22 Nisan 2013 Pazartesi 10:10
Yeni HSK önerisi
Millet adına karar veren yargının en üst düzenleyici kurulunu, milletin temsilinden uzak tutma ısrarını, üstelik bu ısrarın milletin siyasal temsilini sağlama iddiasında olanlarca ortaya konulmasını anlamak oldukça güç. Milletin oylarıyla oluşan TBMM’nin, millete hizmet edecek kurumların oluşumunda rol alması en doğal işleyiş.
AK Parti’nin yeni anayasanın yargı bölümüne ilişkin önerileri kimi çevrelerde rahatsızlıklara neden oluyor. Her başlığa otomatik itirazların yoğunlaştığı en temel nokta, HSYK’nın yapısı ve kurula ilişkin düzenlemeler... HSYK yapısına ilişkin kaygıların ve eleştirilerin sağlıklı bir zemine oturması için konuyu doğru bilgiler üzerinde konuşmakta yarar var.
.............
12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa referandumu ile HSYK’nın yapısı, demokratik meşruiyet ve geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden düzenlenmiş ve 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile kurulun çalışma usul ve esasları belirlenmişti. Anayasa değişikliği ile üye sayısı 7’den 22’ye çıkarılan yeni HSYK’nın üç daire halinde çalışması benimsenmiş; Birinci Daire, hakim ve savcıların atama, nakil, yetki ve izinle ilgili işlemlerinden, İkinci Daire, hakim ve savcıların terfi ve disiplin işlemleri ile meslekten çıkarma işlemlerinden, Üçüncü Daire ise hakim ve savcıların mesleğe kabulü ve haklarındaki şikayetler ile ilgili işlemlerden sorumlu tutulmuştu. Anayasa değişikliği ve yasal düzenlemeyle hakim ve savcıların denetlenmesinden sorumlu Teftiş Kurulu HSYK’ya bağlanmıştı.

AK Parti’nin önerisi

AK Parti’nin anayasa taslağının yargı bölümü iki alt bölümden oluşmaktadır. Birinci alt bölümde mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hakimlik savcılık mesleği ve teminatı ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) düzenlenmektedir. Taslak öneride HSK’nın; Hakimler Dairesi, Savcılar Dairesi ve Disiplin Dairesi olmak üzere üç daireden oluşması öngörülmektedir. Kurulun başkanı olarak Adalet Bakanı önerilmektedir. Adalet Bakanlığı Müsteşarı, kurulun doğal üyesi ve Savcılar Dairesi’nin başkanıdır. Öneriye göre HSK 22 üyeden oluşmaktadır. Bu üyelerden; 7’sinin TBMM tarafından (öğretim üyeleri ve avukatlar arasından), diğer 7’sinin Devlet Başkanı tarafından (hakim ve savcılar arasından), 6’sının ise ilk derece hakim ve savcıları tarafından (meslektaşları arasından) seçilmesi öngörülmektedir. Yine öneriye göre, kurul üyelerinin görev süresi dört yıl olup, süresi dolanlar yeniden seçilemezler. Hakim ve savcılar ile Temyiz Mahkemesi üyelerinin denetleme, inceleme ve soruşturma işlemleri ise Kurul Başkanı’na bağlı ve ona karşı sorumlu olarak görev yapan Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yerine getirilir.
Avrupa ülkelerinde HSYK
Hakimler ve Savcılar Kurulu’na ilişkin tartışmaları sağlıklı zeminde konuşabilmek için Avrupa ülkelerindeki benzer kurumlara bakmakta fayda var. Mesela;
27 üyeli İtalya HSYK’sı; Devlet Başkanı, Yargıtay Başkanı ve Yargıtay Başsavcısı (üçü de HSYK’nın doğal üyesi), meslektaşları tarafından seçilen 16 üye ve Parlamento tarafından seçilen 8 üyeden oluşmaktadır.
21 üyeden oluşan İspanya HSYK’sı; Yargıtay Başkanı, (HSYK başkanıdır) Kongre ve Senato tarafından aday gösterilen hakimler arasından Kral tarafından seçilen 12 hakim üye, Kongre ve Senato tarafından aday gösterilen avukat ve hukukçular arasından yine Kral tarafından seçilen 8 üyeden oluşmaktadır.
11 üyeli İsveç HSYK’sı; başkan olarak hükümetin atadığı genel müdür ve tamamı hükümet tarafından atanan diğer üyelerden oluşuyor (4 hakim üye, 2 parlamenter, 1 avukat, 2 sendika temsilcisi ve 1 vali).
22 üyeli Fransa HSYK’sı Genel Kurul, Hakimler ve Savcılar bölümü olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Meslektaşları tarafından seçilen üyelerin dışında üç bölümün ortak üyeleri olan 8 kişi Devlet Başkanı, Senato Başkanı ve Meclis Başkanı tarafından seçilmektedir.
24 üyeli Polonya HSYK’sı; Adalet Bakanı, Yargıtay Başkanı, Danıştay Başkanı (bu üç isim doğal üye) meslektaşları tarafından seçilen 15 hakim-savcı, parlamento tarafından seçilen 4 parlamento üyesi, Senato tarafından seçilen 2 senatör ve Cumhurbaşkanınca atanan 1 üyeden oluşmaktadır.
17 üyeli Portekiz HSYK’sı; Yargıtay Başkanı, Yargıtay üyesi, meslektaşları tarafından seçilen 6 üye, devlet başkanı tarafından seçilen 2 üye ve parlamento tarafından seçilen 7 üyeden oluşmaktadır.
Kıta Avrupa’sındaki ülkelerin hakim ve savcı kurulları incelendiğinde; üye seçiminde hem parlamento ve yürütmenin, hem de hakimlik ve savcılık mesleğinden olanların üye seçimlerinde etkin iki yapı olarak rol aldığı görülür.
Yargıda ‘millet faktörü’
.......Türkiye’deki temel tartışma alanlarından biri de, kurulların oluşumunda TBMM’nin rol almasıdır. Kimi sosyal kesimlerin bu tür düzelemeden rahatsızlık duymasını anlamak mümkün. Millet adına karar veren yargının en üst düzenleyici kurulunu, milletin temsilinden uzak tutma ısrarını, üstelik bu ısrarın milletin siyasal temsilini sağlama iddiasında olanlarca ortaya konulmasını anlamak oldukça güç. Milletin oylarıyla oluşan TBMM’nin, millete hizmet edecek kurumların oluşumunda rol alması en doğal işleyiş.
Otonom bir iktidar alanı mı?
Unutulmamalı ki, HSYK yargı yetkisini kullanan, yargısal tasarruflarda bulunan bir merci değil, idari fonksiyonları ağır basan bir kurul. Tasarruflarının yargı yetkisinin kullanımını yakından ilgilendirmesi sebebiyle kurulun hakimlik teminatına uygun biçimde oluşturulmasındaki önem ne kadar büyükse, meşruiyetinin sağlanması adına millet temsilini yansıtması da bir o kadar kaçınılmazdır. Mahkemelerin kurulması, kaldırılması, yargı alanının değiştirilmesi gibi adalet hizmetlerinin yürütülmesinde önemli etki ve yetkileri bulunan bir kurulun, toplumsal talep ve beklentilerden tamamen arındırılmış, yüksek yargı seçkinlerinin varlığına tapulanmış otonom bir iktidar alanına dönüştürülmesi ne kadar sağlıklı?

AK Parti’nin HSK önerisine karşı çıkan kesimlerin olan biteni bir de bu çerçeveden değerlendirmesi faydalı olacaktır
Son Güncelleme: 22.04.2013 10:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177