20 Mart 2016 Pazar 18:24
Erdoğan'dan AB'ye: Paris'te kıyamet koparıyorsunuz, Ankara'da veya İstanbul'da olduğunda susuyorsunuz

Davutoğlu'nun "mülteci pazarlığı" için gittiği Brüksel'deki görüşmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB'ye çattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"PKK ve DAEŞ gibi terör örgütleri ülkemizi bu şekilde hedef almaktadır diye düşündüğümüzde, Türkiye ile ilgili niyetleri ortaya çıkıyor. Güneydoğu'da yaşanan hadiseler bunlardan bağımsız değildir aslında. Yüzlerce, binlerce Kürt genci göz göre göre ölüme göndeirliyor. Çatışmalarda şehit olan polislerimiz, askerlerimiz, korucularımız ile katledilen sivil vatandaşlarımızla ilgili kirli planların ortaya konulmasıdır. İsmi farklı ama amacı aynı olan terör örgütleri bu planların taşeronluğunu yapmaktadır. Şu anda, küresel ve bölgesel olarak yeniden yapılanma sürecindeki Türkiye'yi tuzağa düşürmek istiyorlar.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ilkesini kendisine ilke edinmiş bir devlet olarak, tek bir vatandaşımızın tek bir kardeşimizin burnunun kanamasına razı gelemeyiz. Yaşanan her ölüm bizi derinden yaralıyor, şehitlerim,izin acısını yüreğimizde yaşıyoruz. 

"Ülke ve milletimizin hedeflerinden kesinlikle uzaklaşmayacağız, vizyonumuzu kaybetmeyeceğiz. Terör örgütlerini ve arkalarındaki güçleri Allah'ın izniyle er veya geç hüsrana uğratacağız. Güvenlik kuvvetlerimiz daha çok çalışarak terör örgütünün eylemlerine engel oluyorlar ve olacaklar. Milletçe birliğimize ve beraberliğimize sahip çıkarak terör örgütlerinin planlarını bozuntuya uğratacağız. Tek de olsak, mutlaka başarıya ulaşacağız.

"Millet olarak acılarımızı yüreğimize gömüp, kayıplarımızın aziz hatıralarını ömür boyu hatırlayarak kararlı bir şekilde yürümeye devam edeceğiz. Kaderin ötesinde bir şey olabilir mi? Bize çekilen silahları ve onları çekenleri unutmayacağız. 
İşte Avrupa Birliği'nde olanları görüyorsunuz. Sayın Başbakan, AB müzakerelerine gitti, toplantı yapılacak salonunun hemen arkasında bölücü terör örgütü çadır kurdu, kendi paçavralarını sallandırdı. AB, bunları terör örgütü olarak ilan etti, ancak o çadırdaki bölücü terör örgütü mensupları broşür mroşür dağıttı... Ne deseler beğenirsiniz? Düşünce özgürlüğü... Ya bu nasıl bir düşünce özgürlüğüdür? Paris'te olduğu zaman kıyametleri koparıyorsunuz, Ankara'da veya İstanbul'da olduğunda susup kalıyorsunuz.

"Ne diyecektik, güzel yapıyorsunuz mu diyecektik? O paçavraları orada sallandırdığınız sürece bizden bu ifadeleri duymaya devam edeceksiniz. Sayın Başbakan oradayken indirdiler paçavrayı, Brüksel'den ayrılınca tekrar astılar. Bunlar nasıl dost ya, böyle dost olur mu? Bugün de sayın Başbakan'a söyledim. Arkadaşlar, dost dostluğunu gereğini yapacak. Biz dostları çoğaltmaya, düşmanı azaltmaya niyetliyiz. Bunları bilmeyenlere hadlerini bildirmek gerekir diye düşünüyorum.

"Değerli kardeşlerim, zaten insanı tanımak aslında Rabb'e ulaşmada en önemli yol. Ama insanı tanımaktan uzak olanlar, Rabb'e ulaşmakta da uzaklar. 10 yıldır ülkemizin eğitim-öğretim davasında çaba gösteren İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği'nin çalışmalarını takdirle takip ediyorum. Burada bizim için bir şey çok değerli: Öğretim ve eğitim. Bizde maalesef öğretim var da, eğitim çok eksik. Bunu başardığımız andan itibaren yavrularımız, gençlerimiz Allah'ın izniyle okullarından çıktığı andan itibaren acemilik çekmeyecektir. Özellikle eğitimde, insani, milli ve özgün eğitim anlamında hayata geçirdiği faaliyetler çok önemli. 15 ülkeden gelip toplantımıza iştirak eden akademisyenler, kendi ülkelerindeki eğitimi buradaki kardeşlerimizle paylaştılar. İlgili tüm resmi kuruluşlarımızdan gelerek kongreye katkı vererek, erken çocukluk eğitiminde ihtiyacımız olan gereksinimleri tartıştılar. Nereden nereye geldiğimizi göstermesi açısından çok önemli. Bu okuma yazma oranlarına baktığınızda patlamayı görüyorsunuz, gayet iyi bir noktaya geldik. Biz geçtiğimiz 13 yılda, diğer alanlarda olduğu gibi eğitimde de çok büyük bir alt yapı devrimi gerçekleştirdik. 

"Ancak, bugün geriye dönüp baktığımızda, eğitimin alt yapısını yenileme konusunda gösterdiğimiz başarıyı, eğitimin muhtevasını geliştirme konusunda aynı başarıyı yakalayamadığımızı görüyorum. Çocuklarımızın gönüllerine ve zihinlerine yöneleceğimiz bir dönem olması gerektiğini düşünüyorum."


Kaynak: Haber.sol.org.tr
Son Güncelleme: 20.03.2016 18:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol