07 Şubat 2016 Pazar 21:04
Suriye Komünist Gençliği: Suriye boyun eğmeyecek!

Emperyalist saldırılara, cihatçı teröre ve piyasacılığa karşı uzun süredir zorlu bir mücadele yürüten Suriye Komünist Gençliği/Halid Bektaş'ın Uluslararası İlişkiler Komitesi üyesi Vessam Kahel, Komünist Gençlik'in sorularını yanıtladı. 

Komünist Gençlik tarafından yapılan röportajın tamamı şu şekilde:

Emperyalistlerin, bölgedeki gerici güçlerin ve destekledikleri cihatçı çetelerin el ele sürdürdükleri teröre yaklaşık beş yıldır direnen Suriye, son günlerde Suriye Arap Ordusu'nun kazandığı zaferlerle gündeme geliyor. Bütün bu süreç boyunca Suriye halkının yanında saf tutan ve direnişe gerek cephede savaşarak, gerek siyasi çıkışlarıyla soluk katan en önemli siyasi güçlerden biri de komünistler oldu. 

Yaşadığı ayrışmanın ardından tarihsel önderi Halid Bektaş'ın adıyla anılagelen Suriye Komünist Partisi/Halid Bektaş, (SKP/HB) henüz cihatçılar terör eylemlerine başlamadan önce, hükümetin Batı'yla entegrasyon adına uyguladığı neo-liberal reform politikalarının huzursuzluk ve yıkım getireceğini iddia ediyor, halkı uyarıyordu. Krizle birlikte pozisyon belirlemekte zorlanmayan SKP/HB, savaşın özellikle omuzlarına büyük sorumluluk yüklediği gençlik içerisinde de örgütleniyor.

Türkiye'de Komünist Gençlik'in kardeş örgütü olan, Suriye Komünist Gençliği/Halid Bektaş (SKG/HB) "Dik durmak sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda mümkün" sloganıyla hareket ediyor ve Suriye'de komünistlerin içerisinde olduğu yurt savunmasını "uluslararası anti-emperyalist mücadelenin ön cephe savaşı" olarak nitelendiriyor. 

SKG/HB ile yaptığımız görüşme, bu açıdan Türkiye gençliğinin merak ettiği soruları, doğrudan Suriye'deki mücadelenin içindeki en önemli öznelerden birine sormamız için bir fırsat oldu. Sorularımızı yanıtlayan SKG/HB Uluslararası İlişkiler Komitesi Üyesi Vessam Kahel'in, Suriyeli komünist gençlerin asla pes etmeyeceklerini belirterek noktaladığı röportajı ilginize sunuyoruz.

Komünist Gençlik: Türkiye'deki ilericiler ve yurtseverler, başından beri Suriye'deki temel meselenin ne olduğu konusunda genel bir bilgiye sahip. Senden bize iç dinamikleri ve farklı öznelerin konumlanışını anlatmanı isteyeceğiz.E

Vessam Kahel: Öncelikle mücadelemize yönelik geliştirdiğiniz bütün bu dayanışmayı takdir ettiğimizi söylemekle başlayayım. Zaten örgütlerimiz arasında kardeşçe ve yoldaşça güçlü ilişkiler var. Ben size son gelişmelerden söz edeceğim.

Bildiğiniz gibi; Suriye küçük değil, büyükçe bir ülke olduğundan ordu askerlerini her yere yayacak durumda değil. Buna rağmen, Suriye ordusu birçok yerde ilerleme sağladı. Bu ilerlemelerin de daha sonra sözünü edeceğimiz Rusya'yla bir ilgisi var.Örneğin Halep'in güneyi çoğunlukla ordunun denetiminde ve gerici isyancılar kaçmış durumda. Halep'te yetmiş beşten fazla yer ordunun denetimi altında. Bu yerler kentler değil ama kırsalda bulunan geniş yerler. Bazı küçük kasabalarda isyancılar birkaç saat içinde kaçıverdiler. İlerleyişin bu hızda olması bizi dahi oldukça şaşırttı. Elbette, Suriye ordusunun bu güçlü ve hızlı ilerleyişinde Rusya’nın desteğinin de payı var.

Güneyde savaştığımız başlıca güç El-Kaide bağlantılı El-Nusra Cephesi ve Nusra denetiminde kimi diğer ufak terörist örgütler...
Halep'in doğusundaysa IŞİD'in sözde “başkent”i olarak anılan Rakka'ya doğru ciddi ilerlemeler sağlandı.

Çoğunlukla hükümetin denetiminde bulunan Şam'ın çevresinde, kırsal kesimde ve özellikle batıda Suudi Arabistan bağlantılı İslami Cephe bulunuyor. Liderleri Zehran Alluş bir Suriye-Rusya ortak operasyonunda öldürüldü. Bir ideolojiye değil de körü körüne liderlerine bağlı olan bu örgüt için bu büyük bir darbeydi.

Şam'ın güneyinde, Ürdün ve İsrail yakınındaki Dara'da da El-Nusra Cephesi bulunuyor.

Suriye'nin ortasında, Humus'ta isyancıların konuşlandığı küçük bir üs kalmıştı. Suriye ordusu burayı çembere aldı ve bunlara kenti terk ettirdi. Humus kurtarılmış durumda. Lübnan yakınındaki kırsal da temizlendi.

Suriye ordusu -aralarında uzak mesafeler bulunmak üzere- birçok büyük kentte ve önemli yerde denetimi yeniden sağladı. Bizler bu ilerlemeleri şaşkınlıkla ama büyük bir umutla karşıladık.

KG: Palmira'ya ne demeli? Antik kente büyük zarar verdiler mi?

Vessam Kahel: Biliyorsunuz; IŞİD ve diğer örgütler ne bir ideolojiye sahip, ne de üyeleri insani duygulara. Öldürüyorlar, savaşıyorlar ve tarihi olan ne varsa yok ediyorlar; çünkü bunlar gerici düşünceleri, belki de faşist ideolojileri olan gerici örgütler. Kendilerinden olmayan ne varsa yok etme eğilimindeler.

Ne yazık ki, bildiğiniz üzere, bu küçük kenti almak için bine yakın isyancı büyük bir saldırı başlattı. Tarihi değeri nedeniyle çok önemli bir kent Palmira… Suriye ordusu buradaki birçok eseri zarar görmeden çıkarmayı başardı. Şu ana dek burası hala IŞİD'in denetiminde ama ordu da çok uzakta değil, aşağı yukarı on kilometre ötede. Şimdilik ordunun baş etmesi gereken daha büyük kentler bulunuyor.

KG: Zorlu koşullarda savaşım veren komünistler olarak Rusya müdahalesini ve Hizbullah gibi, İran gibi şu an için Amerikan emperyalizmine karşı duran diğer öznelerin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Vessam Kahel: Rusya'yı kapitalist bir ülke olarak görüyoruz, Sovyetler Birliği değiller. Öte yandan bugün karşı çıkmamız gereken odak, bütün tehlikeleriyle ABD emperyalizmi. Suriye halkına ve Suriye ordusuna güç verdiğinden Rusya müdahalesini olumlu buluyoruz.

Bu müdahale daha başından itibaren meşrudur; çünkü Rusya'yı müdahale etmesi için çağıran, Suriye hükümeti olmuştur. Yani bunu bir işgal ya da saldırı olarak adlandıramayız. Rusya’nın müdahalesi başından beri ordu için birçok olumlu gelişme ve ilerleme sağladı. Aynı şeyi Hizbullah ve İran da yaptı. Askeri anlamda bu güçlerden büyük bir destek aldık. Bütün bunlar şu ana dek emperyalist saldırıyı dizginlediği için bizim açımızdan son derece olumlu ve üstelik bize zaman kazandırıyor.

KG: Örgütünüzün etkinliklerinden söz eder misin? Bugün Esad karşıtlığı gerici bir konumlanış olsa da günün birinde bu değişebilir. Şu an için ülkenizi savunmakla uğraşıyorsunuz; ama savaşımınız genel anlamda nasıl bir stratejiye oturuyor?

Vessam Kahel: "Ya öl ya terk et" durumundaki kimi yerlerde hareket etme olanağı bulunmuyor. Buralarda örgütümüzün herhangi bir etkinliği bulunmuyor, orduyla birlikte buraları tutmaya çalışıyoruz. Buna karşın, Suriye hükümetinin denetimi altındaki yerlerde çeşitli biçimlerde etkinlik yürütüyoruz. Bunları iki başlık altında anlatacağım. 

İlki, tarihsel önderimiz Halid Bektaş'ın yıllar önce ortaya koyduğu ama güncelliğini bugün de koruyan ulusal sloganımız: “Suriye boyun eğmeyecek!” Bu bayrağın altında savaşımımızı sürdürüyor, Suriye ordusuna ve direnen halkımıza destek oluyoruz. Bu ülküyü yalnızca komünistler, birliğimiz ve partimiz değil; aynı zamanda diğer önemli partiler ve ulusal güçler de paylaşıyor. Biz bunu yalnızca bizim ulusumuzu ya da bizim sınıfımızı ilgilendiren bir görev olarak görmüyoruz; Suriye küresel emperyalist saldırı karşısında bir ön cephe savaşı verdiğinden, bu bizim için bir uluslararası görev.

İkinci başlıksa Suriye gençliğinin haklarının savunusuyla ilgili… Bu, hükümetin uygulamaya kalktığı ekonomik liberalizme karşı verdiğimiz ekonomik ve toplumsal savaşımı kapsıyor. Hükümetin sağlıkta, eğitimde ve her şeyde bu başlık altında yürüttüğü etkinliklerin karşısındayız. Sağlıktaki, eğitimdeki ve diğer alanlardaki kazanımları korumaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra genç kuşakların konuta ve işe kavuşturulmasıyla uğraşıyoruz. Aynı zamanda Suriye'yi kurtarma ve arından bağımsızlığını koruma yolunda önemli bir iktisadi etken olan ulusal üretimi de destekliyoruz.

Savaştan önce ülke çapında büyük bir merkezi karnaval düzenlerdik. Şimdi şartlar nedeniyle bunu yerel boyutta düzenleyebiliyoruz. Bir başka etkinliğimizse "Halid Bektaş buluşması" adını verdiğimiz ve ilerici sanatçıların, ilerici müzisyenlerin çağrıldığı ve aynı zamanda siyasi çözümlemelerimizi aktardığımız örgütlü konuşmaların yapıldığı halka açık, yıllık kültürel buluşmalar. 

Bu arada yalnızca partimizin ve birliğimizin üyelerine açık olan özel bir parti okulumuz bulunuyor.

Üniversitelerde, özellikle de Şam'da ve Halep'te, çoğu okulda ve "Suriye Öğrenciler Birliği" örgütünde örgütümüzü temsil edebiliyoruz. Böylece öğrencilerin taleplerine yakın oluyoruz, komünist olarak öncelikli görevimiz doğrultusunda düşüncelerimizi, çözümlemelerimizi öğrenciler arasında yayabiliyoruz. İkincil görevimizse öğrencilerin talepleri; kırsaldan ve kentlerden gençliğin birçok talebi var. 

Savaşa karşın mücadelemizi sürdürüyor, asla pes etmiyoruz.

KG: Yoldaşça dayanışmamızı bir kez daha belirtmek isteriz. Biz de pes etmeyecek, ülkemizdeki hükümetin coğrafyamızda delice bir sefer başlatmasına izin vermeyeceğiz.


Kaynak: Haber.sol.org.tr
Son Güncelleme: 07.02.2016 21:04
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177