banner237
Yeşim
Yeşim
09 Mayıs 2018 Çarşamba 11:21
Eyyy savcılar, yargıçlar bunu okuyun!..

Aydın Engin

Ben söylesem etkili olmaz; “Yedi 7.5 yıl cezayı çamur atıyor” diyen bile çıkar.
Bir Kürt siyasetçi, hatta bir CHP’li siyasetçi dahi söylese burun kıvıranlar olacaktır. Ama biraz sonra aşağıda okuyacağınız epey okkalı paragraftaki sözler benim değil, bir savcının. Hem de Deniz Baykal’ı koltuğundan eden “kaset komplosu” soruşturmasında Gülen Cemaati’nin nasıl bir “suç örgütüne” dönüştüğünü kanıtlamak için örnek bir hukuk mücadelesi vermiş, bununla ünlenmiş bir savcının; Ankara Cumhuriyet Savcısı Bülent Yücetürk’ün...
Başlıkta yargıçlara ve savcılara seslendim. Ancak gözünüzden kaçtıysa siz de okuyun. Hem de başa dönüp bir kez daha okuyun. (Savcı ve yargıçlar ise beş kez, yetmezse bir beş kez daha okusunlar).
Çok az kısaltarak aktarıyorum:
...Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar bir hukuk krizine girilmiştir. Mahkeme kararlarının bizzat mahkemeler tarafından uygulanmadığı bir süreci yaşamaktayız. Yargı ise vicdanını kaybetmiş, tüm iradesini bir güce teslim etmiş durumdadır (......) Bu çürümüş yargı sisteminin bir parçası olarak kalmak, bozulan yargı sistemini düzeltmek artık imkânsız hale gelmiştir.
İçiniz üşüdü mü?
Türkiye yargı erkinin öpülmedik bir kulağımın arkasını bıraktığı benim bile içim üşüdü.
Yargı erkinin taaa içinden, düz mahkemelerden en tepeye, Yargıtay’a kadar uzanan yargı aygıtının bütün aşamalarına dolaysız tanık olmuş bir savcının sözleri bunlar.

***

Savcı Bülent Yücetürk abartıyor mu?
Çiğ yediği için karnı ağrıyor da iftira mı ediyor?
Yoksa 2018 baharında Türkiye yargısının gerçeğini sert bir tokat olarak yargı aygıtının suratında mı şaklatıyor?
Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce neden “Ben Cumhurbaşkanı olduğumda yargıçlar karşımda ayağa kalkmayacak, ceketlerini düğmelemeyecekler” demek gereğini duydu dersiniz?
Adalet Bakanlığı’nın resmi verilerine göre şu anda 69.301 öğrenci hapiste. Sınavlara giremeyen, ders kitapları kendilerine verilmeyen, çoğu “isimsiz ihbar” denen iğrenç ama yüksek yargıda bile “makbul” kabul edilen kaynakların (kaynakların?) iddialarına dayanılarak hapiste. Bunun hukuku geçtim, adaleti çoktan geçtim, varolan yasalara bile uygun olduğuna inanan var mı?
Dokunulmazlık zırhının kendilerine işletilmediği HDP milletvekillerinin halen kaçı tutuklu ya da hükümlü bilen var mı? Ben kendi adıma takip edemez oldum. Sayı neredeyse her gün değişiyor.
Artık ben yazmaktan bıktım, siz okumaktan bıktınız. Hapisteki gazeteciler hakkında sahiden hangi suçları işledikleri için yargıçlar o ağır hapis cezalarını verdiler; o ağır tutuklama kararlarını hiç duraksamadan sürdürüyorlar?
O cezaları isteyen savcılar, o kararları veren yargıçlar kararlarının hukuka uygun, adil ve doğru olduğuna sahiden inanıyorlar mı?
Tekrar: Sahiden inanıyorlar mı?
Yoksa?
Haydi çok az bir bölümünü sıralayabildiğim bu sorulara bakın ve savcı Bülent Yücetürk’ün söylediklerini bir de bu kantarda tartın...
Çağrıyı yineliyorum:
Eyyy savcılar, yargıçlar!
Bu yazıdaki siyah harflerle dizilmiş alıntıyı okuyun, sonra bir daha okuyun; sonra bir daha...

Aydın Engin

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/971334/Eyyy_savcilar__yargiclar_bunu_okuyun_...html

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol