04 Eylül 2016 Pazar 03:02
Tunceli FETÖ'ye yâr değil, dar oldu

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek FETÖ’nün idari ve mali yapılanmayı sağlayamadığı tek ilin Tunceli olduğunu açıklayınca FETÖ’nün Tunceli’ye hâkim olmak için nasıl canhıraş bir mücadele verdiği aklımıza geldi. Sonra da bir Tunceli dönüşü uçakta yanımıza oturan Samanyolu Okulları’nın Türkiye Koordinatörü’nün söyledikleri.

FETÖ’nün Tunceli’de okullardan önce de çalışmaları ve yöre halkı ile köprü kurma girişimleri olmuştu. Sanırım 1997 yılıydı, Kurban Bayramı öncesinde Fethullah Gülen, Tunceli halkına 400 kurbanlık koç hediye etmişti. Bununla da kalmayıp dönemin Tunceli Belediye Başkanı’nı kafalamak için bir çöp kamyonu bağışlamış ve belediye başkanı neredeyse Samanyolu

TV’nin gedikli konuğu olmuştu. Belediye başkanının televizyona çıkacağı gün belediye hoparlöründen “Başkanımız bu akşam Samanyolu TV’de konuk olacaktır.Tunceli halkının dikkatine” diye anonslar yapılırdı.

Bu propaganda bile FETÖ için önemliydi. Bu kadar ikramın ardından elbette bazı küçük ricalar olacaktı! Önce Samanyolu TV’nin bölgede daha iyi izlenmesi için verici istasyonu kurulması için izin ve yer, ardından da asıl amacı olan Samanyolu Okulları bünyesinde kurulacak fen lisesi için arsa bulunması konusunda yardım.

Dağlık bir bölgede olan Tunceli’de şehir merkezinde arsa bulmak İstanbul Boğazı’nda arsa bulmaktan daha zor. Çünkü yer yok. İlk gözlerine kestirdikleri arsa, endüstri meslek lisesinin pansiyonunun bulunduğu araziydi. Yıllarca bu arsayı almak için uğraşıp durdular. Milli Eğitim Müdürlüğü, valilik, bakanlık arasında gidip geldiler. O yıllarda Tunceli Milli Eğitim Müdürü olan ve sonradan DSP milletvekili olarak görev yapan Ayşe Gürocak’ın direnmesi, sonradan DSP’nin büyük ortak olduğu hükümetin DSP’li Milli Eğitim Bakanları da engel çıkarınca okul umutları suya düştü. Ancak FETÖ mensuplarının sabırları ile ünlü olduğu malum. “Bekleyen derviş muradına ermiş” misali beklediler ve AKP’nin 2002’de iktidara gelmesinden sonra yeniden girişimlerde bulundular. Sonunda endüstri meslek lisesi pansiyonunun arsasına kondular. Burada Samanyolu Okulları Fen Lisesi kuruldu. İlk yıllarda Tuncelili öğrenci bulamadılar, 17 tane öğrenci ile idare ettiler. Bu öğrenciler de güvenlik güçlerinin çocuklarıydı. Ama halkın direncinin kırılması için ellerinde iki güçlü koz vardı. Birincisi, yıllarca üniversite sınavlarında en başarılı il sıralamasında birinciliği kaptırmayan Tunceli halkının eğitime verdiği önem. İkincisi ise yoksul olan Tunceli halkının gönlünü fethetmek için okulun verdiği burslar.

 

Başarılı öğrenci avı

Önce başka illerden başarılı öğrencileri tam burslu alarak okulun başarı puanını yükselttiler. Bununla da yetinmeyip başarılı yoksul öğrencilerine yüzde yüz burs vererek diğer velileri özendirmeye çalıştılar. AKP iktidarında bürokrasiyi ellerine geçirince işleri daha da kolaylaştı. Zaten kendi ellerinde olan TÜBİTAK’ın açtığı yarışmalarda bu okula ödüller bile verdirttiler. Arkasından hemen ile FEM dershanelerinin şubesini açtılar. FEM dershanelerinin adı mimli olduğu için yöre halkının ilgi göstermediğini görünce bu kez adı “Haydar Dershaneleri” olan yeni bir dershane açmaya niyetlendiler. Hz. Ali’nin adlarından biri olan “Haydar” adıyla Tunceli halkının direncini kırma hesabındaydılar. Tepki görünce bu ismi koymaktan vazgeçtiler.

Fen lisesi ile başlayan Samanyolu Okulları, Tunceli’de kreş, ilk, ortaöğretimi de kapsayan Özel Munzur Koleji’ni açtı. Kolejde anaokulu ve ilköğretim okulunun yanında bir fen bir de Anadolu lisesi bulunuyordu. Kolejin açılışını Devlet Bakanı Faruk Çelik yaptı.

Kolejin açılışının yapıldığı 2003 Temmuz ayında Pir Sultan Abdal heykelinin açılış törenine gittiğimiz Tunceli’den dönerken uçakta, tulum peyniri ve bal kolileriyle koltuğumuza oturmaya çalışırken yan koltuğumuzdaki badem bıyıklı beyefendi, "Miyase Hanım müsaade buyurun” diyerek paketlerimizi elimizden alıp kendi koltuğunun altına yerleştirdi. O arada DSP Milletvekili Ayşe Gürocak da VİP’ten çıkıp yanımıza gelerek “Miyase kolilerini istersen bana ver öne götüreyim” deyince ikisi de aynı anda “Ooo siz de mi buradasınız?” diye birbirlerine takıldılar. Biz, “Aaa siz de herkesi tanıyorsunuz ama siz bize kendinizi tanıtmadınız” deyince, “Tanışırız efendim yol uzun nasılsa” deyip cebinden kartvizitini çıkarıp uzattı. Samanyolu Okulları Türkiye Koordinatörü yazıyordu... Süleyman Uysal. “Allahaşkına Tunceli’de okul açmak rasyonel bir yatırım mı sizin için? Neden burada okul açıyorsunuz. Burada öğrenci bulamazsınız ki..” dediğimizde gevrek gevrek güldü. Ardından Tunceli’nin neden önemli olduğunu anlatmaya koyuldu.

 

Gülen çok önemsemiş

“Tunceli bizim için çok önemli. Pilot bölge seçtik Tunceli’yi. Çünkü Hocaefendi Tunceli’ye çok önem veriyor. En çok bu ilde başarılı olmak istiyor. Bana en çok bu ildeki başarılarımızı soruyor. O nedenle ben de Samanyolu Okulları’nın Türkiye Koordinatörü olarak en çok Tunceli’deki okulla ilgileniyorum. Diğer okullara ayda bir kez gidiyorsam Tunceli’ye dört-beş kez geliyorum. Biliyorsunuz biz dinler ve inançlar arası diyaloğa çok önem veriyoruz.Biz Alevi kardeşlerimizle aramızda bir gönül köprüsü kurmaya çalışıyoruz.”Bu kez gülme sırası bize gelmişti. “Bu, o kadar kolay bir şey değil. Hele de sizin gazetelerinizden birinde bulmacada 'Bir sapık mezhep’ sorusunun karşılığına harfleri yerleştirince ‘Alevilik’ çıkıyorsa” demiştik. Hemen itiraz etti “Aman efendim o bir haddini bilmez zıpırın işi. Cemaati bağlamaz” deyivermişti. Asıl amacın Kızılbaş-Aleviliğin burcuna Fethullah Gülen anlayışının sancağını dikmek olduğunu ikimiz de biliyorduk.

 

Cemaat okullarına karşı dev yürüyüş yapılmıştı

 FETÖ okullarının Tunceli’de başarılı olması için sadece okul yönetimi ve cemaatin kendisi çalışmıyordu.Valiler, kaymakamlar, üst düzey bürokratlar da dört kol çengi bu konuda seferber olmuşlardı. Munzur Koleji’nin her etkinliğine vali ve yardımcıları, Milli Eğitim müdürleri koştura koştura gidiyordu. Medyada haber olmaları için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlardı.

Afrika’dan öğretmenler getirip günlerce bunu haber yaptırarak sempati toplamaya çalıştılar. Okul aşure etkinliği yapıyor, cemevine kurban bağışları yapıyor, dedelerin cenazesine okul yönetimi herkesten önce koşuyordu. 2010 yılında Tunceli’de cemaat okullarına karşı “Fethullah Tunceli’den elini çek” sloganıyla yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşü düzenleyenler hakkında davalar açıldı. Tutuklamalar oldu Dersim Kültür Derneği Başkanı Ali Mukan’da bir süre tutuklanıp serbest bırakılanlar arasındaydı... Yürüyüşü haber yapan  Muhabiri Ferit Demir’in işten atılması için kulisler yapıldı.

2015 yılına gelindiğinde artık FETÖ, yurtlarıyla, okullarıyla ve dershaneleriyle Tunceli’ye girmişti. Yerel halktan bu okullara çocuklarını az da olsa verenler vardı. Çevresinden tepki gördüklerinde, “Ne olacak? Ben kendi çocuğuma kendi yolumu öğrettikten sonra onların ne söylediği çok önemli değil. Okulun başarı puanı yüksek. Ben de çocuğum iyi bir okulda eğitim alsın diye gönderiyorum” diye savunmaya geçiyorlardı. 2015 yılında TEOG sınavında en başarılı il Tunceli oldu. Bundan hemen kendine pay çıkaran Cemaat, günlerce kendi televizyonlarından “Tunceli’nin sınavda başarı ortalamasını bizim okulumuz yükseltti” yayınlarını yaptı. Sanki Tunceli, üniversite seçme sınavlarında ilk kez birinci olmuş gibi...

Sonuçta Tunceli, FETÖ’ye yar olmadı, hatta dar oldu. Belki bir kısım aile çocuklarını onların okullarına yolladılar, hem de burslu olarak. Ama Tuncelili “FETÖ bizi değil, biz onu kullandık” anlayışında.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 04.09.2016 03:02
Anahtar Kelimeler:
HaberHaberlerSokak
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol