25 Ocak 2016 Pazartesi 14:23
Alevi kurum temsilcilerine: Aleviler eşit yurttaşlık istiyor, kapı kapı dolaşıp pazarlık yapmayı değil

Adalet Bakanlığı bünyesinde "Alevilik" ile ilgili bir çalışma grubu kuruldu. Bakanlığın bu adımına ilk tepki Pir Sultan Abdal Kültür Derneği'nden (PSAKD) geldi.

Toplantılara katılmayan ve Alevilerin eşit yurttaşlık talep ettiğini söyleyen PSAKD, "Aleviler yurttaş olmak istiyorlar. Ümmet kurumlarının şeyhülislamlık makamı ve onun bugünkü kurumu Diyanet'in olduğu yerde, bunların fetvalarıyla yaşanılan yerde yurttaş olunmaz. Aleviler eşit yurttaşlık istiyorlar ve sadece kendileri için değil 80 milyon insanımız için istiyorlar. Yöneticileriyle bunun mücadelesini vermek istiyorlar. Kurum yöneticilerinin kapı kapı dolanıp olmayacak pazarlıklara girmesini değil" açıklaması yaptı.

Görüşmelerin ardından ve çalışma grubu kararının çıkmasından hemen sonra bir açıklama yapan PSAKD, "En hafif deyimiyle Alevi kurum yöneticilerinin büyük çoğunluğunun yaşadığı  bir aymazlık durumu ile karşı karşıyayız. 19'uncu Milli Eğitim Şurası ile alınan kararlar ve bunlara karşı yaptığımız zorunlu din derslerinin kaldırılması için oturma eylemlerinde  söylediğimiz 'Şura kararları asimilasyon kararlarıdır' ve 'Şura kararları AKP iktidarının şimdiye kadar yapmaya çalıştığı tüm açılımların antitezleridir. Şura kararları orta yerde durup bir  bir uygulanırken AKP'nin açılım yapma ehliyeti yoktur' beyanlarımızın arkasındayız. Ayrıca o günlerden bugüne AKP Diyanetinin tarihe güncel ve önemli notlar düştüğü unutulmamalıdır" dedi.

'MASALLARA KARNIMIZ TOK'
"Ülkemiz de yaşanan son gelişmelerle birlikte ele alınması gereken Alevilerin sorunlarının çözümüne ilişkin davet bize hiç samimi gelmemektedir. 2009 yılından beri onlarca kez Alevi çalıştayı toplayan AKP'nin sorunlarımızı çözmek yerine daha da arttırdığını ve karmaşıklaştırdığını görmekteyiz" diyen PSAKD, "Bizim anlatılacak masallara da verilecek vaatlere de karnımız tok" ifadelerini kullandı.

PSAKD'nin açıklamasından bazı satır başları şöyle:

"Laiklik ve sekülerizm düşmanlığını dillerinden düşürmeyen, toplumsal ve sosyal yaşamı dinsel kurallar üzerinden şekillendirmeyi asli görevleri haline getiren bir iktidarla cemevlerinin  statüsünü tartışamayız.  

Aleviler laiklikte ve cumhuriyet idaresi altında yaşamaktan feragat edecek bir toplumsal kesim değildir. 1923-2002 arası cumhuriyet döneminde ülkede ne kadar olup  olmadığı  tartışmasından bağımsız olarak aleviler laiktir ve laikliğin dinamitlendiği, yok edildiği bir ortamda cemevlerinin statü tartışması abesle iştigaldir. Cemevlerimiz Alevilerin ibadethanesidir, hiçbir şeyin alternatifi değildir. Tartışma konumuz dün cemevlerimize yasal statü tanınmasıydı. Diyanetin içine koymaya çalışanlar oldu. Bize dinsiz diyenler oldu. Diyanetli ya da diyanetsiz statü sorunumuz yoktur. Bugünkü sorunumuz laikliğin olup olmaması sorunudur. Gericilikle mücadele sorunudur. Eşit yurttaşlık sorunudur.

Biz Aleviler görüşümüz istenilen konular hakkındaki düşüncelerimizi burada sizlerle paylaşmayı daha doğru buluyoruz.
Yasal statü olsun ya da olmasın, cemevleri ibadethanemizdir.
Diyanet kapatılmalıdır.
Bütün inançlar özgür olmalıdır.
Dedelerimizin devletten herhangi bir ücret talebi yoktur.
Zorunlu din dersleri kaldırılmalı, okullarımızın imam hatibe çevrilmesine son verilmelidir.
Alevi köylerine cami yapımına son verilmeli, yapılan camiler cemevine dönüştürülerek atanan imamlar geri çağrılmalıdır.
Madımak utanç müzesi olmalıdır.
Laiklik ilkesine aykırı bütün uygulamalara son verilmelidir.
Bütün bunların yanında tüm ezilen ve yok sayılan kesimler için eşit yurttaşlık talebimiz devam etmektedir."


Kaynak: Haber.sol.org.tr
Son Güncelleme: 25.01.2016 14:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177