye göre uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanan kişiler hakkında denetimli serbestlik kararı soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilecek. Bu kişiler hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilecek ve 5 yıl süreyle takip edilecek. 5 yıl içinde kişinin yeniden uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanması durumunda kamu davası açılacak. Bu süre içinde kullanmaması durumunda takipsizlik kararı verilecek. Uyuşturucu kullanan kişiler bu imkandan bir kez yararlanacak, yeniden uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmaları durumunda doğrudan kamu davası açılacak.

-HAYATINI YALNIZ İDAME ETTİRMEYEN HÜKÜMLÜLERE AĞIR VE SOMUT KRİTERİ-

Yargı paketi ile hırsızlık suçuna ilişkin düzenlemeler yapıldığını da açıklayan Bozdağ, nitelikli hırsızlık suçunun cezaları yaklaşık olarak yarı oranında artırıldığını belirtti. Düzenlemeye göre, konuttan hırsızlığın cezası da 2 yıldan 5 yıla kadar hapis iken, 5 yıldan 10 yıla çıkarılacak. Ayrıca kapkaç dahil nitelikli hırsızlığın diğer hallerde 3 yıldan 7 yıla olan hapis cezası da 5 yıldan 10 yıla çıkarılacak. Gece vakti yapılan hırsızlığın cezası üçte bire kadar arttırılırken, yeni düzenleme ile yarı oranında artırılacak. Haberleşme-enerji-demiryolu veya havayolu ulaşımına ilişkin eşya hakkında işlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarında da yeni düzenleme öngören tasarıya göre haberleşme, enerji, demiryolu veya havayoluna ilişkin kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması halinde verilecek cezanın iki katına kadar artırılması planlanıyor. Bozdağ, ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin cezalarının infazının ertelenmesi hakkında da yeni düzenleme yaptıklarını açıklayarak, “Hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin cezalarının infazının geri bırakılması için “toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmaması gerekmektedir. Toplum güvenliği bakımından tehlikelilik unsuruna ağır ve somut kriteri eklenmek suretiyle kavram daraltılıp somutlaştırılmaktadır. Şartları taşıyan mahkûmların cezalarının infazının geri bırakılması öngörülmektedir” dedi.

BUNDAN DAHA AĞIR CEZA YOKTUR

Adalet Bakanı Bozdağ, çocuklara yönelik cinsel suçlarda cezaların artırıldığını belirterek, “Çocuklarımızın öldürülmesi üzerine toplumda çok büyük infial uyandı ve bu konudaki cezaların artırılmasını herkes talep etti. Ancak bizim hukukumuzda çocukların öldürülmesi hali nitelikli öldürmeye giriyor ve cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. En ağır cezadır, bundan daha ağır ceza yoktur. Bunların infazı adi suçların infazı gibi 3/2 cezasını yattıktan sonra şartla salıvermeden yararlanıyordu. Şimdi mükerrirlere özgü infaz usulünü bunlara getiriyoruz. Bunların infazı terörle ilgili infazdan da daha ağır bir infaza tabi olacaktır. Şu anda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 30 yıl yatırıyor ancak şimdi 39 yıl olacak, müebbet hapis cezası alanlar 24 yıl yatıyor şimdi 33 yıl yatacak. Cezalar 9 yıl artmaktadır” dedi.
Bakanlar Kurulu’nda yapılan müzakereler sonrasında ortaya çıkan tavsiyeler doğrultusunda değişiklik yapılan yargı paketi hakkında basına bilgi veren Adalet Bakanı Bozdağ, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı konusunda Aile Bakanlığı ile ortak bir çalışma yapıldığını anlattı. Kanunu tasarısının 72 maddeden oluştuğunu ifade eden Bakan Bozdağ, ceza hukukunda yeni düzenlemeler yapıldığını açıkladı. Basit cinsel fiiller (sarkıntılık) ile daha ağır fiiller (tasaddi) için verilen cezalar arasında makul bir denge kurulduğunu belirten Bozdağ, cezaların kademeli olarak artırıldığını ifade etti. Tasarıya göre, beden ve ruh sağlığının bozulması halinde cezanın artırılacağına ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılıyor ve suçun temel şeklinin cezası artırıyor. Mağdurların özellikle çocukların defalarca örselenmesinin önlenmesi planlanıyor. Bozdağ, “Burada önemli bir değişiklik var beden ve ruh sağlığının bozulması yasa tarafından peşinen kabul edilmekte. Böyle bir saldırıya uğrayanın beden ve ruh sağlığı bozulmuş mudur, bozulmamış mıdır, şeklinde bir bilirkişi incelemesine artık gidilmeyecektir. Daha önce cezaların artırılması için bu gerekçe ortadan kaldırılmakta ama bu gerekçeyle artırılan cezalar temel cezaya yansıtılmaktadır” dedi.

-CEZALAR ARTIRILYOR-

Düzenleme ile cinsel taciz (söz atma) suçunun çocuğa karşı işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılıyor. Cezanın alt haddi 3 aydan 6 aya çıkarılıyor. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ani hareketlerle (sarkıntılık) işlenmesi halinde; mağdurun yetişkin olması durumunda 2 yıldan 7 yıla, mağdurun çocuk olması durumunda ise 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ancak suçun yoğun hareketlerle (tasaddi) işlenmesi halinde verilecek ceza, mağdurun yetişkin olması durumunda 5 yıldan 10 yıla, çocuk olması durumunda da 8 yıldan 15 yıla çıkarılıyor. Suçun vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleşmesi halinde; mağdur yetişkinse cezanın 12 yıldan 20 yıla, çocuksa 16 yıldan 20 yıla kadar verilmesi öngörülüyor. Suçun işlenmesini kolaylaştıran bazı faktörler, ağırlaştırıcı sebep olarak kabul ediliyor. Bunlar ise vesayet, kamu görevi, koruyucu aile, kayın hısımlığı, üvey baba, üvey ana, üvey evlat ve evlatlık ilişkisi olarak belirlenmekte ayrıca yurt ve pansiyon gibi toplu olarak birlikte yaşama zorunluluğu olan yerlerde işlenmesi hali de artırım nedeni kabul ediliyor. Bu hallerde verilecek ceza yarı oranında artırılıyor. 15 yaşını bitirmiş çocukların cebir, tehdit ve hile olmaksızın (rıza halinde) cinsel ilişkiye girmesi halinde sanığa verilecek ceza 6 aydan 2 yıla kadar iken, 2 yıldan 5 yıla kadar olacak şekilde artırılıyor.

-KREŞ-KANTİN İŞLETEMEYECEK-

Ensest ilişkinin cezası 6 aydan 2 yıla kadar iken, 6 yıldan 15 yıla kadar olacak şekilde artırılıyor. Adalet Bakanı Bozdağ, tasarı ile faillerin çocuklardan veya mağdurlardan uzaklaştırıcı bazı hak yoksunlukları ve tedavi yükümlülüğü getirildiğini de açıkladı.
Bozdağ, “Cinsel suçlardan hapis cezasına mahkûm olanlar; tıbbi tedaviye tabi tutulması, mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmamak veya ikamet etmemek, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmamak, çocuklarla ilgili bir meslek icra etmemek, tedbirlerinden bir veya birkaçına tabi tutulabilecektir. Bu kapsamda kreş, kantin gibi yerlerde çalışamayacaklar ve okul servisi işletemeyeceklerdir” dedi.

-BUNDAN DAHA AĞIR CEZA YOK-


Cinsel saldırı suçundan hapis cezasına mahkûm olanların, koşullu salıverilme süreleri 2/3 oranından 3/4 oranına çıkarıldığını belirten Bozdağ, bunun infaz bakımından hapiste kalmayı artıran bir düzenleme olduğunun belirtti. Çocuklara karşı işlenen bir suçtan dolayı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların 30 yıl yerine 39 yıl, müebbet hapis cezası alanların ise 24 yıl yerine 33 yıl, ceza infaz kurumlarında kalacağını kaydeden Bozdağ, “Bunların infazını mükerrirlere özgü infazın usulüne getirdik. Çocuklarımızın öldürülmesi üzerine toplumda çok büyük infial uyandı ve bu konudaki cezaların artırılmasını herkes talep etti. Ancak bizim hukukumuzda çocukların öldürülmesi hali nitelikli öldürmeye giriyor ve cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. En ağır cezadır, bundan daha ağır ceza yoktur. Bunların infazı adi suçların infazı gibi 3/2 cezasını yattıktan sonra şartla salıvermeden yararlanıyordu. Şimdi mükerrirlere özgü infaz usulünü bunlara getiriyoruz. Bunların infazı terörle ilgili infazdan da daha ağır bir infaza tabi olacaktır. Şu anda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 30 yıl yatırıyor ancak şimdi 39 yıl olacak, müebbet hapis cezası alanlar 24 yıl yatıyor şimdi 33 yıl yatacak. Cezalar 9 yıl artmaktadır” dedi.


haberbiz.com
Son Güncelleme: 13.05.2014 14:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177