09 Mart 2016 Çarşamba 18:00
Vural'dan sistem eleştirisi: Nasıl dayı bulunur bölümü açılsın!

Kayseri'de Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İletişim Fakültesi ile Türkiye Spor Yazarları Derneği Ankara Şubesi, birlikte ''Türk Spor'unda yaşanan gelişmeler, spor medyası ve sporda şiddet" konulu bir panel düzenledi. ERÜ İletişim Fakültesi Nurcan Çetinsaya konferans salonundaki panelde konuşmacı olarak teknik direktör Yılmaz Vural, TSYD Ankara Şubesi başkanı Kerem Öncel, TRT spikeri Tansu Polatkan, Marmara Üniversitesi ögretim görevlisi ve Türkiye Gazetesi spor yazarı Hasan Sarıçicek, Kayseri Bürosu şefi Oktay Ensari katıldı. 

Açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Yılmaz Vural, eğitim sistemini eleştirerek, "Gençler İngilizce öğrenecek, yurt dışı eğitimi alacak, kendini geliştirecek, aileler zorluklara rağmen paralı okullarda çocuklarını yetiştirmeye çalışacak ve sonuç olarak kimse bu yaptığı ile bir yere gelmeyecek, kurduğu ilişkilerle bir yere gelecek. Maalesef Türkiye’miz bu hale geldi. Dolayısıyla ben yönetici arkadaşlarıma şöyle bir rica da bulunuyorum. Ne olursunuz her şey tamam da bir de bölüm açın okula, bu bölümün adı da 'Nasıl Dayı Bulunur' olsun. Çünkü dayısı olmayan bir yere gelemiyor. Çok kötü bir şey maalesef Türkiye’miz de bir alışkanlık haline geldi. Kimse CV ile bir iş yapamıyor" dedi.

"FAİLATUN, FAİLATUN MEFAİUL MÜ ÖĞRETECEKSİN?"
Hükümet ile beraber sporcu eğitimi için düzenlemeler yaptıklarını anlatan Vural, "2005 yılında olimpiyatlarda biz başarılı olmayınca o zaman hükümet Spor Liseleri açın, yani bizde yetiştirdiğimiz sporcuları branşlaştıralım bu konu da iyi eğitelim, baktık doğru fakat pratiğin içerisinde çok kötü bir uygulama var. Sordum müdüre,' Kardeşim sen hangi bölümden mezunsun? 'Ben edebiyatçıyım' dedi. Allah aşkına, nasıl kabul ediyorlar bunları? İlla müdür olacaksan, nerede olursan ol kardeşim, burada neden oluyorsun? Failatun, failatun, mefaiul mü öğreteceksin burada?'' diye konuştu.
Sporun, özellikle de futbolun sadece bir spor olmadığını, çok önemli bir sosyal olay olduğunu da vurgulayan Vural, ''Bakın dünyada hangi sosyal olay bu kadar farklı insan gruplarını, farklı meslekleri, farklı inanışları bir araya getirebilir. Müslüman’san o gelir, Hristiyansan o gelir, sağcıysan sağcı, solcuysan solcu o gelir toplantına, ama futbol herkesi getiriyor. Dekan ve öğrenci golden sonra birbirine sarılabiliyorlar, Holding patronu ile işçi sarılabiliyorlar. Orada kimlikler dışarıda kalıyor. Tuttuğunuz takımın aidiyet duygusuyla onun sevincini ve üzüntüsünü birlikte yaşıyorsunuz, böyle bir şey var mı? Dolayısıyla Türkiye de maliye, savunma, ekonomi önemlisi ise spor da önemli olmalı. O mantık, öyle mantık olabilmeli ve buna ciddiyetle yaklaşılmalı. Yani böyle şeyleri hep sözlemlendirirseniz maalesef bir pratiğin içerisinde iseniz de bir şeyleri eleştirmiş konumuna düşersiniz ve benim gibi de işsiz kalma riskiniz var. Bunu göze alırsanız, böyle şeyleri ifade etmeye çalışın'' şeklinde konuştu.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 09.03.2016 18:00
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerSpor
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177