05 Şubat 2016 Cuma 19:24
İsmailağa tarikati: 'Siyasi irade baskı yapıyor'

İsmailağa cemaatinin yaptırdığı ve yıkılması gündeme gelen "Mahmut Efendi Külliyesi" ile ilgili açıklama yapan İsmailağa cemaatinden üst düzey bir yetkili "Bu siyasi iradenin kendi taraftarları veya onlara yakın, iç içe bulundukları sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan hizmetlerde böyle bir sorun çıksaydı, olayı kamuoyuna yansıtmadan çözerler miydi, yoksa bizim buradaki sorunumuzu yokuşa sürdükleri gibi yokuşa mı sürerlerdi?" dedi. 28 Şubat'ta da bir külliyelerine el konulduğunu hatırlatan cemaat "Peki şimdi bu külliyeye kim el koyuyor? Bunu biz ihvanımıza nasıl anlatacağız, ne diyeceğiz?" diye sordu.

Mahmud Efendi Külliyesi Sorumlusu Muhammed Sinan, Marifet Derneği'nin Facebook adresinden yaptığı açıklamada, hükümetin baskısı sonucu sözleşmelerinin feshedildiğini belirterek "siyasi iradenin kendi makamlarını bir baskı aracı olarak kullanmak istediklerini anlıyoruz" dedi.

İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun Çavuşbaşı'nda yaşadığı evin hemen yanında bulunan 'Yıldıztepe C Tipi Orman İçi Dinlenme Yeri' yaklaşık 2 yıl önce ihale ile kiraya verilmişti. İsmailağa cemaati içinde hükümet karşıtı olarak bilinen Marifet Derneği öncülüğünde yapılan külliye inşaatında, Orman Genel Müdürlüğü'ne bağlı ekipleri incelemede bulunmuş, ardından anlaşma koşullarının ihlal edildiği ileri sürmüştü. Müdürlük bu durumu "Suç Zaptı" düzenlenmesiyle Beykoz Cumhuriyet Savcılığına iletmiş ve şikayetçi olmuştu. Savcılığın daveti üzerine şirket yetkilileri ifade verirken ikinci bir gelişme yaşanmış ve Beykoz 2. Noterliği kanalı ile inşaatı yürüten şirkete ihtarname gönderilmişti. 28 Ocak tarihinde gönderilen ihtarnamede sözleşmenin fesih edildiği ve arazinin 10 gün içinde boşaltılmasının istendiği belirtilmişti.

Bu gelişmelerin siyasi iradenin baskısıyla gerçekleştiğini öne süren Mahmud Efendi Külliyesi Sorumlusu Muhammed Sinan şunları söyledi: "Biz iki senedir hem siyasilerle, hem orman yetkilileriyle görüşerek bu çalışmaları yürütmekteydik. Son gelinen nokta itibarı ile siyasi iradenin kendi makamlarını bir baskı aracı olarak kullanmak istediklerini anlıyoruz. Yine de olaya hüsn-ü niyetle yanaşıp olayın sulhen çözümünü defaatle kendilerine ilettiğimiz halde bize olumlu bir dönüş yapmadılar. Şöyle soracak olursak; Bu siyasi iradenin kendi taraftarları veya onlara yakın, iç içe bulundukları sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan hizmetlerde böyle bir sorun çıksaydı, olayı kamuoyuna yansıtmadan çözerler miydi, yoksa bizim buradaki sorunumuzu yokuşa sürdükleri gibi yokuşa mı sürerlerdi? Biz bunu merak etmekteyiz. Mahmut Efendi Külliyesi'nin yıkılmak istenmesi veya sözleşmesinin feshedilmek istenmesi bize bir defa daha şunu hatırlattı, 28 Şubat sürecinde bizim bir külliyemize el konulmuştu. Biz biliyoruz ki bu külliyeye, o süreçte katı laik kesimler el koydular ve hala tarafımıza iade edilmedi. Peki şimdi bu külliyeye kim el koyuyor? Bunu biz ihvanımıza nasıl anlatacağız, ne diyeceğiz? Yıllardır hiçbir pazarlık yapmadığımız siyasi irade tarafından külliyemize el konulmak istenmesi, bu işte hüsnü niyet aramamızı zorlaştırıyor. Bu işte bir kasıt olduğu kanaatine varıyoruz. 20 güne yakındır olayı çözmek için görüşme çabalarımızın sonuçsuz kalması da bunun bir delili ve göstergesidir. Biz şunu iddia ediyoruz ki bizim taleplerimiz, yasalarda ve mevzuatta karşılanamayacak talepler değildir. Eğer yetkililer kamu yararına inisiyatif kullanırlarsa taleplerimiz mevzuatta ve yasada karşılanabilir. Bu olayı sulhen çözmeleri mümkündür."

ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ NE DEMİŞTİ?

Orman Bölge Müdürlüğü, konu ile ilgili yaptığı açıklamada vaziyet planına uyulmadığını öne sürerek şunları söylemişti:

"C tipi mesire yerinde nelerin yapılıp nelerin yapılamayacağı vaziyet planında önceden bellidir ve izinsiz yapıların mevzuatta yeri yoktur. Birimlerimizce, İlgili firmaya imalat aşamasında vaziyet planına uygun davranmaları ve Sözleşme hükümlerine uyulması hususları anlatılmıştır. Yıldıztepe C Tipi Mesire Yeri İşletme Hakkının Kiraya Verilmesi İşi Sözleşmesi'nin 16.36 ncı maddesinde İŞLETMECİ; tasdikli planda belirtilen kullanım alanlarının türünü, sınırlarını, kapasitelerini ve kullanım amaçlarını değiştiremez, ilave yapamaz" hükmü yer almaktadır. Bu sözleşme taraflarca imza altına alınmıştır. Görevlilerce yapılan incelemelerde tüm bu yapılan mevzuata aykırı imalatlar için 'Suç Zaptı' düzenlenmişler ve görevlerini yerine getirmişlerdir. Yasal işlemler yapılmamış olsa görevliler suç işlemiş sayılacaklardır. Suç zaptı tanzim edilerek Cumhuriyet Savcılığına iletilmiştir."

Ayrıca külliye inşaatını yürüten yetkililer vaziyet planının Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile görüşülerek revize edildiğini belirtirken, Bölge Müdürlüğü ise kendilerine böyle bir revize planının ulaşmadığını söyledi.

Yıllık 61 bin 300 TL bedelle kiralanan arazi üzerine yapılan külliye için şimdiye kadar bir buçuk milyon TL harcandı.


Kaynak: Haber.sol.org.tr
Son Güncelleme: 05.02.2016 19:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol