02 Ekim 2016 Pazar 16:39
Yüksekdağ: Bu karanlık günler gelir geçer, bunu yapanlar utanır

İlk olarak hakkında kapatma kararı verilen Özgür Radyo'yu ziyaret eden Yüksekdağ," Kamusal bir suçtur bu. En büyük suç, halka karşı, dinleyicilere, okuyuculara, izleyicileri karşı işlenmiş suçtur"dedi. Bilgiye inanıp inanmamanın halkın takdiri olduğunu söyleyen Yüksekdağ," O bilginin, yorumun, düşüncenin aktarılması haktır. Kimse eğiliminden dolayı yasaklanamaz. Bir basın kuruluşuna, 'sen solcusun o yüzden seni yasaklıyorum' deme hakkına kimse sahip değildir, hiç kimse. Söz sınırsızca bu halka ulaşmalıdır. Türkiye toplumu aptal değil. Her görüşü, her yayını muhakeme edebilecek bir bilince sahiptir. Bu hakkın gasp edilmesi halka karşı işlenmiş en büyük suçtur. Kamusal bir suçtur bu. En büyük suç halka karşı, dinleyicilere, okuyuculara, izleyicileri karşı işlenmiş suçtur"diye konuştu.

 "BİZİ HER YERDE DUYACAKLAR"

 "Bütün Türkiye halkının kendi sesine, iradesine sahip çıkması gerekiyor"diyen Yüksekdağ sözlerini şöyle sürdürdü: Böyle zalim bir iktidara karşı direnmek hepimizin insanlık görevidir. Ekranı karartılan bütün yayın kuruluşlarının yanında olmaya devam edeceğiz. Bizi her yerde görecekler. Bizi her yerde duyacaklar. Bu karanlık günler de gelir geçer, biz bunların her birini sesimizle, sözümüzle aşmayı bildik. Yine biliriz. Bunu yapanlar utanır."

 "DİRENECEĞİZ"

 Özgürlük için nöbete devam edeceklerini söyleyen Özgür Radyo Genel Yayın Yönetmeni Derya Okatan da, " Bu karar geri çekilene kadar nöbetimiz devam edecek. Biz sonuna kadar bu kararın geri çekilmesi için direneceğiz. Kapatma olursa da, Özgür Radyo her türlü varlığını sürdürecek. Mutlaka ama mutlaka yayınını sürdürecek" dedi.

 "NİMETE DÖNÜŞTÜRDÜLER"

 Hakkında kapatma kararı verilen İMC TV'yi de ziyaret eden Yüksekdağ iktidarın darbeyi bir nimete dönüştürdüğünü söyledi. Siyasi iktidar bugün sadece kendisini karşı olduğunu iddia ettiği bu darbeyi savuşturabildiyse, bu basın kuruluşları sayesinde oldu"diyen Yüksekdağ , "Bu, halkın demokratik duruşu sayesinde oldu. Darbeciler yanlarında kimseyi bulamadıkları için oldu. Ama şimdi bu ülkenin başbakanı sanki bunları unutmuş, ya da hiçbir zaman varlığına inanmadı. Kendi içindeki darbecilerle uğraşmıyor, kendi içindeki darbeci dinamikleri temizlemiyor. Darbeye yol açan siyasi uygulamaları ortadan kaldırmıyor. Bunun için bir alan temizliği yapmıyor, demokrasi güçlerine karşı operasyon düzenliyor. Bunun kadar kendini kaybetmişlik olamaz. Türkiye halkını artık, darbeyle tehdit etmekten vazgeçsinler. Darbeyi nimet bilip, özgürlük ve demokrasi alanlarını berhava etmekten vazgeçsinler. Darbeyi bir iktidar nimetine dönüştürdüler. Hala kullanıyorlar. Bugün de kullanıyorlar. Çok acıdır bu. Hala bir ülkenin başbakanı darbe tehdidi var diye bugün bağıra bağıra konuşuyorsa , o zaman haklı olarak biz şu soruyu sorarız; sen darbeci zihniyetinde bir hesaplaş önce. Kendi içindeki darbeyi temizle. Darbeyi ganimet bilip, nimet bilip, kendi karşındaki muhalefet güçlerini, susturmaya çalışarak, gideceğin hiçbir yer olamaz. Gittiğin her yol, mutlaka kötü noktalara götürür. Siyasi iktidarın bu OHAL siyasetini ve zihniyetini terk etmesini, gerçek demokrasinin tesisi için, basın kuruluşlarından elini derhal çekmesini istiyorum" diye konuştu.

 "ASLA KABUL ETMİYORUZ"

Ziyareti için Yüksekdağ'a teşekkür eden İMC Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Burç da, " Biz darbeye karşı çıkarılan bir kararnameye dayanarak kapatıldık. Biz bu suçlamayı asla kabul etmiyoruz. Biz İMC olarak, geldiğimiz gelenek olarak , bütün arkadaşlarımız ve yayın politikalarımız olarak, biz her türlü darbeye karşıyız. Umarız bu karardan vazgeçilir, doğru karar basın özgürlüğüne dokunmamak olur" şeklinde konuştu.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 02.10.2016 16:39
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerSiyaset
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177