17 Haziran 2016 Cuma 11:01
‘TÜSAK taşeronluğuna soyundunuz’

Ege, pazar günü akşam saatlerinde, bu yıl “teamüllere aykırı” olarak Ankara yerine İzmir’de yapılan ve gelecek sezonun repertuvarının belirlendiği koordinasyon toplantısında yaşananlara ilişkin rapor üzerine çalışırken, kalp krizinden yaşamını yitirmişti. Raporda dakika dakika neler yaşandığını anlatan Ege, bu raporun Cumhuriyet’te yayımlanmasını istemişti. Cumhuriyet, Ege’nin üzerine çalıştığı o raporu yayımlıyor...

1 İçimize sızmaya çalışmıştı:

Birecik, bizim TÜSAK’la (DT gibi sanat kurumlarını lağvetmeyi amaçlayan Türkiye Sanat Kurulu Yasa Tasarısı) ilgili sert eleştirilerimiz ve üslubumuzun kuruma zarar verdiğini ifade etti. Biz de kendisinin gerek Bilgi Üniversitesi’ndeki, gerekse TÜRKSOY toplantısındaki ‘TÜSAK taşeronluğuna’ soyunmuş tavrına karşı elbette ki sertleşeceğimizi, kurumumuzu mülga kılmayı amaçlamış o kanun tasarısı karşısında başka türlü davranmanın mümkün olmadığını, hele atanmasından bir süre önce gizlice İstanbul Tiyatro Müdürlüğü emrinde geçici görevle çalışmasını, içimize sızma hareketi olarak değerlendirdiğimizi anlattık.”

2 Alışılmış formatta koordinasyon yapılsın:

“Toplantı süresince biz, kurumumuzu hedef alan saldırılara karşı ortak bir tutum belirlemenin ancak koordinasyonlarla mümkün olabileceğini ısrarla vurguladık. Yıllık koordinasyonun alışılmış formatında düzenlenmesini istedik. Kendisi uzun süre bu isteğimize, ‘O toplantılarda kavga çıkıyormuş, yöneticileri ve katılanları kırıcı davranışlar oluyormuş’ argümanı ile karşı çıktı. Biz bu bilgilerin yanlış olduğunu, sert eleştirilere varan tartışmalar yaşandığını, ama aslolan ifade özgürlüğü anlayışının hâkim kılındığını ve hakarete varan söylemlerin de anında susturulduğunu örnekleri ile anlattık. Ayrıca orada yaptıklarının hem biçim hem de katılım yönünden bir koordinasyon olamayacağını ısrarla vurguladık.”

3 ‘Refik’i ben görevden aldırdım’ dedi:

“Sanırız karşı çıkış argümanına dayanak yapmak amacıyla Refik Erduran’ın Nabi Avcı’ya yazdığı mektubu okumaya başladı. Mektubun sonunda Atsız Karaduman söz aldı. Erduran’ın çok önceden bir gazeteye beyanat vererek Genel Müdür’ün göreve geliş sürecini hiç de hoş olmayan bir biçimde sergilediğini, (Pastane buluşmaları, Erduran’dan açıkça genel müdürlüğe atanmasına yardımcı olmasını istemesi vb.) ayrıca, Mahir Ünal’a (önceki Kültür ve Turizm Bakanı) yazdığı bir diğer mektupta yere göğe koyamadığı İstanbul Müdürü Vekili’ni (Zafer Kayaokay), Hırvatistan olayının ortaya dökülmesini sağlayarak, bakanlığa gammazladığını, aynı olay nedeni ile Genel Müdür Vekili’ni (Necat Birecik) de zorda bıraktığını hatırlattı. Bu durumların hiçbirinin koordinasyon sonucu oluşmadığına dikkat çekti. Bizim açıklamamızın ardından Birecik, ‘Refik’i ben görevden aldırdım. Ömer Çelik zamanında olacaktı, bir aksilik yüzünden olmadı” deyiverdi. Buna bir yanıtımız olmadı. Yalnızca Atsız Karaduman’la bakıştık.’

4 Otorite engeli:

“Toplantı süresince Metin Belgin’in, Hakan Çimenser’in dışında hiçbir katılımcı ağzını açmadı. Anlaşılan kimsenin söyleyecek sözü yoktu. Ya da otorite tarafından engellenmişlerdi...”

BİRECİK’İN ÇELENGİNİ TERS ÇEVİRDİLER

Eski Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Mehmet Ege, Büyük Tiyatro’da düzenlenen törenin ardından dün son yolculuğuna uğurlandı. Ege için Büyük Tiyatro’da düzenlenen törene çok sayıda sanatçı katılırken DT Genel Müdür Vekili Necat Birecik ise sadece çelenk göndermekle yetindi. Tiyatro sanatçıları, o çelengi kısa bir süreliğine, Birecik’e tepki olarak ters çevirirken, tiyatrocular Ege’nin “Son ana kadar sanat için, tiyatro için çalıştığını” vurguladı.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 17.06.2016 11:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol